Jean-Louis Fournier 'den kendi yaşamına ait çok güzel bir anlatı okudum. 40 yıllık evliliğinin ardından eşi ölen ve dul kalan Fournier hem eşiyle anılarını yazarak kendini teselli etmek, hem de eşini anmak için bu eseri kaleme alıyor. Tüm samimiyetiyle eşiyle anılarını, duygularını anlatırken aslında bize kendini de anlatıyor. Keyif alarak okunan, yeri geldiğinde güldüren, yeri geldiğinde düşündüren, çoğu zamanda hüzne salan çok hoş bir eserdi. Okumayı düşünenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Devamlı akan su durduğunda serinliği özlenir, yanan ışık söndüğünde aydınlık özlenir ve insan karısını kaybettiğinde de onu ne kadar çok sevdiğini anlar. Anlayabilmek için en kötüsünün başa gelmesini beklemek ne acı. Neden mutluluğu, ancak çekip giderken çıkardığı sesle tanıyabiliyoruz? (syf :90)