- Beni affet, dedim.
- Neden Nafiz? dedi hayal kırıklığına teslim olmamaya çalışan bir tavırla.
- Nedeni yok Mahur.
- Var Nafiz. Bugün bunu konuşup, çözümleyeceğiz.
- Bu hususta konuşacağımız bir şey yok. Ben bir karar verdim. Kararımdan dönemem.
- Neden?
- Kendime olan hürmetimden.
- Hayata olan korkundan olmasın sakın?
- Alayına mazhar olmaya tahammül edemiyorum.
- O halde kendini komik duruma düşürme.
– Yaptığımın nesi komik? Hürmet etmek mecburiyetinde değilsin bana. Fakat hüküm giydirme... Böyle kabul et beni.
- Sen kendini nasıl böyle kabul ediyorsun?
- Böyle olmayı ben istemedim.
- Kim istedi?
- Hayat.
- Vay be. Ne hayat ama!
- Al işte... Gene o mahveden alayın... Rica ederim münakaşayı burada durduralım.
- Nasıl istersen. Ben çıkıyorum.
- Gitmesen?
- Gelsen?