Gönderi

Ruhun Portresi
8/10
·280 syf.··
2023 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 16:23
Güzelliğine nice sıfatların eksik kaldığı o yüzün portresi, ebedi güzellik açlığıyla ruhunun, yok oluşun timsali olmuştu. 19. yüzyılda Oscar Wilde'ın kaleme aldığı Dorian Gray'in Portresi, giz gibi saklanan çoğu şeyin aynası olmuş, Wilde'ın hayatında dönüm noktası niteliği taşımıştır. Eserde anlatılan Victoria dönemi İngilteresinde, hâlâ toplum içinde tabu olan, eşcinselliği göz önüne serdiği satırlar zihninden çıkıp silüete bürünen birer engel teşkil etmiş Wilde için. Sanatının zirvesinden alınmış, ailesiyle ayrı düşmüştür. Bu denli mühim bir şaheserden söz ediyoruz aslında. Dorian Gray, güzelliğiyle kadın-erkek herkesi mest eden genç bir delikanlıdır. Ressam Basil Hallward'ın çizdiği portresi Lord Henry'nin de dikkatini çekmesi üzerine Basil'in adeta sır gibi saklamak istediği güzel Dorian, Henry ile de tanışmış olur. Güzelliğin hayatındaki tanımını, ona kazandırdıklarının kendince farkında olan Dorian, Henry'nin söylemleri doğrultusunda farklı bir anlam yükler ve ileride sonu olacak zaman kapsülünde bir güzellik diler Tanrıdan. Dileğini Basil'in portresiyle gerçekleştirir, ruhunu nakleder bi' nevi. Dorian portrenin kendisi olmuştur, değişimin mümkün olmadığı bir tuvalin üstüne resmedilmiş o çehrenin içinde değişenleri kimse fark edemez. Hâlâ göz zevkini tatmin eden güzelliğiyle Tanrının lütfudur o. Ancak zaman birikimini saklar; vakti geldiğinde perde kalkacak, gerçekler hançerin katliyle sahnede yerini alacaktır. Kitabı bir alıntıyla tanımlayacak olsam; "Hissedilerek çizilmiş her portre ressamın bir portresidir, modelin değil. Modelin orada bulunması yalnızca resmin yapılmasına yol açan rastlantı, bahanedir. Ressamın gözler önüne serdiği kişi o değildir; tersine, renkli tuvalin üzerinde açıklanan, ressamın kendi kişiliğidir." olurdu muhtemelen. Dorian Gray'in Portresi Wilde'ın eseri, dolayısıyla onun portresi aslında. Karakterlerin ardına gizlediği kişiliği, olayların temelinde yatan dönemin ileri gelen konuları, kitapta sıkça söz edilen Shakespeare eserleri ve ona olan hayranlığı... Hepsi birer motif hayatından. Aşkın bencil yüzünün tasvirinin Dorian'ın Sibyl'e karşı tutumuyla yapılması, çok acı bir sahneydi... Bu hikâyede yanan Tatlı Prensin sevgisini yücelten masum Sibyl oldu bence. Bir yönüyle Johann Wolfgang Von Goethe'nin Faust'unu, bir yönüyle Jack London'ın Martin Eden'ını anımsatan bir kurgusu olsa da gayet orijinal ve döneminin çok ötesinde bir eserdi. İlk yayımından bu yana defalarca sansür sebebiyle değiştirilmiş olması biraz kopukluğa sebep olmuş fakat buna rağmen anlatmak istediğini sisin ardından da okura verebilmiş sevgili Wilde. Zamana meydan okuyan bir eseri okumak ayrı bir zevk, Betül Ocak ve gaye5 ile okumak apayrı bir zevkti. Bunun için kocaman teşekkür ediyorum :), beraber nice kitaplar okumayı diliyorum. Ve Dorian Gray'in Portresi silinmiş olsa da Wilde'ın portresi olan eserleri kitaplığımın sayılı raflarında yerini hep koruyacak. Fırça darbelerinin acısını, sözcüklerin iz bıraktığı satırların okunması ve bunun ötesinde anlaşılması umuduyla. Keyifli okumalar!
1000Kitap
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201999bin okunma
·
100 Gösterim
1 Yorum
hevyy, peri kızım asıl seninle okumak çok ayrı bir zevkti, alıntıların ve ana fikrin sende yarattığı o etkiyi görebilmek ne de büyük bir ayrıcalık benim için... bir soluşun öyküsü olsa da bu, biz okudukça solmayalım isterim ve senin güzel cümlelerini her zaman okuyabilmek ve özümsemek isterim :) <3
hevy
Gönderi Sahibi
Sen böyle deyince daha çok yazma isteğiyle doluyorum Gaye5im, teşekkür ederim. Okudukça solmanın aksine daha canlı açacağımız fikrindeyim, tüm bu öyküler çok şey katıyor fark etmeden.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.