Cahit Zarifoğlu 'nun 'Yaşamak' isimli kitabı her ne kadar günlük türünde katagorilense de içerisinde anı, hikaye, deneme ve tabi ki şiir de barındıran çok yönlü ve çok özgün bir türe ve içeriğe sahip.
'Senin adınla / Ey yüceler yücesi ' mısralarıyla başlayan kitap 'Onlar ki onlar ki / Tenlerine / Dünyayı tattırmadılar' mısralarının geçtiği başka bir şiirle bitiyor.
Şiir kısmını geçip ilk sayfayı açtığımızda bizi karşılayan cümle 'ne çok acı var.' oluyor. Yaşamak isimli bir kitabı acı ile başlatmak bana göre bir nokta atışı. Acı ve hayat o kadar iç içe kavramlar ki. Acı, dert, insan, yaşam...
1940-1979 seneleri arasında çeşitli tarihlerle ilgili günlük,anı ve yazıları barındıran kitap kronolojik olarak ilerlemiyor. Maraş 1960 yazısından sonra Maraş 1958 ondan sonra da Ankara 1970 yazısını görüyoruz misâlen. 1979 tarihli yazıyla başlayan kitap yine 1979 tarihiyle bitiyor. Kitabın kronolojik olmaması ve bazı olayları bölerek farklı yazılarda devam ettirmesi kimi okuyucuda kafa karışıklığına neden olsa da bence yazarın tarzına uygun bir üslup. Çünkü Zarifoğlu okumak geniş vakit ister, emek ister, altyapı ister...
Dil olarak gayet temiz,sade,anlaşılır bir dil kullanmış yazarımız. Anlatım da ise yer yer kapalı anlatımlar mevcut olsa da birçok yerde duygu ve düşüncelerini açık ve net olarak okuyabiliyoruz.
Yazının başında zengin bir içeriğe sahip olduğundan bahsettik. Her yazıda farklı farklı birçok konuyu barındırıyor kitabımız.
Bir şairin, 'dert sahibi bir şairin', Cahit Zarifoğlu 'nun dünyasını, duygularını, düşüncelerini, hayata bakışını, duruşunu, günlük insani olayları yorumlama şeklini bir nebze de olsa anlayabilmek isteyen herkese Yaşamak kitabını okumaysını tavsiye ederim.