Çok uzun bir aradan sonra bir Orhan Pamuk kitabı okudum. Kara Kitap merak ettiğim bir kitaptı. Zira Nobel jürisi başkanı, Orhan Pamuk ’un ödülü almasındaki en büyük etkenin
Kara Kitap olduğunu belirtmişti
. Sadece tek bir kitap ile Nobel alınamaz tabi ama Nobel yolundaki en büyük kilometre taşı Kara Kitap olarak gösterilmişti.
Peki neydi Kara Kitap ’ı bu kadar ön plana çıkartan? Neden bu denli etkilenmişti Nobel jürisi? İlk olarak Kara Kitap çok uzun bir sürede yazılmış bir eser. Tamamlanması tam 5 yıl sürmüş. Ayrıca postmodern edebiyatın henüz benimsenmediği bir dönemde kaleme alınmaya başlamış. Tabi bunlar juri için önemli olmayan detaylar. Kara Kitap ’ın asıl özelliği kanımca, doğu mistizmini batıya taşıması. Kitap Mevlevilik, Hurufilik gibi Doğu mistizminin figürlerini post modern bir dille Batı’ya taşımakta. Kitap bu açıdan bakınca bir atıflar külliyatı. Mevlana’ya, Şeyh Galip’e sürekli atıflar var. Zira kitabın başkahramanı Galip Bey, Şeyh Galip’ten esinlenilmiş, Galip Bey’in yazdığı yazılarla yoldaşı olan Celal ise Mevlâna Celalettin Rumi’den.
Kitabın konusuna gelecek olursak; Galip’in aynı zamanda amca kızı olan eşi Rüya 19 kelimelik bir mektup yazarak evi terk eder. Adeta sırra kadem basar. Galip’in amca oğlu olan aynı zamanda Rüyanın üvey kardeşi Celal de kaybolmuştur. Galip her ikisini de aramaya başlar. Bu arayış başta fiziki bir arayışken, zaman ilerledikçe mistik hatta ezoterik bir arayışa dönüşür. Galip’in bu arayışındaki en büyük yardımcı Milliyet gazetesinde köşe yazarlığı yapan Celal’in yazılarıdır. Zaman ilerledikçe bu arayış Galip’in kendini bulma arayışına dönüşür. Gitgide Celal’e benzemeye başlamıştır. Bu da aslında kitabın konusunu oluşturmakta: Kişinin kendini bulma yolculuğu…
Peki bu yolculukta nelerle karşılaşır Galip? Dediğim gibi bu yolculuk ya da arayış ezoterizmin yollarından geçmekte. Hurufilik gibi harflerin sırrına erişmeye çalışır Galip, daha sonra da yüzleri ya da suretlerin sırrına erişmeye çalışır. Bu olgular aslında Kabala ’da geçen şeyler. Yüz ya da suret Kabala ’ya göre ruhun özü ya da kimliğidir. Bu sebeple her yüz birbirinden farklıdır. Ve her yüzün bir harfi vardır. Bu kişinin şifresidir ve ancak bu şifreleri okumayı bilen bilgeler bu sıra erişebilir. Kitapta Kabala ismi hiç geçmese de bu inanç ya da yol kitabın temelini oluşturmakta. Kabala yerine Hurufilik ’ten oldukça bahsedilmekte. Orhan Pamuk ’un yüzlere karşı bir ilgisi olduğu kesin. Zira Ömer Kavur ’un efsane filmi Gizli Yüz ’ün de senaryosu Orhan Pamuk ’a ait. Orhan Pamuk’un bir diğer vazgeçilmesi ise eşyalar. Belki abartılı olacak ama bir eşya takıntısı var kitapta. Eşyalar da en az kitabın kahramanları kadar önemli. O derece ki eşyaların bile karakter tahlilleri yapılacak neredeyse.
Peki neden okuması zor bir kitap? Orhan Pamuk nokta nedir bilmeyen bir yazar. Öyle uzun cümleler var ki sonunu okurken başını unutuyorsunuz. Hele kitabın sonlarında efsane bir cümle daha doğrusu paragraf var. Tam 8 adet “çünkü” saydım aynı cümle içinde. Cümlelerin bu denli uzun olması hem dilbilgisine aykırı durumlar oluşmasına hem de okuyucunun fazladan yorulmasına sebep olmakta. Ek olarak Kara Kitap ’ın nasıl okunması gerektiğini konu alan birçok ön Kara Kitap incelemesi var. Bunları okumadan benim gibi kitaba dalarsanız sıkıntı yaşama ihtimaliniz var. Bu sebeple bir ön araştırma yapmakta fayda var kitaba başlamadan önce. Bir de vaktiniz varsa Kabala’yı da araştırmanızı tavsiye ederim. Zira yukarıda belirttiğim gibi kitapta geçen arayışın yolu Kabala’dan geçmekte.
Kara Kitap bir taraftan da bir hikayeler kitabı. Birçok hikâye içermekte ki bu hikayeler bir bütünü oluşturup Kara Kitap’ı ortaya çıkarmakta. Özellikle Şehzade’nin Hikayesi çok başarılı. Aslında bütün kitabın özeti gibi. Kendi olmaya çalışan, çevresinden gelen etkilerin tamamını (kitaplar, eşyalar dahil) yok etmeye çalışan Şehzade Osman Celalettin Efendi’nin mistik hikayesi. Bunun dışında bir de Hikâye Anlatamayanların Hikayesi ’si diye bir kısım var. Bu da okunmaya değer.
Sonuç olarak ilk başlarda sıkıldığım sonlara doğru ise keyif aldığım bir kitap oldu benim için. Post modern edebiyattan hoşlananların kesinlikle sevebileceği bir eser.