Spoiler içerir!
Büyüleyici ve endişe verici...
Kitap, 1932 yılında kaleme alınmasına karşın olaylar milattan sonra 2540 yılında geçiyor. Fakat kitapta Amerikalı iş adamı, sanayici, ünlü Ford markanın kurucusu Henry FORD, bütün sistemin yöneticisi rolünde olduğu için bu tarih FS 632 (Ford'tan sonra) olarak geçiyor. Öyle ki Ford bu korkunç sistemin tanrısı konumundadır. Kitapta sıklıkla "Ford aşkına", "Ford korusun", "Ford'um sen koru" ifadelerine yer veriliyor.
Kitap ismini William Shakespeare'in Fırtına adlı eserinde geçen bir diyalogdan alıyor. Ve kitapta da Shakespeare'den bir kaç alıntı yer alıyor. Bu kitaptan hemen önce Shakespeare'in hamletini okumam da basit bir tesadüf olamaz diye düşünüyorum:)
Ayrıca kitap George Orwell ın 1984 kitabıyla karşılaştırıldığında benzerlikler olsa da aslında genel olarak Keskin çizgilerle ayrılıyor. En basitinden 1984 'te insanlar en ağır cezalarla ve sürekli bir denetimle yönetilmesine karşın Cesur Yeni Dünya'da mutluluk hapı, sınırsız cinsellik, salt genç kalma vs. ile yönetiliyor. Çünkü burda zaten şartlandırma ile doğuştan kaderleri belirlendiği için denetime ve baskıya ihtiyaç yok.
* Bilim sınırlı, kitaplar ve doğa ise "Yeni-pavlovcu şartlandırma" yöntemi ile korkunç ve gereksiz şeyler olarak beyinlere kazınıyor.
* "Soma" adlı mutluluk ilacıyla yan etkisiz ve anında mutluluk var. Bu sayede tatilini de olduğun yerde yapıyorsun.
* Bebekler henüz 18 aylıkken haftanın iki sabahını "Ölecek hastalar Hastanesi" nde geçirir. Ve böylece ölüme olağan bir olgu olarak bakmak öğretilir.
* Hamilelik yok. Bebekler "kuluçka ve şartlandırma merkezlerinde" dünyaya geliyor. "Doğmak" yok. "Şişeden alınma" var.
* karı-koca, anne-çocuk, Aile ilişkileri yok. Hatta bu tür ilişkiler Yobaz ve aşağılık olarak görülüyor. İsteyen istediği ile olur. "Herkes herkes içindir."(sınırsız cinsellik var ve sürekli vurgulanıyor.), uzun süreli ilişkiler ayıplanıyor.
* Kast sistemi gibi sınıf ayrımı var(Alfa, Beta, Gama, Epsilon). Ne kadar alt sınıfa ait ise bebekken o kadar az oksijen veriliyor. Sınıflar arası rekabet yok. Ama eşitlik de yok.
Fakat herkes halinden memnun. Çünkü daha bebekken incelikle "Hipnopedya (uykuda öğrenme)" ile böyle Şartlandılmışlar. Dolayısıyla neden memnun olmasınlar ki? Sonuçta "Soma" var zaten. Hâl böyle olunca herkes mutlu, sağlıklı ve zengin.
* "Bokanovskileştirme" ismi verilen yöntemle tek bir yumurta hücresinden onlarca tek tip kadın ve erkek 'üretiliyor.' Böylece insanların çoğu birbirine benziyor ve aynı soyadı taşıyorlar. Kardeşler fakat sadece dış görünüşleri aynı asla duygusal bir bağ yok.( Evet trajikomik) Bu şekilde az sayıda yumurta hücresi ile bir sürü bokanovski grubu elde ediliyor.
* Sürekli tüketim var. Eski kıyafetler giyilmesi, eski yazarların okunması (Shakespeare geçiyor burda) ve hatta eski cinsellikler ayıplanıyor. Böylece çark daima dönüyor ve insanlar çılgınca tüketmeye devam ediyor.
Gerçekten beynim hava almış gibi hissediyorum. Ufkum genişledi. Kitap aydınlatıcı, büyüleyici fakat bir o kadar da korkutucu ve ahlak dışı.
Bir incelemeden çok kitap özeti gibi oldu. Kusura bakmayın:)
Keyifli okumalar.