Gönderi

Selvi Boylum Al Yazamalım
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
Cengiz Aytmatov Selvi Boylum Al Yazmalım Kitabı çok beğendim, okunmasını şiddetle tavsiye ederim. Cengiz Aymatov ve kitapları, harika eserler gerçekten. Selvi Boylum Al Yazmalım ise hikayesine aşina olduğumuz bir eser. Bu kitabı ikinci defa okuyuşum. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki kitabı okurken yazar sizi alıp Orta Asya'ya götürüyor. Öyle güzel, akıcı bir dili var ki kitabı sıkılmadan okuyabiliyorsunuz. Öyle muhteşem tasvirleri var ki adeta gözünüzde canlanıyor her şey. Bahar, dağ, göl, at vb. daha aklınıza ne gelirse. Hele de Bozkır tasvirleri. Bozkırı sevdiren nadide insanlardan birisi diyebilirim. Kişileştirmelere de sıkça başvurmuş anlatımında. Dağlar laftan anlamıyor, tekerlekler tren rayları üstünde şarkı söylüyor, çamur tekeri sımsıkı yakalıyor, dalgalar el ele tutuşuyor vb. Bütün bunları ustaca kullanmış yazar. Bir çırpıda okunup bitirilebilecek, içinde güzellikler barındıran ve en nihayetinde bütün güzelliklerin son bulduğu gibi bu eserde de insanı derinden etkileyen bir son ile sonlandırılmış bir eser. Gelelim hikayemize (Kendime not-spoiler içerir.) Kitap üç bölümden oluşmakta ve üç ağızdan anlatılmakta. Ana karakterimiz olan İlyas'ın öyküsü kitabın en uzun bölümünü oluşturmakta ve "Şoförün Öyküsü " olarak adlandırılmış. Kitabın sonlarına doğru "Yol Bakım Ustasının Öyküsü" anlatılmış kısa ve özlü olarak Baytemir'in hikayesi anlatılmış duyguları aktarılmış. Bütün bu hikayeleri birleştiren ise üçüncü ağız olan gazetecini dilinden anlatışmış. "Buradaki en büyük eksiklik ki zaten kitapta eksiklik olarak gördüğüm tek yer Asel'in dilinden bir şey okuyamamamız olması. Asel ne hissetti, ne düşündü, nasıl duygular içerisindeydi? Herkesi anladık bu hikayede ama ya Asel? Onunda duygularına ortak olmamız gerekmez miydi?" İlyas işine aşık birisi. Aynı zamanda hırslı ve çok fevri karalar alıp anında uygulayabilen birisi. Zaten hep bu fevrilikler sonrasında hayatı şekilleniyor. Bazen ona güzellikler getiriyor bu halleri ama en nihayetinde en büyük kayıpları da getiren tavırları bunlar. Kafasında çok şey kuruyor ve kendi kendine ediyor ne ediyorsa. İlyas ile Asel'in aralarında geçen olaylar, muhabbetler çok güzel bir şekilde işlenmiş. Tanışmaları, buluşmaları, birbirlerini görünce hissettikleri hikayeye güzellik katıyor. İlyas yazgıya inanıyor, misal yazgısı belli olan bir kızla buluşmanın ne yararı olabilir ki diye düşünüp durumu kabul ettikten sonra yine ani çıkışlarından birini yaparak o kızın ve kendisinin yazgısını değiştirebiliyor. Yine İlyas Asel'e kimsenin seni üzmesine izin vermeyeceğim deyip de Asel' en çok üzen, onu en çok yaralayan kişi de kendisi oluyor. İlyas'ın aldığı fevri kararlar onun Asel'i kaybetmesine sebep oluyor. Yol bakım ustasının hikayesinde de acı var. Sevdiklerini kaybettikten sonra yalnızlığıyla yaşayan birinin tekrar sevebilmesiyse hayatının güzelleştiğini görebiliyoruz. Bu hikayede İlyas ile Baytemir'in karşılaşmaları hikayenin kilit noktalarını oluşturuyor ve yazar bunu ustalıkla gerçekleştiriyor. İlyas her şeyin sonunda yaptığı yanlışları farkına varsa da yaptıklarından pişman olsa da ve hala Asel'i çok seviyor olsa da hikayenin sonunda vefayı gösteriyor bize yazar. Evet belli ki Asel de İlyas'ı çok seviyordu hala ama gerçek sevginin ne olduğunu sonunda öğrenmişti belki de. Bu hikayede herkes yaralıydı. İlyas ise bana göre hayatta en zor şey olarak gördüğüm "kabullenmek" eylemini gerçekleştirerek kalbinde Asel'e duyduğu aşkıyla veda ediyordu. "Elveda Isık-Göl'üm, bitmemiş türküm benim! Mavi dalgalarını, sarı kumlarını yanımda götürmek isterdim ama gücüm yetmez buna. Sevdiğim kadının aşkını götüremediğim gibi seni de götüremem. Elveda Asel! Elveda al yazmalım, selvi boylum! Elveda sevgilim, aşkım! Mutlu olman dileğiyle!.."
Edebiyat
Selvi Boylum Al YazmalımCengiz Aytmatov · Nora Kitap · 201713,5bin okunma
·
149 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.