Ah Osman Ah!
Yürek yakan Osman!
Ofsayt Osman!
Tanımadan düşmanı olduğum, şu satırları okusa ömür boyu gitmezdi dediğim Osman!
Eser "Osman" isminde bir karakterle yaşanan ayrılıktan sonra bir kadının farklı ruh hallerinde ona ithafen yazmış olduğu yazılardan oluşuyor. Bu yazıların birçoğu 2017-2022 yılları arasında Kafa dergisinde yayımlanmış ancak bu kitap için de yazılanlar var. Yazılan yazılar çizimlerle desteklenmiş. Çizimler yine bizzat Aylin Balboa'ya ait.
O kadar güzel, şirin, yazanın genel kültürünü gösteren yazılarla doluydu ki hayranlıkla okudum kitabı. Bazı sayfaları dönüp dönüp okudum. Muzip, bir ayrılığın öyküsü olmasına rağmen okuyanı gülümseten cümleler... Bir çoğu Osman diye bitiyor: "Zamanla geçsin diye beklediğim bu ağrı, zamanın da geçip gitmesine çare olmuyor. Geçen zaman ömrü eksiltiyor, yaşım aldı başını gidiyor. Başlarım böyle aşkın ıstırabına Osman, ben artık istemiyorum." (s. 34)
Şermin Yaşar'ın Muazzez'ini anımsattı bana yazılar: "İhtisas alanım oldun Muazzez. Dosya dosya dizdim seni hayatımın raflarına." "Sahi Muazzez, sensizliğin yüz ölçümü ne?" Onlar kadar anlamlı, onlar kadar güzeldi... "Arthur Conan Doyle’a ölmüş Sherlock’u dirilttiren hayat, sana bana ne yapmaz Osman." (s. 42)
"Okumak, yeni şeyler öğrenmek her zaman en iyi baş etme yöntemim oldu." (s. 25)
Konu ne olursa olsun hep sığındığımız yer kitaplar olmuyor mu? İnsanların dahi yanımızda olmadığı dönemlerde onları yanımızda buluyoruz. Ne der Cemil Meriç "Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim." Eserin kahramanı için de ayrılığın ilacı olmuşlar, okumuş, yazmış... Derdine öyle derman bulmuş.
"Dalga geçemediğimiz her şey bizi tüketir, gülelim gitsin." (s. 84)
Bu yazıların da amacı bu değil mi zaten? Tükenmemek adına gülmek, güldürmek... Aksi taktirde zaten zor olan hayatlarımız çekilmez hâle gelirdi. Böyle bir savunma mekanizması bir derece olsa iyi gelir. Öyle değil mi? Jennifer Niven'ın dediği gibi: "Gülmek ayıp değil, biliyorsun değil mi? Güldün diye dünya başına yıkılmaz. Ya da ne bileyim, cehenneme de gitmezsin. İnan bana."
"Aşktan sevgiden geçtim. İnsanız, şefkate ihtiyacımız var." (s. 94)
Ruh halinize iyi geleceğini düşündüğüm, kimi zaman güldürüp kimi zaman düşündürecek bir eser. Sayfaların akıp gideceğinden emin olabilirsiniz. Hatta bittikten sonra, bu kadar olmamalıydı, diyeceksiniz.
Eser "Astalavista Osman!" diyerek bitiyor...
İspanyolca, görüşmek üzere...
Astalavista kıymetli dostlar!