Sezai Karakoç'u ilk başlarda Yedi Güzel Adam diye anılan grupla keşfetmiştim. Sonra Yitik Cennet eseriyle tanıştım ve resmen büyülendim. Üslubu, tarzı hepimize 'işte bu ya' dedirtiyor eminim ki. Diriliş Neslinin Amentüsü daha ismi ile insanı kendine çekiyor. İlk sayfalarda hepimizin aradığı düşünce kalıbının bu olduğunu hissediyoruz. Biliyoruz ki yetişip gelen neslimizin en az yüzde ellisi bile bu bilince erişse ve tatbik etse arzu ettiğimiz Darul İslam'a erişiriz.
Sezai Karakoç'ta Merhum Nuri Pakdil'in diriliş arzusunu gördüm diyebilirim ki o üstadların derdi buydu. Şimdi bayrağı diriliş bilincinde olan ümmete bıraktılar.
Üstad kitaba başlarken 'Ben bir diriliş eriyim.' Diyor ve sonuç kısmında da 'Hızırın olacaksın kendi kendinin. ' diye bitiriyor. Bu da hala Ebabil kuşu bekleyen şekilci Müslümanlara isabetli bir cevap oluyor.
Cahit Zarifoğlu'nun en sevdiğim dizelerinden biriyle bitireyim:
Dedi Ki; Sen Şairsin Elindeki Bu Taş Ne?
Dedim Ki; Şair Aşka Boyun Eğer, Zulme Değil!
A.C.Z
Nuri PakdilCahit Zarifoğlu