Yakup Kadri'nin en meşhur ve tartismali romanı Yaban konusu itibariyle orjinal bir kitap değil. Yani ne demek istiyorum kitabın konusu itibariyle orjinal olmamasından bahsediyorum. Klasik Aydın-Koylu veya Doğu Batı çatışmasini açısından kendisinden öncekilerin elbette çok üstünde bir eser. Peki kitabın tartışmalı tarafı ne? Türk köylüsünü kötü gosterdigi üzerine çok fazla elestiri almış ki kitabın önsözü bu eleştirilere bir cevap taşımakta. Bu meseleyi bir arkadaşımla konuşurken şuna vardık neden köylü eleştirilmesin? Şehirli eleştirilebiliyor, Aydınlar, bürokrasi, devlet, din her ama herşey insan aklının elestirisine mahkumken neden köylü eleştirilmesin? Kutsal oldukları için mi? Gelelim kitabın içeriğine. Kitap boyunca sadece köylü değil köyün yani Anadolu'nun kendisi bile yerden yere vurulmuş sıfatlara bezenmiş. Anadolu çöl kurak verimsiz pis sevimsiz. Türk halkı ki halk bile sayılmıyor kitapta... türk halkı ise bu çöle sürülmüş İsrailogullarindan farksiz. Bu İsrailogullari motifi çok mühim çünkü yazarın Sodom ve Gomore kitabında da antik mitler işlenmiş yani Yakup Kadri kitabında eski mitleri koyuyor. Kemalizm için yeni mezhep, Mustafa Kemal paşa için ise "o" ifadesini devamlı kullaniyor. Tıpkı Musaya seslenen yehova misali ben ki O yum. Kurtarici olarak devamlı onu bir İsa ya benzetiyor. Peki bu mezhebin takipcisi bu köyde nasıl bir hayat sürüyor. Topluma kin kusan nefret eden, köydeki meczuplar ve eşege hayran olan bir tür öteki. Köyde sevimli bulduğu tek kesim bunlar. Tıpkı İsa'nın eşekle dini yayması gibi daga dönük bir şekilde duran evini bir adaya benzetiyor. Köyün yalnızca emineyi gördüğü yerden bahsederken bir tür vahadan bahseder gibi olumlu ifadeleri koyuyor. Kitapta en sevdiğim yer suleymanin dönüşuydu. O kadar muazzam anlatmış ki insan tekrar tekrar gözünde canlandiriyor. Kitabin olumsuz yönü ise şu anlatıcı bir anı gibi başladığı kitapta bir tür mantık hatasına düşüyor. Evler yanarken olağanüstü üstü zamanları anlatirken sanki orada yazmis gibi aktarıyor. Yani Genç Wertnerin Acıları gibi sonradan yazilari bulan birinin gözünden anlatilmiyor. İkincisi kitapta kemalist bir rüya gormesi güya. Cok rahatsız edici. Güya rüya görüyor ve turk köylüsü ile aydını mutlu mesut. Saçma bu. Yazar köylünün bu durumda olmasının sebebini ısrarla aydınlari suclasa da esasen bu türk aydınının genel sorununu göz önüne çıkarıyor. Yani aydın halkı eğiten bir tip. Oysa Aydın hakikati arayan kişi değil mi ? Demek Yakup Kadri aydıni insanları eğiten bir tür öğretmen olarak görüyor ki bu Kemalizmin tepeden inmeci bakış açısını açıklıkla gösteriyor. Gene olarak kitabı iki defa okumama rağmen beğendiğimi söyleyebilirim. Herkese iyi okumalar YabanYakup Kadri KaraosmanoğluGenç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe