Hayat dev bir sahneyse bizler de bu sahnedeki başrol oyuncuları değil miyiz? İncelememe tiyatral bir soruyla başlıyorum çünkü “ Tehlikeli Oyunlar" dan yeni çıktım. Oyunun türünü pek anlayamadım bir monolog gibiydi ama piyes havası da vardı. Yalnızlığın oyunuydu ama çokça hayal kırıklığı ve sevgisizlik de vardı.
Oğuz Atay ’ın derin ve felsefik bir anlatımı olduğunu biliyordum, fakat bu kadarını beklemiyordum açıkçası. Tehlikeli Oyunlar yazarın okuduğum ilk romanı oldu ve beni derinden etkiledi. Aynı sayfayı defalarca okuduğum, düşle gerçeği ayırt etmekte zorlandığım zamanlar oldu. Hikmet Benol için pes etmedim. İyi bir hayat yerine sadece yalnızlık yaşamış bu 20.yy aydınını ben de yarı yolda bırakıp gitmek istemedim. İyi ki de öyle yapmışım.
Oğuz Atay ’ın oluşturduğu karakter toplum içinde varolan ve görünmezlik peleriniyle dolaşan insanlardan sadece bir tanesi. Hikmet Benol, insanlara ve yaşadığı topluma çok öfkeli olan genç, tahsilli bir adam. Kalabalıklar onu cezbetmiyor. Varoluşsal problemler çekiyor ve yalnızlığı dibine kadar yaşıyor. Hayallerinde bile korkuyor, sanrılarda boğuluyor. En kötüsü de asla hayır diyemeyip herkesi memnun etmeye çabalıyor. Böyle bir insanın mutlu olması beklenebilir mi gerçekten? Keşke toplumda böylesine acı çeken insanları bir şekilde görebilsek ve bencilce, hırs içinde yaşadığımız monoton oyunlarımızdan çıkıp farklı senaryolarda biraz yürekli oyunlar oynasak.
Bu eserden çıkarılacak çok fazla ders var. Batıya olan özentinin yersizliği, insanların birbirini dinlememesi, anlamaması, bütün gün asık suratla aynı oyunu provasız oynayıp durması, para hırsı, dünyadaki sevgisizlik ve daha nicesi. Gözümüzün önünde olan şeyleri idrak edebilmek için illaki bir hayat mı yitirmemiz gerekiyor? En acısı da aslında yitip giden her hayatın hepimizin hayatından bir parça götürdüğü gerçeğini göremememiz. Oğuz Atay, kurduğu acımasız oyunlarla bu gerçeği yüzümüze en ağır şekilde vuruyor. Tehlikeli Oyunlar , okunması kolay olmayan zorlayıcı romanlardan bir tanesi. Belirli bir olay örgüsü yok, ağır bir dili var, hatta bilerek yapılan çokça yazım ve imla hatası mevcut eserde. Yine de herkesin özellikle de psikolojik tahlil ve monolog severlerin mutlaka okuması gereken eserlerden. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar ve kolaylıklar diliyorum.