Karıncaların Günbatımı , Ermeni yazar Zaven Biberyan 'ın başyapıtı olarak kabul edilen ve ilk yayınlandığı dönemde “Babam Aşkale’ye Gitmedi” ismiyle basılan eseri.
Varlık vergisinin olduğu dönemde Nafia askeri olarak göreve gönderilen Ermeni asıllı Baret; asker olmadan önce, varlık içinde bırakıp giittiği ailesini üç buçuk yıl sonra eve geri döndüğünde her şeylerini kaybetmiş halde bulur. Bir zamanlar zenginliğin imkanlarını sonuna kadar kullanan aile, yoksullukla başa çıkmaya çalışmaktadır. Kendine çalışmayı yediremeyen bir baba, durumlarından şikayetçi bir anne ve kız kardeş bulmuştur karşısında, eski neşeli, mutlu ailesi yoktur artık. Kendini bütün bu sıkıntıların arasında bulan Baret bir çıkış aramaya çalışır. Ancak karşısına çıkan kabullenmek istemediği gerçeklerdir.
Yazar Zaven Biberyan, kitabın ana karakteri Baret üzerinden 1940' lı ve 1950' li yılların Türkiye' sinde değişen toplumsal koşulları, insanların hayata uyum sağlama çabalarını, Türkiye Ermenileri gözünden anlatıyor.
"Belki sorun tam da buradaydı, çok rahattılar ve bu kadar rahatlığa alışık değillerdi, bir felaketin yakınlığı daima günlerini kemiriyordu. Kazanıyorlardı, yiyorlardı, içiyorlardı, eğleniyorlardı ama sanki batan bir gemideymişler gibi bir acelecilik vardı bu yaşayışta. Her an bir şey bekliyorlardı. Bir karışıklık. Ve şimdi on sene öncesine göre daha çok korkuyorlardı. Çünkü hallerinden memnundular ve bir şeyin değişmesini istemiyorlardı.
Felaket olmadan rahat değillerdi. Hayatlarının bir unsuru eksikti. Bir şey bekliyorlardı. Çünkü sonsuza dek felaketsiz, tekdüze bir hayatı hayal edemiyorlardı. " (Syf. 479)
Felaketlerle şekillenen hayatlara, insan psikolojisine ve iç dünyasına dair yalın ama çarpıcı bir hikaye Karıncaların Günbatımı.
Tesadüf eseri karşılaştığım bir kitap olmasına rağmen oldukça beğendim. Yazara ait Yalnızlar ve Անկուտի սիրահարներ kitaplarını da bir hayli merak ettim bu kitaptan sonra.
Farklı bir yazar veya farklı kültürlerden kitap arayışındaysanız tavsiye ederim. Keyifli okumalar.