Gönderi

10/10
·112 syf.·
2017 34. kitabı
Hani bazı insanlar vardır. Varlıkları ile bulundukları ortama renk katar. Yokluklarında da eksikliklerini hissetmeyiz de, bazen var olsalar da olur, var olmasalar da olur dediklerimiz vardır ya, işte Rameau'da o insanlardan biridir. Eserde, Denis Diderot bu tip insanlardan hoşlanmadığına atıfta bulunsa da, yaşamın olağan seyrine renk kattıkları için, yılda en fazla bir kere olmak üzere karşılaşmaktan keyif aldığını vurgular. Hatta daha da ileri giderek, eserinde bu insanların çılgınlıklarına gülen diğer insanların, günümüz üç maymunu oynayan insanların aksine, " Sağduyu sahibi insan görür, duyar, düşünür ve çevresinde olup bitenlerin iç yüzünü kavrar. " diye de, vurgulamaktan geri durmaz. Günümüz yaşam koşullarında bile, budalaca ve ahmakça davranışlar sergileyenler, faziletli ve erdemli davranışlar sergileyenlerden daha çok sevilmiyor mu? Vakur bir tavırla hakikatlere değinenler, toplum tarafından nedense sevilmez ve dışlanır. Ama aynı meseleyi soytarılık ve dalkavukluk ederek ele alıp, topluma mal edenler hep el üstünde tutulur. İlginç bir tezahür fakat doğruluğu kanıtlanmış bir hakikat. Kim aksini iddia edebilir ki! Bazı insanlar soytarılık anlarında öyle tumturaklı bir nükte dile getirirler ki, ortamda bulunan diğer insanlar, anlatıcıya gülmekten konunun vehametini kavrayamazlar bile! Anlatıcı çevresindeki insanları aşağılamış mı, yoksa göğe mi çıkarmış, kimin umurunda. Herkes anı yaşamak derdinde. Denis Diderot'u " Rahibe " isimli eseriyle tanıdım ve hayran kaldım. Ben ki, o kadar çok eser okumuş olmama rağmen, böyle coşkun bir anlatım diline çok nadir rastladım. Benim bakış açıma göre de, bir elin beş parmağını geçmez, eserlerinde coşkun bir anlatım dili kullanan yazarlar. Denis Diderot eser de, filozofça tavırlar sergilerken, Rameau'nun dilinden de aşağılanan ve horlanan insanları sorgular. İyilik yapan insanların büyük bir saygıyı hak ettiklerini lâkin, iyilik adı altında lütufta bulunanların karşısındaki insanı ezme ya da hor görme yetisinin tekelinde olmadığına dem vurur. İnsanın fıtratı gereği, " Biz er geç yapılan iyiliğe, kötülükle karşılık vereceğiz. " der, Denis Diderot. İstisnalar olsa da, topluma mal olmuş genel yargıdır bu. Bir kimseye hayrın dokunmaya görsün! Sonrasın da senden kötüsü olmaz. Ah! İnsanoğlu... Beşeri mahlûkat içinde yaratılanlardan en şerefli varlık sen olduğun halde, nasıl da alçaltırsın değerini. Sen ki, cûz-i de olsa bir akla sahipsindir ama aklını hep kötüye kullanmaktan da kendini alamazsın. Hani bazı insanlar kötülükle beslenir derler ya, doğrudur. Değerli okurlar, Denis Diderot muhteşem bir yazar. Eğer yazar ile daha tanışmadıysanız, bir an önce tanışmanızı isterim. Okumuş olduğum ikinci eseri olsa da nazarımdan kaçmayan, insana verilen değer! " İyi bir insanı alaylarla hırpalamak çok yaygın bir alçaklıktır. " diyen, Denis Diderot'a kulak vermenizi ve okumanızı tavsiye ederim...
Felsefe
Rameau'nun YeğeniDenis Diderot · İş Bankası Kültür Yayınları · 2013292 okunma
··
361 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Serpil Hanım, elinize, yüreğinize sağlık. Yine, tadı damakta kalan, ve doyumsuz lezzetlerden birini daha sunmuşsunuz bizlere. Sağ olunuz, var olunuz.
Serpil Ağ
Gönderi Sahibi
Nezâketinizden dolayı asıl ben teşekkür ederim, dostamisc bey! Siz de sağ olunuz ve iyi ki varsınız. Selâm ve sevgilerimle...
Hayranım incelemelerinize Serpil Hanım'cığım. İmrenerek okuyorum her birini. Anlatımınız, betimlemeleriniz ne kadar günümüz içinden ifadeler. Çok güzel bir inceleme yapmışsınız yine. Tebrik ediyorum sizi, çok iyi ve kaliteli bir okursunuz kitap dostum. Sevgiyle kalınız...
Serpil Ağ
Gönderi Sahibi
Değerli arkadaşım Emire Hanım'cığım, size karşı hissettiğim duygularım mübalağasız en temiz ve en samimi hislerimdir. Sizin de vurguladığınız gibi, yaşanmışlıklara oranla insanın anlatacağı şeyler de çoğalıyormuş zamanla. Bu yaşıma kadar hayatımı, almış olduğum doğru kararlar ekseninde düzenledim ve öyle de devam etmeye imtina edeceğim. Ta ki, can bedenden ayrılacağı o bir ân'dan ibaret, son ân'a kadar! Benim nazarımda iyi ve kötü, doğru ve yanlış kadar net. İki kelime, olması gereken ve olmaması gereken. Peki koşulları bizim tekelimizde olmayan olayları kim belirler? Kader mi, yoksa şartlar mı? Bence her iki koşulda göreceli! Yerine göre kader dediğimiz olgu devreye girer, yerine göre de koşullar. Rüzgârın önünde savrulan bir yaprak misâli, savrulur insanoğlu, hem de ayakları suya eremeden. İster kader deyin, ister koşullar. Nedeni her ne olursa olsun, bir şekilde siteyi keşfettim ve katılıp katılmamak hususunda ikilemde kalsam da, şahsım adına menfi bir karar vererek, sizler gibi değerli okurlarla tanışma fırsatını yakaladım. Madem ki siz bir itirafta bulundunuz, bir itirafta benden size gelsin! Nina Hanımla olan istişarelerinizden tanıdım ben sizi. O kadar duygu yüklü sözler sarf ediyordunuz ki, çok etkilendim. Yüreği güzel, gönlü güzel arkadaşım sakın kendini hafife alma! O dizeler ki, seni sen yapandır aslında. Kitaplar benim nazarımda bir zamanlar insanlardan kaçıp, sığınmak istediğim bir limandı. Zamanla can yoldaşım oldular. Sonrasın da bir bakmışım, onlarsız yapamaz olmuşum. Belki saçma bir düşünce gibi gelecek ama kurgu olduğundan emin olduğum halde, kahramanların duygusal bağlamda yaşadığı bütün hisler tüm varlığımla bende sirayet etmekte! Elimde olmadan gerçek hayatımla, kurguyu bağdaştırıyorum. Hem eserler kurgu dahi olsa, muhteviyatlarında bir gerçeklik payı yok mu? Yurdum insanı rengarenk. Bilgisi olan insana saygım da, sevgimde her daim sonsuz. Cahil insanı da severim. En azından dinlemesini bilir. Lâkin bilgisi olmadığı halde bilgiçlik taslayanlar yok mu! O sınıftan elimden geldiğince uzak durmaya imtina ettim ve var oldukça uzak durmaya devam edeceğim. Onlar kadar insanı yıpratan ve canından bezdiren bir güruh yoktur. Benim lisanımdan konuşan bireylerle konuşmaya o kadar hasrettim ki! Nasıl anlatılabilir, kalabalık bir ortamda dahi payıma düşen yalnızlıkla baş etmek... Bir gün, bir yerde karşılaşabilmek umuduyla. En içten selâm ve en derin sevgilerimle...
Serpil Hanım elinize, yüreğinize sağlık çok başarılı bir inceleme olmuş. Yazınızda en beğendiğim kısım yapılan iyiliğe er geç kötülükle karşılık vermek oldu. Ne kadar doğru bir çıkarım. Yeni incelemelerinizi sabırla bekliyor olacağım. Esen kalın.
Emeğinize sağlık çok güzel bir inceleme olmuş :;)
Ben de ekliyorum harika bir inceleme olmus.inceleme okumayı bu sebeple seviyorum hiç bilmediğim yazarları ve eserlerini görmek harika. :)