Gönderi

Dokunmadan - N. YILDIRIM /Neresi olduğunu bilmediğim bir yerim sızlıyor.
9/10
·320 syf.··
2023 169. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2023 12:03
Tek kelimeyle özetlenmiş hayatlar yaşıyoruz: DOKUNMADAN. Bir gününüzü düşünün! Sabah alelacele yapılan bir kahvaltı, -belki de yapılmadan- sonra işe veyahut okula doğru yapılan bir yolculuk, kendi aracınız ya da dolmuşla, her halükarda kimsenin hayatına temas etmeden, yolda kavga edenlere karışmadan, başlayan mesai, rutin bir şekilde devam eden işler ve yorgun olarak eve dönüş. Ne değişti hayatınızda? Mutlu musunuz mutsuz mu? Durun o zaman baştan saralım! Her şey olanca sakinliğiyle devam ederken bir doktora gittiniz. Ne yazık ki orada aynı sakinlik devam etmedi ve yapılan tahliller sonucu ölümcül bir hastalığınız olduğunu öğrendiniz. "Ölecektim. Öyle yaşlanıp elden ayaktan kesilince değil üstelik, bu­gün yarın. Belki yeni bir mevsim göremeden, tek bir yeşil erik daha yiyemeden, kıymetli defterimin sonuna gelemeden..." Ne düşünürdünüz? Türk filmlerindeki bir replik gibi olurdu değil mi: "Hayatım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti." Tam olarak burada duralım işte! Memnun muydunuz o filmden? Eğer memnunsanız huzurla gözlerinizi kapayabilirsiniz. Yok değilseniz bir şeyleri ivedilikle değiştirme vakti! Hayat herkese her zaman ikinci bir şans tanımaz! "Bir hayatım daha olsa, korkmadan dokunmak için yaşar­dım onu. Bir keklik beslerdim ellerimle, varsın uçsun sonunda. Bir çiçek büyütürdüm, varsın solsun sonunda. Bir omuz ısıtır­dım, varsın gitsin sonunda..." (s. 314) Adalet... Hayata ve insanlara dokunmadan yaşayıp giden 29 yaşında bir kadın. Bir gün gittiği doktorda "öleceğini" öğrenene dek... O film şeridi onun da gözlerinde... Ne yapmıştı da onu bulmuştu bu hastalık. Onu günahlarına iten "ilk günah" neydi? Bir yolculuk romanı "Dokunmadan" İlk günahın peşinde, hayatın ve insanların sorgulandığı hem dışsal hem içsel meçhule giden bir yolculuk... "Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan." Yahya Kemal Beyatlı / Sessiz Gemi Her bölüm, her geçiş, Türk ve Dünya edebiyatından bir yazarın, bir şairin konuyla bağlantılı bir sözüyle başlıyor. Okurken yüreğinizi sızlatan kalemlerin sözleriyle... "İbrahim gönlümü put sanıp da kıran kim." Asaf Hâlet Çelebi / İbrâhim "Bilmezliğin altüst ettiği titremelerle." Leyla Erbil / Kalan "İki yol arkadaşı şimdi onlar. Belki tanışmayacaklar bile..." Murathan Mungan / Üç Aynalı Kırk Oda İnsan her zaman bir yol arkadaşına ihtiyaç duyuyor değil mi ne kadar inkar etse de? Yalnız çıkılan yolculuklar yalnız devam etmiyor sonunda yalnız bitse de... Ev'de Ogo'ydu bu yol arkadaşı ve Yakup... Dokunmadan'da Sadi Seber ve tabii Hülya: "Çünkü Hülya haklıydı. Çünkü çok yalnızdım. Hülya'larca yalnız." Yoksa da kafasında buluyor kendine bir yol arkadaşı. Varlığı bir tamlanan olan insan anlam arayışı sürecinde illa bir tamlayan ile tamlanıyor. Daha ilk sayfadan "Beni oku!" Diyor kitap. "Çünkü ben senim!" Sevgili okur, yaşıyor musun yoksa yaşamaya mı çalışıyorsun? "Yaşamaya çalışmak; biz ölümlülerin ekseriyetle yaptığı bu." Siz bakmayın İnstagram hesaplarında mutluluktan delirenlere, geceleri sabaha kadar yastıkları kemiriyor onlar. Herkes tutunma telaşını jelatinleyip kendi motivasyonunu yükseltme peşinde, başkalarınınkini düşürmesine aldırmadan... Peki ne zaman gerçekten "Yaşamak" olacak bu? Hayatımız film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçince mi? Ya o şeritle gözleri kapanan olursak? "Yaşadım diyemeden mi öleceğim?" (s. 130) "Kimseden sevgi dilenme. Di­lencilere kıymetli bir şeyini vermez hiç kimse." (s. 179) Artık dokunma vakti gelmedi mi? Suya sabuna dokunma vakti. Hayatımıza zarar verenlere "Dokunma!" diyebilme vakti. Başkalarına dokunanlara "Dokunma!" diyebilme vakti. Sevdiklerimize dokunma, ellerini tutma vakti! Vakit varken sevdiğinizi hissettirme vakti! Ne der bir şair: "Senin hayatı ıskalama lüksün yok. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın." Iskalama ki o son gün geldiğinde "yaşadım" diyebilesin. Nazım Hikmet Ran misali: "Yaşamak şakaya gelmez, Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın." Radyo tiyatrolarında, cam kenarlarında kendimi buldum. Zaragozalı çocuklarla içim gitti. Mazi İmha Merkezi'ni andım durdum. Kaçamadıkça yakalandım. "Sonra ben öldüm." (s. 310) "Ne var ki insan ölürken en çok hayallere geç kalıyordu." (s. 30) Okunsun! "Yaşadım," diyemeyecekler tarafından okunsun! "Ailesinden yaralı" olanlar okusun! "Yüreğinden yaralı" olanlar okusun! Ne kendine ne de başkalarının hayatlarına dokunabilenler okusun! Yeri gelince "dokunma!" diyemeyenler okusun! Çocukluğunu yaşayamayanlar okusun! Hayatını sorgulama sürecinde olanlar okusun! "Tüh"lerle "Keşke"lerle yaşayanlar okusun! Okunsun ki ne çok geç olsun ne de çok güç!
Edebiyat
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
··
1 +1'leme
·
1.412 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Nermin Yıldırım',dan bir kitap almak isteğimin önüne geçemiyor ve hangi kitabı alacağıma karar veremezken bu inceleme bana rehber oldu.Her ne kadar ismi dokunmadan olsa da( okunsun! ) dan sonrası çok dokundu... Emeğinize sağlık harika bir inceleme olmuş 👏🏻👏🏻👏🏻
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Şimdiden keyifle...