Gönderi

"Bebeği doğurdu... Babasından olan bebeği..."
10/10
·372 syf.·
2023 52. kitabı
Tebrik ederim. Bir kız, babası tarafından tecavüze uğradı. Sesinin duyulmaması için dayak yedi. Adının çıkmaması için susturuldu. Ve en sonunda zarsız, namussuz ve iffetsiz kaldı. Üzerine bir de babasından olan çocuğunu doğurdu. Suçu neydi? Savunmasız, küçük ve bu dünya için fazla temiz olmasıydı... Bununla bitmiyor ki, o çocuk gibi binler var şu anda dışarıda. Belki en yakınınız, belki her gün gülümsediğiniz yakınınız, belki ilk defa gördüğünüz candaşınız, belki her gün akşama kadar mesaiyinizi birlikte doldurduğunuz meslektaşınız, belki de hayatınızda karşınıza ilk defa rastgelen ve bir daha hiçbir yerde görmeyeceğiniz dönemdaşınız. Bilemeyiz, hangi birimiz dönüp de "Hiç baban tarafından tecavüze uğradın mı?" diye soruyoruz? Son 2-3 yılda çok yoğun psikoloji okumaları gerçekleştirdim. Öncelikle bu psikoloji okumalarının sonunda herhangi bir insanı yargılamaktan sakınan bir kimse oldum. Öyle hayatlar var ki, bu hayatı ben yaşasam şu an yargıladığım insan kadar olamazdım. Bu düşünce kafamda öyle bir yer etti ki, zamanla tiksindiğim tek şey yargıladığım insanlar değil, bizzat yargının ta kendisi oldu! Bir gün geldi, bir hayat kadının hayatını okumak istedim, #k:2897. Ne yaşadıklarımı çok uzun bir şekilde anlattım: #194631155 Kitaptan sadece ben yararlanmış olmak istemedim, etkinlik de başlattım: #205737531 Ve ardından benim uzun zamandır beklettiğim, sürekli ertelediğim ve okumaktan en çok korktuğum kitaba geldi sıra... Şu an kitabı bitirmiş biri olarak söyleyebilirim ki kitap beklediğimden de beter çıktı. Ellerim titreyerek okuduğum bölümler oldu ve bu hiç normal bir durum değil biliyor musunuz? Ben erkeğim. Yaşım bir miktar var. Evli değilim. Çocuğum yok. Kız babası değilim. Kız değilim. Toplum tarafından ne bir zarla ne de bir namus meselesinden dolayı hiç yargılanmadım. Herhangi bir kimse tarafından tecavüze uğramadım. Ama gel gör ki bu toplumda babası tarafından tecavüze uğrayan bir kız çocuğu babası suçlanmadan annesi tarafından dayak yiyor, akrabaları tarafından "orospu" olarak adlandırılıyor yetmiyor bir de insanlar tarafından zarsız olarak adlandırılıyor. Ulan sizin örfünüze, adetinize, pis zihniyetinize tüküreyim, namus kaşarları! Arkadaşım biz nasıl bir toplumda yaşıyoruz ya? Bu olaylar olurken hiç mi bir akıllı insana denk gelmiyorsunuz? Kimse mi çocuğun ne suçu var demiyor? Çocuk ya hu, çocuk. Bu çocukların ağzından şu sözler nasıl çıkabilir, bunu nasıl atlatabilirler? "Artık karar verdim, yatakta kot pantolon giyeceğim. Çünkü babam kot pantolonu daha zor çıkarıyor." "Babam yanıma gelince gözlerimi kapatıyorum. Çünkü biliyorum ki yine aynı şey olacak. Uyuyor numarası yaparsam belki yapmaz diyorum ama olmuyor. Hissetmeyeyim diye gözlerimi sımsıkı kapatıyorum..." "Bir babanın altında bir cesettim bay hâkim Bir tanık istiyorsan iyi bak gözlerime..." "Ben çilekli süt istiyorum. İneğin sütünü istiyorum... Pipi sütü istemiyorum..." Bir kısmı ise ailesine durumu bile anlatamıyor, neden? Çünkü yargılama var. Annem ve babam bana ne der? Ya arkadaşım, tecavüze uğradığında bu toplumda yaşadığın travmadan önce zar derdine düşüyorsun. Travmanı yaşayamadan çok çok daha ilersinin derdine düşüyorsun. Kanama olmayacak, ne diyeceksin? Bu durum öğrenilirse, ne açıklama yapılacaksın. Allah kahretsin, ne diyebilirim ki? Çok uzun bir süre, bu kitabı atlatamadım. Yaklaşık 6 ay önce okudum ve her şey hala tamtakır kafamda. Unutamamışım. Ki ben kıt hafızaya sahip bir insanım, hiçbir detay aklımda çıkmamış; hepsi hala aynı korkunçluğuyla beynimde... ancak ilk okuduğumda inceleme yazabilecek cesareti kendimde bulamadım, birkaç gün önce bu kitapta da röportajı olan Suna hanımın Yıkanmak İstiyorum kitabını okuduktan sonra bir şeyler karalamam ve biraz da olsun içimi dökmem gerektiğini fark ettim. İlk bulduğum boşluğu da bizzat bu şekilde değerlendirmek istedim. Lütfen; eğitemeyecekseniz, yargılayacaksanız, oturup dinlemeyekseniz, sevginizi gösteremeyecekseniz çocuk yapmayın. Bu çocukların bir problemi olduğunda "O benim annem/babam, beni dinler ve benim bu durumuma bir çare bulur. Bana kızmaz, beni yargılamaz; o hep bana iyi gelendir." demeli. Anne babaysanız kusura bakmayın, çocuğunuza bu bakış açısını aşılamaya mecbursunuz. Ebeveyn olmak zor olabilir, lafım yok; ancak size kim basit olacağını söyledi bu durumun? Bunlar dışında ne yapabiliriz? Buyrun, kitapta ne yazmış: "* Çocuklara bağıra bağıra hayır demeyi öğretmeli. * Vücudunun özel olduğunu ve ancak kendi izin verirse birinin dokunabileceğini öğretmeli. * Çocuklara cinsel eğitim verilmeli. Eğer yapamıyorsanız bir uzmandan yardım alın. * Okul müfredatlarına, çocuk kaybolduğu zaman ne yapmalı bilgisinin konulması lazım. * Çocuğa özel bölgelerini anlatmalı. Ancak bu şekilde, kendisine yapılacak herhangi bir hareketin ne anlama geleceğini bilir ve kendisini koruyup tepkisini gösterebilir. * Anneler çocuklarıyla yakından ilgilenmeli. * Cinsellik konusu açılınca çocuğa kesinlikle "Sus, ayıp! Nereden duydun gördün? Bir daha böyle şeyler söyleme” denmemeli. Böyle olursa çocuk merakını gidermek için başka yollar deneyecektir. * Çocuklara kendilerini nasıl ifade edebilecekleri öğretilmeli. * Okula sadece rehber öğretmen çağırdığında gitmemeli. Bazen sizin göremediğinizi öğretmen görebilir. İletişimi sürdürmekte fayda var. * Öğretmene asla "Eti senin kemiği benim” dememeli." Lütfen çocuklarınızı iyi yetiştirin. İlerde onlar da anne baba olacaklar, şu anki devri belki kaçırdık. Yobaz olarak ilerleyip gidecekler... ama en azından bizden sonrakiler kurtulabilir, daha fazla insan üzülmeyebilir... İnceleme altında kitaptan alıntılar paylaşmaya devam edeceğim. Bazen tadımızın kaçması gerekiyor, insan olabilmeyi hatırlayabilmek için... daha da insan olabilmek için...
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
··
13 +1'leme
·
34,8bin Gösterim
26 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu kitabın PDFsini arıyorum acaba var mı sizde PDF
Çok güzel yazmış, çok değerli tespitlerde ve önerilerde bulunmuşsunuz. Emeğinize, yüreğinize sağlık. Kitabı okumadım ama konusu nu anladım söyleyecek söz bulamıyorum, aklım almıyor nasıl nasıl nasıl
Hakan
Gönderi Sahibi
Maalesef öyle :( teşekkür ederim...
Sıfır Noktasındaki Kadın’ı okuduğumdaki ruh halimi anlatacak kelime bulamıyorum. Bir de kitapla yetinmedim tek kişilik bir tiyatro oyununda izledim. Muhteşem bir performans eşliğinde. Etkisinden çıkabileceğimi de düşünmüyorum 🥺 Kadın olmak gerçekten zor ama özellikle bazı coğrafyalarda çok daha zor 😞
Hakan
Gönderi Sahibi
Tamamdır, çok teşekkür ederim🙏
Öncelikle yazdığın inceleme için teşekkürler Hakan. Yıkanmak İstiyorum kitabını okuyup üstüne bir de inceleme yazmak beni çok yormuştu. Uzun bir süre kendime gelemedim. Bu kitabı o kadar çok okumak istememe rağmen, erteledim. Belki ilerleyen zamanlarda okurum. İncelemen yine fark yaratmış, tebrikler.
Hakan
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim hocam. Bu kitaptan hemen sonra Yıkanmak İstiyorum'u okudum. İkisi de çok yıkıcı kitaplar. İnceleme yaparken bende zorlandım. Umarım birkaç kişide de olsa farkındalık oluşur.
Kitabı çok merak etmekle birlikte tedirgin oldum, bazı alıntılarda nefesim kesildi. İnceleme çok başarılı olmuş. cesaret edebilirsem mutlaka okuyacaklarım arasında yer aldı bu kitap.
Hakan
Gönderi Sahibi
Merhaba🙋‍♂️ Okumasi hiç de kolay değil. Harika bir bilinçlendirme kitabı olmakla birlikte, o kadar da rahatsız edici. Büşra Sanay kitabı yazdığı süreç boyunca psikolojikmen çok etkilenmiş. Ki biz okurken bu kadar yıpranıyorsak yazanı ve yaşayanları düşünemiyorum. Cesaret bulabilirseniz mutlaka okuyun derim. Aynı zamanda İncir Kuşları ve Yıkanmak İstiyorum da tavsiyemdir🙏
Reklam
Okumak istemediğim tek kitap sanırım 😮‍💨
Hakan
Gönderi Sahibi
İstenmeyecek kadar da var :(