kitabı ilk gördüğümde ismine anlam verememiştim. okumaya başladıkça ve insan tarihini detaylıca gördükçe kitabın isminin ne kadar yerinde bir isim olduğunu anladım. sıradan bir hayvanken nasıl ''dünyaların yok edicisi'' tanrılar olduk çok yerinde anlatılmış. sapiens ne yazık ki dünyanın başına gelmiş en korkunç şey. en ölümcül hayvanları merak ederiz çoğu zaman. aslında o hayvanı çok uzaklarda aramaya gerek yok çünkü o hayvan biziz. neandertal kuzenlerimizi güç uğruna yok ettik. ıssız bir adada kendi halinde yaşayan hayvan türlerini çıkarlarımıza uymuyor diye katlettik. hatta öyle bir hale geldik ki birbirimizi bile katlettik. bunların hepsini güç uğruna yaptık. harari'nin dediği gibi, güç yozlaşmaktır. ve insanoğlu tüm yüzyılların en yozlaşmış varlığıdır.
bunların dışında kendi yarattığımız mitlere veya tanrıdan geldiğine inandığımız dinlere inanarak yaşıyoruz. kapitalizm, komünizm, liberalizm aslında ideolojiden çok bir dine dönüşmüş durumda. özellikle modern dünyada kapitalizm olgusunun bir inanca dönüşmüş olması çok yaygın. hepimiz kapitalizme inanıyor ona tapıyoruz. o zaman kapitalizme modern insanın yeni dini demek yanlış olmaz diye düşünüyorum.
yakın gelecekte homo sapiensin başına ne gelecek tahmini güç. çünkü artık on binlerce yıllık bir süreç gerekmiyor büyük devrimler için. bazen bir kaç yıl gibi kısa sürede bile insan hayatı tamamen değişebiliyor. belki yerimizi bizden çok daha üst insanlar alacak veya hala en üst insan biz kalmaya devam edip alt türleri ezmeye devam edeceğiz. belki mahvettiğimiz gezegen burayla sınırlı kalmayıp başka gezegenleri ve evrenleri mahvedeceğiz. kim bilir?
bana böylesi bir bakış açısı kazandırdığı ve beni yeniden düşündürmeye sevk ettirdiği için yazara teşekkür ediyorum. tarih nasıl anlatılır sorusunun cevabı tam olarak budur. okuduğum son kitabı olmayacak kesinlikle.
Yuval Noah Harari