Sicilya Aslanları, 1799 Bagnara depremi sebebiyle Palermo’ya taşınan Floria ailesinin hikayesini konu alıyor. Palermo’da kendilerine minik bir baharatçı dükkanı kiralayan Paolo ve Ignazio kardeşler gün geçtikçe büyük başarılara imza atıp, baharat ticaretine yön verecek duruma geliyorlar. Soylu olmadıkları için her türlü zorbalığa ve ötekileştirilmeye karşın hiç yılmadan kendilerine sıfırdan bir hayat inşa ediyorlar. Karakterlerin kişisel yaşamlarına derin bir şekilde inilmesinin kitabın akıcılığını konusunda büyük bir yardımıcısı olduğuna inanıyorum. Her ne kadar birçoğu sinirlerimi gerse de, zaman içinde karakterlerin değişimini ve gelişimini okumayı çok sevdim. Bu 100 yıllık serüvende doğumlar, kayıplar, düğünler derken tüm karakterlerle derin bi bağ kurdum, öfke, hüzün gibi birçok duyguyu beraber yaşadım. Yazar, dönemin siyasi yapısını, kadın- erkek ilişkilerini, soylu-halk arasındaki keskin farkı ve kadının toplumdaki yerini paylaşıyor bizimle. 1800’lü yılları konu almasına rağmen günümüzde hala aynı problemlerle savaşıyor olmak çok acı. Hikayenin devamını da merak ediyorum, ikinci bir kitap geliyormuş, basılır basılmaz edinip okuyacağım. Gerçekten sapmadan kurguyla harmanlayabilmek bence zor bir iş ama yazar bu konuda kalemini konuşturmuş, klasik bir kitap okuyoruz adeta. Birkaç nesli kapsayan aile hikayelerini okumayı seviyorsanız Sicilya Aslanları sizin için biçilmiş bir kaftan
Bir de uyarıda bulunmak isterim, kitabın ilk sayfalarında yaşanan deprem iyi betimlendiği için tetikleyici olabilir. Şahsen benim 6 şubatta yaşadığım korku tekrar içime düştü.
Sicilya AslanlarıStefania Auci