Tekdüze yaşamı eleştirel nitelikte ilginç bir roman. Belirli bir sonuca varmayan, iç monolog eserlerini hep sevmişimdir (akıcı olduğu sürece!).
İnsanlardan ve iş hayatından sıkılan bir adamın ormana taşınma hikayesini ele alıyor. Doppler paraya ve eğitime karşı biri. Doğruluğu tartışılır. Şahsen çocukları ve hamile karısı olan biri için kesinlikle bencilce olduğunu düşünüyorum. Doppler'in akıl sağlığının yerinde olduğunu da düşünmüyorum tabii.
Kitaptaki sağcı karaktere zamanla sağcılıktan uzaklaştığı halde ısrarla "sağcı adam" olarak seslenmesi detayını sebepsizce beğendim. Şaşırdığım bir başka konu ise Norveç 'teki ormanların sahibinin bir iş adamı olması oldu. Yazar bu konuda da ayar veriyor. İkinci kitabı Bildiğimiz Dünyanın Sonu 'nu da bir ara okurum herhalde.