Bazı kitaplar vardır. Sizi şok eder ve her satırıyla yerinize mıhlar. Asılacak Kadın da benim için bu romanlardan biri.
Asılacak Kadın hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse; ilk kez 1979’da basılmış olan roman, Müjde Ar’ın başrolünde olduğu bir filme uyarlanmış, hakkında dava açılmış. Aslında gerçek bir olaydan uyarlanmış bir eser. Romanın ana konusu bir cinayet ancak bir cinayet romanı değil. Katili bulmak değil amaç. Katil belli ama aslında gerçek suçlu herkese göre farklı. Eseri enteresan kılan da bu, asıl suçlunun kişiye ve onun yaşadıklarına göre değişmesi.
Bütün karakterler, insanın ruhunun evrenselliğini dönemler ötesinde yansıtmasıyla bir başucu eseri aslında. Kitabı okudukça insan ırkının yaşadıklarından ders almadığını görmek, gerçekten de üzücü. Kitap ile ilgili davada yaptığı savunmada Pınar Kür gerçekten de dönemler üstünde insanlığın kolektif bilincine dair çok güzel bir şey söylemiş: “Düşünce özgürlüğünü bir kavram olarak bile ortadan kaldırmanın en iyi yolu, düşünmeyi bilmeyen kuşaklar yetiştirmektir.” Keşke herkesin kulağına küpe olsa bu söz.
Alıntılarını tek tek okudum ve listeye ekledim. Hatta beğendin mi diye de soracaktım - ta ki gündüz incelemeni okuyana kadar. Emeğine sağlık canım benim 💙 pdf olarak şansımı deneyeyim ben de 🥰
Kalemine sağlık.🌸
GAMZE Mart ayı okuma listemde #k:119383. Sıfır Noktasındaki Kadın kitabını okuduktan sonra listeme almıştım. Maalesef hiç bir şey değişmiyor :(
Teşekkür ederim Distopya 🌸😊
Ben ümidimi hala tam olarak kaybetmiş değilim, umuyorum ki er ya da geç değişecek herşey.
Çok etkileyici bir kitap, keyifle okumanı dilerim diyeceğim ancak okurken keyif vermekten ziyade acı veren türden biraz. Ama güzel, herkes okumalı okutmalı ki bu acı gerçeklerle yüzleşerek toplum dönüşebilsin, gelişebilsin.