6/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2024 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2024 13:15
Merhaba arkadaşlar. Yıllar sonra George Orwell ile yeniden beraber olacağız. Bundan sonra 2 eserini daha okuyarak kendine ait serimizi de tamamlayarak yola devam edeceğiz. Kitabın karakterinin George adında biri olması da beni düşündürdü. Savaşın ne kadar berbat ve iğrenç, ölümlerin ne kadar acı verici olduğunu hisli bir biçimde anlatan bir eser olması yönüyle de iyi ki şimdi okumuşum dediğim bir eser oldu. Savaş, yalnızca kaçınılmazsa var olmak için yapılmalıdır aksi halde yalnızca aptallıktan ibarettir. Bugün savaş karşıtı olanlarımızın çoğu da savaşta yakınlarını kaybetmiş kişilerdir zaten. George Bowling’e biraz odaklanırsak, 45 yaşında evli ve çocuklu bir adam. Gittikçe kilo alıyor, takma dişleri var ve dünya savaşı öncesi hayata tutunmaya çalışan bir pazarlamacı olarak öne çıkıyor. O dünya savaşı başlı başına bir konu ama ben şu kadarını söyleyeyim kitaptan bağımsız ve pek bahsedilmeyen. Winston’un inadı olmasaydı dönemin en hızlı uçaklarından 2 kat hızlı olan ve savaş sonu müttefikleri şaşırtan Alman süper hızlı uçakları tüm dünyayı yok edecek kapasiteydi ve Alman mühendislerin dünyaya bilimsel olarak birkaç yılda sunduğunu 80 senede toplam olarak hala bilim dünyası sunamadı. Bunlardan değil de acılardan bahsetmek daha ön plana çıktığı için biz bunu da ekleyelim dedik. Diğer yandan aradığı şeyi hiçbir zaman bulamayan ve bence ne aradığını kendisi de bilmeyen George karakteri, pek çok insana yakın gelecek bir karakter aslında. Daha sonra bu geçmişe yönelik bir toparlanma ziyareti yapmak isteyecek ve çocukluğunun kasabasına gidecektir. İşte burada boğulmamak için yüzmeye devam edecektir desek yeridir. Bazen bazı şeyler yaparız ve sanki birileri bize bakıyor gibi hissederiz. Bir adım atsak dibimizde bitecek gibi düşündüğümüz olur insanları. George biraz böyle evhamlı bir karakter. Yer yer bu durum yüzümüzü gülümsetse de psikolojik olarak bir insanın ne durumda olduğu ve neler hissettiğine yönelik dikkat çekici bir bakış açısı olduğunu düşünüyorum. Çocukluğuna dönmek istemesinin ve mutluluğu hatırladığı tek yerin orası olması mı daha kötüdür yoksa mutluluğun ne olduğunu hiç bilmemek mi daha acıdır bilemiyorum. Hilda ise George karakterinin eşidir. Tutumlu olarak gözüken ama bunu aşırı derecede abartan biri olduğu için hayattan keyif alacak hiçbir şeye sahip olmayan biridir. Günümüzde olsa röportajlara çıkan X’li dayılar gibi olması muhtemel kişidir. Ama şunu söyleyelim, tutumlu olmak bir yere kadar iyidir. Yani 100₺ paranız varsa 100₺ harcamak, 1000₺ varsa 1000₺ harcamaktan bahsediyorum. Ya da ben böyle biriyim. Ama fazlası cimriliğe ve pintiliğe yol açar ki bunun da ne din ne de sosyal hayatta asla yeri yoktur. Yine de şunu söyleyebilirim ki, bir sabah uyandığımızda geçmişe değil geleceğe özlemle bakacağımız günler olsun. Geçmişte yaşamanın geçmişle yaşamanın, varsa geçmişin güzelliklerini düşünmenin tek başına bir anlamı yok. Geçmişte şu durumdaydım, şuna sahiptim şimdi yok diye hayıflanmak yerine gelecekte kendime ne katabilirim, kendime ne sunabilirim diye bir düşünce içinde olmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Geçmiş, geçmişte kaldı. Son olarak da şunu eklemek istiyorum. Can Yayınları ne zaman düz beyaz baskıdan vazgeçip renkli baskılara adım attı, o günden beri kalitesini ciddi anlamda arttırdı. Hatta şunu bir hakaret olarak değil övgü olarak söylüyorum ki beyaz kaplı düz eserlerini ne olursa olsun paramparça edip çöpe atabilirdim kalitesizliğinden ama renkli baskılarını erinmem çöpten alır temizlerim. Arada işte bu kadar büyük fark oluşturmayı başardılar ve okudukça onlarla da gururlanıyorum. Diğer yandan yazarın işçi sınıfına üzülmediğini göreceğiz. Bu kısım doğru okunup anlaşılması gereken bir kısım. Üzülmeme sebebi ne olursa olsun örgüt olarak kimseye ezilmeyecekleri. Diğer yandan patronlara bağımlı çalışanların tokat yese bile onların elini öpüp çalışmaya devam edeceği yönünde. Yani bu kısım savaş psikolojisi dışında kitapta en iyi anlaşılması gereken kısımlardan. Çünkü günümüzde de işçilerimiz örgütlenirse, bir olabilirse birlikte hareket edebilirse onları kimse ezemez. İşçilerin grev yaptığı bir fabrika düşünün daha net anlarsınız. İşçi sendikaları da –genellikle başlarında sosyalistler olduğu için- bu örgütlenmeyi çok iyi başarıyor ve büyük kısmı birlik olarak hareket edebiliyor. Şakayla karışık onlar sendikalıysa ben de Harranlıyım dememek için sendika ve işçilerin birleşmesi çok önemlidir. Ve evet siyasi görüş olarak uyuşmasak da bu insanları ve yaptıklarını takdir ediyorum. Çünkü önce insanlık ve insanlık siyasetten kat be kat üstündür. Önemli olan insanlıktır ve unutmayalım ki İYİLİK İYİDİR! Yazara ait daha önceki incelemelerimize ve içeriklere göz atarak yazımızı tamamlayalım: #33377874 #39398011 #73102476 #130252974 #130268233 #130307147 #130351369 #130371953 #130387857 #130447787 İçerikler ise şu şekilde: 1984 Aslan ve Unicorn Aspidistra Boğulmamak İçin Burma Günleri Hayvan Çiftliği Katalonya’ya Selam Kitaplar ve Sigaralar Neden Yazıyorum -Neden Yazıyorum -Aslan ile Tekboynuz -Bir İdam -Bir Fili Vurmak Papazın Kızı Paris ve Londra’da Beş Parasız Hepimize iyi okumalar dilerim..
Boğulmamak İçinGeorge Orwell · Can Yayınları · 201510,6bin okunma
·
376 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.