Kreutzer Sonat- kitap yorumu
5/10
·140 syf.··
2024 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2024 01:05
Lev Tolstoy en sevdiğim yazardır diyebilirim. O kadar seviyorum ki külliyatını toplamaya ve her eserini okumaya çalışıyorum. Şuana kadar sevmediğim çok az eseri vardır sanırım. Düşünceleri, yazdığı konular, dili çok hoşuma gidiyor ve eserleri akıp gidiyor elimde. Bu eserini daha önce hiç duymamıştım ve okumadan önce inceleme yaptığımda büyük eleştirilere maruz kalan bir eser olduğunu farkettim. Nedeni ise işlenen konu ve Tolsoy'un bakış açısı. Konusundan kısaca bahsedersem; Tren yolculuğuna çıkan kahramanımız ilginç bir adamla tanışır yolcuk sırasında. Bu adam karısını öldürmüştür. Yolculuk boyunca katil oluş hikayesini, adamın kadınlara bakış açısını, evliliğini, genel olarak dünya görüşünü okuyoruz. Gerçekten okuduğum en ilginç eserlerden biriydi verilmek istenen mesajlar ve savunulan düşünceler bakımından. Kitap, kadınların genelevlerdeki kadınlardan farklı amaçlar için yaşamadıklarını (s. 26), insanlık türünün devamını getiren cinselliğin tamamen ortadan kaldırılması gereken bir şey olduğunu (s. 37), erkeklerin köle seçer gibi kadınları seçtiğini ve kadınların seçilmek için türlü yöntemlerle erkekleri kandırdığını, seçilen kadınların daha sonrasında kendilerinin köle değil aslında farkettirmeden erkekleri köle yapmaları ve onları yönettiklerini, ahlakı bozulmuş bir köle olarak kadının doğum kontrol yöntemlerini kullanarak kendisini bir fahişe haline getirdiğini (s. 49), sanatın zinayı teşvik edebileceğini (s. 78), bedensel aşk ve evliliğin ahlaksızlık ve günah olduğunu (s. 119), cinselliğin ayıp bir şey olduğunu, temiz bir genç kız olmak istiyorsanız bütün gücünüzü ahlaklı olmaya adamanız gerektiğini (s. 122) savunuyor. İlk başta bu yazılanların Tolstoy'un düşünceleri olduğunu kabul etmek istemedim ve değil diye düşündüm. Bir sayfada erkekleri gömer gibi oluyor diğer sayfada kadınları.. o kadar kafam karıştı ki okurken , o kadar ne savunuluyor anlamakta zorlandım ve belki de anlamak istemedim ki.. Çoğu bakımdan ters düşüncelere sahip olduğum bir eserdi ve en sevdiğim yazar tarafından bu düşüncelerin kaleme alınmış olması beni çok üzdü. Kahramanımız kadınlara köle, cinsel obje, değersiz bir varlık gibi bakıyor. Sevgiye inanmıyor ve çocuklarına bile sevgi göstermiyor. Karısıyla aşk adı altında evleniyor ama sevgi yok, kıskançlık var ama bu kıskançlık sevgiden değil ona ait olan bir objenin himaye ve kontrolünden çıkmasına bağlı bir kıskançlık var. İlk başlarda cinsellikle ilgili olan düşünceleri anlamakta zorlandım ve kahramanın evlenmesini anlamadım. düşünceler beni rahatsız etti ancak daha sonrasındaki o kıskançlık kısmı çok daha beterdi. O kadar iğrenç düşünceler, o kadar sevgisiz bir kahramandı ki çok sinir oldum. Kitabı okurken Tolstoy'un ters düşüncelerini başrol kahramanıyla aktardığı bir eser olduğunu sanmıştım ama son kısımdaki yazarın eklediği sonsöz bu düşüncemi çürüttü. Yazdığı şeylerin kendi düşünceleri oluğunu söylediği 10 küsür sayfalık bir sonsözle bitiyor eser. Onca kitabını okuduğum yazarın cinselliği bu derece kötü bir şey olarak sanki bağnaz bir düşünceyle aktarması, kadınları bir nesne , köle olarak gördüğünü savunan şeyler yazması, sanatın ahlaksızlığa teşvik ettiğini ve sanatçının ahlaksız olabileceğini savunması , sevginin ve aşkın varlığından emin olmadığını söylemesi beni inanılmaz şaşırttı. Yazara bakış açım biraz değişti mi? evet. Garip bir hisle "ben ne okudum ya?" diyerek kapattım kitabı. Diğer eserlerinde hiç bu düşüncelerini hissetmemiştim. Eser genel olarak da çok akıcı değildi. sonlara doğru cinayet sahneleri biraz akıyordu ama genel anlamda felsefik bir yapısı vardı. Tamamen düşüncelerini aktarmıştı yazar eser boyunca aslında, yani bir olay örgüsü beklemeyin. Bu düşüncelerde bana uymadığından okurken yer yer sıkıldım ve sonlara doğru özellikle sonsözü okurken tamamen zıt düşüncelere sahip olmamla birlikte bitsin artık diye okudum. Bazı katıldığım cümleler yok değildi evet ama genel verilmek istenen düşüncelere ters bir düşünce yapısına sahiptim. Okutuyor mu evet ama kesinlikle en sevdiğim yazarın sevmediğim eserlerinden biri oldu bu benim için ve yazara bakış açımı az da olsa değiştirdi (kötü anlamda). evet çok güzel yazıyor ama düşünceleri beni korkuttu ve şaşırttı. Beklemiyordum. Kesinlikle Tolstoy'un önereceğim eserleri arasında değil ama yazarın farklı bir yönünü görmek açısından okunabilir.
İnceleme
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
·
656 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu tür görüşlerde kesinleşmemek yahut genelleme yapmamak gerekir. İnsanlar kendi deneyimlerini bütün dünya ondan ibaretmiş gibi değerlendirme eğiliminde. Halbuki dünya ne bizden ibaret ne de tanınan kötülerden. Nasıl ki eşini, sevgilisini aldatan, hayatı boyunca birçok kadınla münasebeti olan erkekler varsa, çocukluğundan ya da ilk erkek arkadaşından sonra "boşta" kalamayan kadınlar da var. İlla hayatında biri olacak. Olmazsa olmuyor, yapamıyormuş?! İnsan insana ihtiyaç duyar, insan toplumsal da bir varlık, tamam. Ama karşıdaki kişiyi her anlamda nefsine eğlence yapan yahut tamamen menfaat üzerine ilişkiler kuran kadınlar da var, aynı erkekler gibi. Bu yüzden yazarın görüşlerine hem katılıyorum hem kesinlikle katılmıyorum. Adama sorarlar, her erkek sadakat duygusuyla yüklü, sevgiyle ve şefkatle mi hareket ediyor diye... İncelemenizi çok beğendim. Uzun uzun hiçbir noktada eksik bırakmayacak şekilde yazmışsınız. Bir yazarın birçok kitabını okumanıza rağmen kendi görüşlerinizi korumanız, ona duyduğunuz sevginin görüşlerinizin ötesine geçmemesi, kendi sınırınızı korumanız çok hoş. Vaktinize bereket.
Nil Yelen
Gönderi Sahibi
Çook teşekkür ederim ben de vakit ayırıp incelememi okuduğunuz için😊 iyi okumalar dilerim ☺️