Bu tür görüşlerde kesinleşmemek yahut genelleme yapmamak gerekir. İnsanlar kendi deneyimlerini bütün dünya ondan ibaretmiş gibi değerlendirme eğiliminde. Halbuki dünya ne bizden ibaret ne de tanınan kötülerden. Nasıl ki eşini, sevgilisini aldatan, hayatı boyunca birçok kadınla münasebeti olan erkekler varsa, çocukluğundan ya da ilk erkek arkadaşından sonra "boşta" kalamayan kadınlar da var. İlla hayatında biri olacak. Olmazsa olmuyor, yapamıyormuş?! İnsan insana ihtiyaç duyar, insan toplumsal da bir varlık, tamam. Ama karşıdaki kişiyi her anlamda nefsine eğlence yapan yahut tamamen menfaat üzerine ilişkiler kuran kadınlar da var, aynı erkekler gibi. Bu yüzden yazarın görüşlerine hem katılıyorum hem kesinlikle katılmıyorum. Adama sorarlar, her erkek sadakat duygusuyla yüklü, sevgiyle ve şefkatle mi hareket ediyor diye...
İncelemenizi çok beğendim. Uzun uzun hiçbir noktada eksik bırakmayacak şekilde yazmışsınız. Bir yazarın birçok kitabını okumanıza rağmen kendi görüşlerinizi korumanız, ona duyduğunuz sevginin görüşlerinizin ötesine geçmemesi, kendi sınırınızı korumanız çok hoş. Vaktinize bereket.