Bir yazarın özgürlüğüdür elinde tuttuğu kalem.
Her sanatçı düşüncesini kendi yetenek dilinde anlatır. Victor Hugo’nun bu kitapta yaptığı da tam olarak budur.
Ufak bir araştırma sonucu öğrendiğim kadarıyla 1828 yılında, Place de l’Hôtel-de-Ville’de, bir cellatı giyotini yağlarken izlediğinde aklına bu kitabı kaleme almak gelmiş. Hugo idam cezasına olan bakış açısını kendi sanatıyla okurlara anlatmış bulunuyor.
Yazarkenki gayesi okuyanların bir idam mahkumunun son anlarında neler hissedebileceğini anlamasıdır. Öyle ki yazarımız bu mahkum için aslında herhangi bir empati uyandıracak bilgi vermemiştir. Ne tam olarak ne suç işlediğini biliyoruz ne de kişiliği hakkında sempati uyandıracak bir detay. Bir kahramanı değil, herhangi bir suçlunun yalnızca o anda hissettiklerini okuyoruz. Bu da aslında Victor Hugo’nun gerçekte yapmak istediğini başarmış olduğunun bir kanıtıdır.
Victor Hugo