Merhaba arkadaşlar. Olgu Öyküleri, ilk serisinde daha evvel okuduğumuz ve etkisinde de kaldığımız DORA ile Küçük Hans vakalarını işliyor. Payel’in 98’de yayınladığı bu eser aynı zamanda seri olarak yayımlanmış ve gelecekte çok okunacak Freud eserlerini birlikte yayımlamasıyla öne çıkmıştır. DORA için ne yazdımsa aynısını tekrar ekleyecek, altına HANS için biraz bahsedeceğim:
ANCAK ŞUNU NET OLARAK SÖYLEYEBİLİRİZ Kİ, herkes ebeveyn olmamalı. Bunun haklılığını hepimiz pek çok kere başka şekillerde gözlemleyerek düşünmüşüzdür elbet. Çünkü önüne gelen anne baba olduğunda çocuğun gelişimi olumsuz etkileniyor ve toplumda hor görülen, değer görmeyen, ahlak ve etik kurallarından habersiz çocuklar yetişiyor. Bunları illa fakir zengin olarak düşünmeyin. Çocuklar görgü kurallarını bilmediğinde, hiçbir sorunu kendi başına halledemeden ebeveynleri tarafından ortadan kaldırıldığında bu çocuklar topluma kazandırılınca büyük bir bocalama ile beraber empati yeteneğinden yoksun bireyler olarak karşımıza çıkıyor ve toplumdaki kutuplaşma ve nefrete katkıda bulunmaktan başka hiçbir şey yapmıyorlar.
Dora özelinde baktığımızda ise babasının sadakatsiz biri olduğunu gözlemliyoruz. Dora ise bu nedenle içi nefretle dolu bir insan. Freud’a kalsa başımız ağrısa sebebini cinsellik olarak belirtecek ama ben buna katılmıyorum. Katılmadığım tek görüşü bu olabilir zaten. Onun dışında her çözümlemesi adım adım beni kendine yaklaştırıyor ve haklılığını ortaya zamanla çıkarıyor. Baktığımız zaman bu yapılan araştırmanın da tam olarak bitirilmediği, nasıl bir vaka olduğu sonucuna %100 ulaşılamadığını görürüz. Bunun diğer tarafına baktığımızda ise Dora’nın ruhunun bedenine hapsolduğunu hep beraber gözlemleriz. Aslında bu çok önemli bir gözlemdir bana göre ve bunu başka alanlarda da kullanılabilecek bir terim olarak düşünülebilir.
Diğer yandan ne yazık ki bizim ülkemizde dizilerin en çok tuttuğu, ne yazık ki en çok izlendiği senaryolardan biri de karşımıza çıkmakta. Bu nedir diye soracak olursanız anlatacağım. Dora, babası tarafından başka bir kadının evine gönderiliyor. Bu kadının adı Madam K olarak geçiyor. Gittiği bu evde ise Madam K ile aynı yatağı paylaşıyorlar. Onun sırdaşı da oluyor. Babasının aşığına gidiyor diyebiliriz yani. Ancak gittiği yerde Madam K’nın kocası tarafından da öpülüyor ve Madam K bunu hiç önemsemiyor. Kızın düştüğü duruma ve iğrençliğe bakar mısınız? Bunu normal görüp benim zihniyetime laf edecek olanlar da vardır bu dünyada herkes aynı düşünmüyor biliyorum ama olsun ben zaten bu insanlarla beraber yaşamaktansa mağaramda yaşamaktan mutluyum. Bizim dizilere benzer tarafı ise saçma sapan insan ilişkilerinin öne çıktığı, etik ve ahlakın hiçe sayıldığı durumdaki dizilerin revaçta olmasıyla bu eserde iki farklı aile arasındaki ahlaksızlığın had safhada olması ve Dora’nın burada kullanılan taraf olması. Böyle durumda olan birinin sağlıklı bir ruh hali içinde olmasını bekleyemeyiz zaten.
Aynı zamanda yıllar önce Freud’un her şeyi cinselliğe bağlamasından rahatsız olmuş olacak ki, Lidia Yuknavitch adındaki yazar Freud’un Dora hakkında hakkında her şeyi yanlış yorumladığını söyleyerek bu meşhur olayı romanlaştırıp “Dora: Freud’a Kafa Tutan Kız” adıyla bu olayı romanlaştırıp farklı bir boyut getirmiş. Aslında denenebilir, merak edenler araştırabilir ama benim bu vaka ile ilgili şimdilik yeni bir kitap okuyacak hafızam kalmadı desem yeridir. Malum henüz insan beyni için soğutucu geliştirilmedi ve bazı ağırlıkların etkisinden öyle kolay kurtulunmuyor.
HANS için konuştuğumuzda ise: Psikanalizin tarihinde de önemli bir yer edindiğini söylememiz gerekiyor. Hem çocukların ruhsal hem fiziksel gelişimini incelemesi yanında çocuklarda cinselliğin gelişimi, nasıl ortaya çıktığı ve nasıl geliştiği detaylı olarak incelenirken ayrıca çocukların davranışlarına yönelik çıkarımlar da bu makalede (sanırım bu yazıları bilimsel bir makale olarak kabul etmek çok doğru olacaktır) öne çıkan unsurlardır. Utanma duygusundan başlayan süreç özellikle zıt duyguların aynı anda işlenmesiyle devam eder ki bu herhangi bir nesneyi çok sevip aynı zamanda ondan nefret etmekle eşdeğer bir olgudur. Hatta çok sevdiğiniz bir saati takmanız ve çıkarmak istememeniz ama taktıkça o saatin size acı vermesiyle aynıdır bu durum. Hayatta bunun gibi pek çok örnek vardır ve var olmaya devam edecektir.
Daha önce Freud üzerine okumalarımız ve içerikleri ise şu şekilde sıraladık:
#48588798#50479031#130474097#130483820#130492786#130515712#130541889#130564507#130600939#130612649#130621592#130657839#130668944#130711672#130728393#130756249#130765374#130801050#130825634#130853588#130860907#130907561#130930727#130937827#130944707#130952317#130976567#130986598#130996539#243310187#243480604#243505636#243668334#243911892#244358353
İçerikler ise:
Amatör Psikanalizi
Kitle Psikolojisi - Toplum Psikolojisi
Bastırma ve Bastırılanın Geri Dönüşü
Bilinçsiz - Olan
Bir Çocukluk Nevrozu Hikayesi: Kurt Adam Vakası
Bir Genç Kızın Günlüğü
Bir Yanılsamanın Geleceği (Uygarlıklar ve Hoşnutsuzluklar - Uygarlığın Huzursuzluğu)
Cinsel Yasaklar ve Normaldışı Davranışlar
Cinsiyet Üzerine (Cinsellik Üzerine)
Cinsiyet ve Psikanaliz
Çocukta Fobinin Analizi: Küçük Hans Vakası
Davranış Bozuklukları ve Tedavisi
Dinin Kökenleri
Dora - Bir Histeri Vakasının Analizinden Parçalar
Endişe
Einstein’a Mektup
Espri Sanatı
Espriler ve Bilinçdışı ile İlişkileri
Freud - Jung Mektuplaşmaları
Freud’un Mektupları
Grup Psikolojisi ve Ego Analizi
Günlük Yaşamın Psikopatolojisi
Haz İlkesinin Ötesinde: Ben ve ID
Histeri Üzerine Çalışmalar
Kokain
Leonardo Da Vinci ve Çocukluğundan Bir Anı
Metapsikoloji: Haz İlkesinin Ötesinde - Ego ve ID ve Diğer Çalışmaları
Musa ve Tektanrılı Din
Mutluluk Dediğimiz Şey - Aforizmalar
Narsizm Üzerine ve Schreber Vakası
Olgu Öyküleri -1
-Dora
-Küçük Hans
Otobiyografi
Psikanaliz Açısından Edebiyat
Psikanaliz Üzerine
Uygarlığın Huzursuzluğu - Bir Yanılsamanın Geleceği
Yas ve Melankoli
Hepimize iyi okumalar dilerim..
Olgu Öyküleri 1Sigmund Freud · Payel Yayınları · 199584 okunma