Ana karakterimiz Gordon Comstock paraya karşı savaş açmış bir karakter. Gordon'ın ailesinde para kazanma ümidi olan tek kişiyi Gordon olarak görüyorlar tek umutları Gordon. Ancak O para üzerine kurulu dünyadan tiksinmekte ve para kazanmak için önüne gelen fırsatları da elinin tersiyle itmekte. Neredeyse her şeyi paraya bağlayan, parayla kafayı bozmuş ancak bir o kadar da paradan nefret eden, kendi içinde çelişkileri olan biri Gordon. Onun bu dengesiz tavırlarını okuyucuya çok iyi yansıtmış yazar.
Kitaba adını veren aspidistra ise zor koşullarda bile yaşayabilen, dar gelirlilerin bir sembol olarak gördüğü, evlerinden eksik etmedikleri bir zambak türü.
Kitap gayet akıcı ve sade bir dille yazılmış, elimden hiç bırakamadım bir solukta okudum adeta. Olay örgüsü beni içine çekti. Yazar modern dünya eleştirisi yapmayı da ihmal etmemiş.
George Orwell'ın 1984 ve Hayvan Çiftliği kadar etki yaratmamış ama onlardan çok da aşağı kalır bir kitap değil Aspidistra. Ayrıca Gordon'ı bazen Martin Eden'e benzettiğim yerler oldu. Sadece Martin kendini kanıtlamak için yazar olmak istiyordu ama Gordon'ın temel amacı para. Martin Eden'i sevenler Aspidistra'yı da sever diye düşünüyorum. Keyifle okuyacağınız, elinizden düşürmeyeceğiniz bir kitap olacaktır.