Selamlar, ben Leyla.
Ben bu yazarın daha önce That Sık Luv kitabını okumuştum ve okuduğum hiçbir şeye benzemiyordu. Bu kitabının da aynı olacağını zannettim ama öyle olmadı. Tahmin edilebilir bir kurguya sahipti. Nicole çok fazla “pick me girl” enerjisine sahipti. Özellikle Hawke kavga ederken koluna dokunup tarafların uzlaşmasını sağlayan özel bakış gücü varmış gibi davranması bana çok inandırıcı gelmedi. Bunu sorun olarak kabul eder misiniz bilmiyorum ama karakterlerin birbirine sürekli “Sen olmasaydın ne yapardım, sen benim aşkımsın, ruhumsun” tarzı cümleleri bir yerden sonra beni baydı. Sevdiğinle zıtlaşmanın köpeğiyim.
Colleen Hoover ve Brittainy C. Cherry birleşimi gibi bir şeydi. Dram seviyesi yüksekti. Tetikleyici uyarısı var. Okurken dikkat edelim.
Nicole, sevgilisi Patrick ile mutlu ama alışılagelmiş bir hayat sürdürmeye devam ediyordu. Daha fazlasını aradığı ama şükretmek zorunda hissettiği bu baloncuk, Hawke adında her yeri dövmelerle kaplı, hapishaneden yeni çıkmış kötü adam tarafından hiç beklemediği bir şekilde patlatılacaktır.
Bu kitaba biraz fazla acımasız davranmışım anlamadım. Cole ve Hawke’ın flörtleşmelerini okurken çok keyif aldım. Aşkın nasıl olması gerektiğine dair hoş parametreleri vardı. Smut sahneleri çok ateşliydi.