·104 syf.····Okunma: 11 Temmuz 2024 20:04 Evett, Albert Camus'u, ilk kez okuduğum itirafname değeri taşıyan Düşüş kitabıyla tanıdım. Sanırım Albert Camus'u tanımak için yanlış bir kitabıyla başladım :) dili ağır bazı konular anlaşılmazdı benim için ama yeri geldiği bazı konularda olayları yani dünyada ki 'ikiyüzlü' insanları çok iyi anlatmış. Açıkcası böyle bir şey beklemiyordum, birazda bana sanki günlük yazarmışcasına geldi :))
Konusuna gelecek olursam Jean Baptiste Clamence saygın bir avukat, iyilik abidesi, her şeyiyle mükemmel görünmeye çalışan bir adam. Barda ismi bilinmeyen bir adamla karşılaşıyor ve başlıyorlar sohbete -tabi sohbette sadece Jean Baptiste Clamence'ye ait olan kısımlar var-
Jean Baptiste Clamence, burda kendini 'Tövbekâr Yargıç' olarak adlandırıyor, hayatının en zirvelerini yaşarken kendini, hayatı sorguluyor ve git gide kendini bu 'mükememel' konumdan düşürüyor. Kitabı okurken çok yorucu geldi bana benimle aynı fikirde olan varmı bilemem ama az sayfalı bir kitap ve bitirirken yorgun hissettim.
Kitabı derin felsefeyle ilgilenen, hayatı derinlemesine sorgulayanlara öneririm. Hoş bir kitap fakat sadece anlatılış biçimi hoşuma gitmedi.