Okuması çok keyifliydi. Öncesinde duyduklarımdan, okuduklarımdan hareketle; düşünceleri yemek, içmek ve yatmaktan oluşan bir karakter olarak düşünmüştüm Oblomov'u. Anne babasından kalan zenginlikle beraber hiçbir şeyi kendi başına tam yapamayan Oblomov'u ve Oblomov'un hayatın anlamını aramasını anlatan bir roman okuyacağım sanıyordum. Bu önyargılarımdan dolayı da kitaptan çekiniyordum açıkçası çünkü bu karakteri okurken zaman zaman sinirleneceğimi, kendisiyle aramda bir bağ kuramayacağımı düşündüğümden dolayı uzun ve yorucu bir okuma olmasını bekliyordum. Ancak kitabı dört günde okumuş olduğumdan da (1k 5 gün diyor ama yalan) belli olduğu üzere asla böyle bir kitap değildi. Oblomov'un aslında nelerle boğuştuğunu, dışarıdan sürekli uzanıyor gözükse de içerisinde nelerin yattığını gördükten sonra kitap sürükleyip götürdü beni. Eğer becerebilirsem bir inceleme (incelemeden ziyade kitap hakkında düşündüklerimi veya kitabın bana anlattıkları, hissettirdiklerini) yazmak istiyorum. İnceleme yazmak kolay bir şey değil tabii öncesinde uzun bir çalışma yapmam gerekiyor. Ama durun da öncesinde bi uzanıp dinleneyim, sonra başlarım çalışmaya =)