Yorumlarınıza kendi bağlamında katılıyorum. Sade roman içeriğine değil, ilişkili kültürel konularla birlikte okununca bu sonuca ulaşmak çok doğal görünüyor. Ben Flaubert’in Madam Bovary sonrası yazdığı bu eseri biraz kendi rüştünü ispat etmek ve dönem çevresine “bakın, daha önce insanların mikrokozmografyasını detayları ile resmetmiştim, şimdi bu romanda ise kendimi tekrarlamak ve Salambo-Matho arası çok sıkılası o duygusal damarı, yine romantizm sosuna bulandırmak yerine, o kısmı es geçip, tamamen farklı bir yönümü; araştırmacı, betimleyici, tarihi savaş kurgusunu detaylarıyla okura geçirmeye kabil olduğumu size göstermek istedim” mesajını vermek istediğini düşünüyorum. Yazarın 1874’te tamamladığı versiyonuyla, Salambo’dakine benzer şekilde, arkasında yine uzun ve yerinde araştırmalar yatan “Ermiş Antonius ve Şeytan” kitabı, incelemenizdeki beklentiyi karşılaması adına, hem tarihi-mistik hem de karakterindeki psikolojik derinlik bakımından göz atmaya değer.