·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Temmuz 2024 08:38 19.yüzyılın ortalarında İrlanda'da küçük bir köyde yaşayan bir aile üzerinden yazar Büyük Kıtlığı ya da diğer bilenen ismiyle Patates Kıtlığını anlatmaktadır. Büyük Kıtlık yaklaşık 1 milyon insanın ölmesine aynı zamanda 2 milyona yakın insanından yurdundan göç etmesine sebep olan İrlanda'da 1845 yılında başlayıp 1852 yılında son bulmuştur. Bu acı verici durum patateslere bulaşan bir çeşit mantar yüzünden oluyor. Eser işte bu kıtlığın getirdiği büyük yıkımı anlatırken bir yandan da bu yıkıma nasıl bile bile insanların sürüklendiğini gözler önüne seriyor.
Eserde olaylar Kilmartin ailesi üzerinden aktarılır. Ailenin başında 70'li yaşlarındaki Brain Kilmartin olup; eşi, çocukları ve geliniyle birlikte tarım ve hayvancılıkla uğraşarak geçimlerini kazanırlar. Yazar okuru fazla bekletmeden direkt konuya girer. İlk olarak patateslerde meydana gelen hastalığın haberi köye ulaşır ancak Kilmartin ailesinde durumlar beklenildiği kadar korkutucu değildir. Süreç ilerledikçe onlar için de artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Büyük Kıtlık da insanlar mahsul alamadıkça ve ellerinden hayvanları yönetim tarafından zorla alınınca doğada bulunan böğürtlen, yosun, bulabildikleri kökleri ve balık yerler. İngiltere hükümeti yardım amacıyla çorba dağıtır ancak bu sadece yol çalışmasında görev alan insanlar içindir. Bunun yanı sıra mısır getirdiler ve ekmeye çalıştılar ancak hava koşulları uygun olmadığı için bu durumda ne yazık ki işe yaramamıştır. O dönem oldukça zengin olan İngiltere yeterli yardımda bulunamayıp insanlar bilerek ölüme terk edilmiştir. Bu duruma kayıtsız kalamayan Osmanlı Devleti ise dağılma döneminde olmasına rağmen oldukça yüksek, iyi meblağda yardımda bulunmuştur. Para yardımının yanı sıra erzak, ilaç ve tohum yardımları da yapmıştır.
Yazar yaşanan büyük kıtlığın giriş, gelişme ve sonuçlarını çok güzel, ince ince işlemiştir. Roman boyunca anlatmak istediği her şeyi çok açık bir şekilde dolandırmadan ele alıp okura aktarmış. Zenginin yine kendini düşündüğü yönetimin mazlumun yanında değil de yine zenginin yanında olduğu insanların bu büyük yıkıma nasıl acımasızca bırakıldığı ancak bu kadar sade ve doğrudan ele alınabilirdi. İlranda'da yaşanan bu felekat sonuçları da ağır olmuştur. İrlandaca'nın kullanımı azalmış, toplumun kültürel, siyasi ve demografik yapısı değişmiştir. Herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir roman. Çok beğendim.