Eser sürekli tekrar edilen bir şikayettir: Sevilmemiş olmanın şikayeti. Sevmekten ziyade sevilmemek.
Dönemin ahlâkî kurallarına aykırı bulunup kitabın toplatılması, yasaklanması, yapılan ağır eleştiriler, yazarın bu eser için çektiği çileler büyük haksızlık bana göre. Nitekim anlatılanların hepsi insanî duygular.
Kitap beni yaraladı. Sevilmemeyi adeta karakter Claude olup yaşadım. O ruhsal çöküntü, o karamsarlık, o içi acıyla dolu psikoloji beni halsiz bıraktı. Ama en iyi bu şekilde tasvir edilebilirdi. Yazarı bu müthiş gözlemler için takdir ettim. Emile Zola'nın Hayvanlaşan İnsan kitabından daha başarılı buldum İtiraf'ı. Hayal ve gerçek arasındaki çatışmalar, beklentiler, umutlar, hayal kırıklığı, aşkın ızdıraba dönüşen hâli insan ruhuna şekil verirken nasıl parçalandığını, sefil hissettirdiğini de gösterdi. Acı ve ızdırabın damarlarınızda gezindiğini hissedeceksiniz.
"Çağımız, onun kalbine benzeyen kalpler için kötü bir zamandır."
Bana öyle geliyor ki dünyada sevilmemekten daha ağır bir ceza yok.
Kusursuz bir kitaptı!