·304 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ağustos 2024 01:47 Spoiler içerebilir.
Aslında bu kadar kolay okunabilecek bir kitabı yine ve nasıl uzun sürede okumuşum, kitap okuma alışkanlığı nasıl geri kazanılır bunları düşünüyorum. Başta kitap beni kendine çok çekmedi, açıkçası popüler bir kitap olduğu için alıp okumak istedim, okumaya başlayınca da başlarda çocuk kitabı gibi geldi. Fakat sayfalar ilerledikçe ne kadar güzel ne kadar derin bir kitap olduğunu anladım. Keşke okurken notlar alsaydım, çünkü şimdi inceleme yazarken yüksek ihtimalle birsürü şeyi unutacağım. Kitapta dikkatimi en çok çeken noktalardan biri, zaman tasarrufu altında insanların hiçbir şeye zamanlarının olmaması. Aslında yarım asırdan fazla süre önce yazılmış bu kitapta günümüzden o kadar çok nokta buluyoruz ki. İnsanların kimseye tahammülü yok, hızlı çalışmak, kısa sürede çok iş beklentisi, ailelerin çocukları ile ilgilenememesi günümüzün normali oldu artık. Halbuki bu durum kitapta ne kadar acı gösteriliyor, kurtulunmaya çalışılıyor. Her şeye hem zamanımız var hemde hiçbir şeye zamanımız yok. Mesela sosyal medyaya ya da saatlerimizi çöpe harcayacak birsürü şeye zamanımız varken, bir arkadaşımız ile spontane görüşemez ve haftalar öncesinden program yapar olduk. Ya da hayattan alınan keyif azaldı, yapılacak işlerde hız önem kazandı, keyif azaldı ve böylece bıkkınlık kalıcı hale geldi, özel sektörde çalışmış biri olarak durum bu şekilde özetlenebilir. İşi bırakın artık en ufak bir hobide bile saati gözetliyoruz, sürekli bir şeyler düşünüyoruz, keyif alamıyoruz, hep yararlı hep üretken olacağız derken bir girdabın içine girdik ve zevk almak hayatımızdan çıktı, robot gibi bazı şeyleri geride kalmamak için yapıyoruz. Bunu dışında çocuk deposu tabiri beni çok etkiledi. Çocukların artık sokaklarda oynayamaması, her anlarının aktivite ve üretkenlik adı altında planlanması, günümüzde 2 yaşındaki çocuk bile bu durumda. Anne babalar çalışıyor, çocuk evde boş durmasın, yaşıtları ile kaynaşsın diye kreşe veriliyor, çocuk artık kendisi oyun bile kuramaz hale geliyor çünkü her şey hazır, günleri planlanmış, oyunları planlanmış, aslında bu bebekleri bile kreşe verme konusu beni uzun zamandır rahatsız ediyordu ama anne babalarda çalışmak zorunda, başka çare yok gibi gözüküyordu. Kitap bunu bile başka bir perspektiften anlatıyor, çocuklar artık çocuk gibi davranamıyor, hayal güçleri ellerinden alınıyor. Bir de zaman ile ilgili aklıma gelen son bir şey var. İnsanlar lükse ya iyi bir hayata o kadar alışıyor ki, bunu bırakmak istemiyorlar ve ne kadar keyifsiz zevksiz bir hayat sürseler de, bu konforu asla terk etmiyorlar.
Kendimce hatırladıklarım bu kadar, herkese okumayı tavsiye ediyorum.