Borges’in İlahi Komedya, Kâbuslar, Binbir Gece Masalları, Budizm, Şiir, Kabala ve Körlük olmak üzere yedi konudan bahsettiği, diller, dinler, mitoloji ve dünya edebiyatı üzerine muazzam bilgisini cömertçe sunduğu konuşmalardan oluşan bir metin Yedi Gece.
Yazarın göz korkutan bir ünü var malum, o yüzden bu kitabı rafta epey uzun süre beklettim. Ama hiç de korktuğum gibi olmadı. Çok keyif alarak okudum. (Budizm başlığı dışında diye eklemeliyim sanırım, o konu biraz Budizm’e giriş ders bir gibiydi.)
İlahi Komedya tartışmasız en güzel bölümdü. Öyle bir anlatmış ki, henüz okumadığım için kederlendim resmen. Ve yeni okuyacak olduğum için de şanslı hissettim, çünkü şimdi onun bahsettiği ayrıntıları fark edecek miyim diye bir soru ve heyecan var iç cebimde. Ve kendi körlüğünü anlattığı bölümden de çok etkilendim. Gözleri görmeyen bir kütüphane müdürünün dokuz yüz bin kitabın ortasında duruşu sessiz bir film gibi değil mi ya?
Şununla bitsin: “Eğer metinler hoşunuza giderlerse ne âlâ; eğer hoşunuza gitmezlerse onları hemen bırakın, zira zoraki okuma kadar saçma bir eylem olamaz, onun yerine zoraki mutluluktan bahsetmeyi yeğlerim. Bence şiir hissedilen bir şey ve eğer siz şiiri hissetmiyorsanız, eğer güzellik hissiniz yoksa, eğer bir öykü sizde daha sonra ne olacağını bilme arzusu uyandırmıyorsa, yazar onu sizin için yazmamıştır. Onu bir kenara bırakın, edebiyat dikkatinize layık olan ya da olmayan, yarın okuyacağınız başka bir yazarı size sunacak kadar zengindir.”
Süleyman Doğru çevirisi
İlahi Komedya’dan bahsettigini bilmek iyi oldu Emel 🙏🏻 Ben de Rekin Teksoy çevirisinden okumayi planliyorum hatta ama onden Yedi Gece yi ihmal etmeyeyim