Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
152
Basım Tarihi:
Haziran 2022
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Siete Noches
ISBN:
9789750757471
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Etkileyici..
9/10
·152 syf.·
2025 4. kitabı
Yazarın hayatı ile ilgili bölümde, Roman yazarı Andre Maurois, Borges’u tanımlarken, onun "uyruğu ve mizacıyla tam bir Arjantinli olsa da kendini evrensel edebiyatla yetiştirmiş" olduğunu vurgular. Borges edebiyat, felsefe, inanç, şiir tarihinden fikirlerin özüne inip onlarda var olan estetiği ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Gerçeklik gibi evrensel temaları işlerken, bu gerçeklik ve onun ötesinde olan hayal dünyasının sınırlarını kaldırdığı benzersiz bir üslup geliştirmiş. Bu bağlamda, Yedi Gece eserini okuduğumda, onun sadece bir yazar değil, aynı zamanda bir "düşünce ustası" olduğunu anladım. Öncelikle kitabın içeriğinden bahsedeyim. Yedi Gece, Borges’in yedi konferansından derlenmiş bir deneme kitabı ve içerdiği başlıklar şunlar: * İlahi Komedya * Kabus * Binbir Gece Masalları * Budizm * Şiir * Kabala * Körlük Kitap, her bir bölümde "estetik olgusunu" temel alarak, okuyucusuna hem duygusal hem de entelektüel bir deneyim sunuyor. Benim gibi özellikle etimoloji sevdanız varsa, Borges’in her yazısında bolca yer alan derin etimolojik analizleri, diller arasındaki karşılaştırmaları (ki bu karşılaştırmayı çok da onaylamıyor) ve eserlerden yaptığı alıntılarla her bir incelemesini beğeneceğinizi ve ne kadar zengin bir içeriğe sahip olduğunu göreceğinizi düşünüyorum Borges’in metinleri ele alış biçimi, okura hem analitik hem de estetik bir deneyim sunmuş. Bu tam da aradığım bir tatmış meğer. Özellikle "İlahi Komedya" bölümünde, Dante’nin eserini yalnızca tarihsel bağlamıyla ele almakla kalmamış; aynı zamanda şiirin zaman ötesi estetik yönüne de dikkat çekmiş. Bu bölümde şöyle bir yorumu yer alıyor: "Dante'nin şiiri, hem cennetin hem cehennemin kapılarını açar, çünkü şiir, insan ruhunun tüm yönlerini kapsar." Üniversite yıllarımda bu eseri İngilizce olarak, edebiyat bölümü
Felsefe
Yedi GeceJorge Luis Borges · Can Yayınları · 2022361 okunma
Puan vermedi·152 syf.·
2025 4. kitabı
Kitaplık sınırsız ve sarmaldır. Bir sonsuzluk yolcusu ondan geçerek hangi yöne giderse gitsin, yüzyıllar sonra aynı ciltlerin aynı bozuk düzende yinelendiğini görecektir … Yalnızlığım, bu soylu umutla avunuyor. Jorge Luis Borges Yedi Gece deneme-inceleme türünde yazılmış Jorge Luis Borges ‘in edebiyat dünyasına armağan edilmiş Nadide eserlerinden birisi, Arjantinli yazar’ın metinlerinde okumanın keyfi, öğrenmenin çoşkusuna dönüşüyor. Kişiye dokunan üslubuyla okumanın hissiyatını arttırıyor. Kitap Borges’in 1977 yılında Buenos Aires’te yaptığı yedi tane konu başlığından oluşan söylevinden oluşuyor. Dante’nin “ilahi komedya”eserinin şiir ve edebi yanını birkaç ayrıntıyla sunuyor. “Kabus” başlıklı söylevinde rüya-kabus hakkındaki yazılmış metinlerle şiirsel ve aynı zamanda düşsel bir yolculuğa çıkarıyor. “Binbir gece masalları” ile ismindeki manadan yola çıkarak doğunun edebi detaylarından da bahsederek eserin muhtevasındaki çeviri detaylarını anlatıyor. “Şiir” konusuyla şiirin hissedilmesi hakkındaki ve metinlerin estetik değerlerinin vurgusundan bahsederken, edebiyat dünyasındaki şairlerin ve yazarların alıntılarıyla şiir ve nesirler hakkında bilgiler veriyor. “Budizm” ile ilgili bilgileri sunarken dini değerlere kendisine ait hissetmese bile bunu incitmeden günümüze kadar olan serüveninin başlangıç noktasındaki hikayelerden yola çıkarak öğretiyi açıklıyor. “Kabala” ile etimoloji ve kitaplardan felsefi ve dini söylemleri ve bazı mitleri konu ediniyor. sözcüklerin tılsımlarına dokunuyor. Ve “Körlük” kitabın son konuşması Borges burada kendisine verilen bir armağan olarak gördüğü körlüğü ve aynı zamanda kütüphane müdürü olarak atanmasını anlatıyor. “Kimse yakınıp yerindiğimi sanmasın bu lütfundan yüce Tanrının, bana ilahi bir şaka
Düşünce
Yedi GeceJorge Luis Borges · Can Yayınları · 2022361 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2024 102. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2024 21:23
Borges’in İlahi Komedya, Kâbuslar, Binbir Gece Masalları, Budizm, Şiir, Kabala ve Körlük olmak üzere yedi konudan bahsettiği, diller, dinler, mitoloji ve dünya edebiyatı üzerine muazzam bilgisini cömertçe sunduğu konuşmalardan oluşan bir metin Yedi Gece. Yazarın göz korkutan bir ünü var malum, o yüzden bu kitabı rafta epey uzun süre beklettim. Ama hiç de korktuğum gibi olmadı. Çok keyif alarak okudum. (Budizm başlığı dışında diye eklemeliyim sanırım, o konu biraz Budizm’e giriş ders bir gibiydi.) İlahi Komedya tartışmasız en güzel bölümdü. Öyle bir anlatmış ki, henüz okumadığım için kederlendim resmen. Ve yeni okuyacak olduğum için de şanslı hissettim, çünkü şimdi onun bahsettiği ayrıntıları fark edecek miyim diye bir soru ve heyecan var iç cebimde. Ve kendi körlüğünü anlattığı bölümden de çok etkilendim. Gözleri görmeyen bir kütüphane müdürünün dokuz yüz bin kitabın ortasında duruşu sessiz bir film gibi değil mi ya? Şununla bitsin: “Eğer metinler hoşunuza giderlerse ne âlâ; eğer hoşunuza gitmezlerse onları hemen bırakın, zira zoraki okuma kadar saçma bir eylem olamaz, onun yerine zoraki mutluluktan bahsetmeyi yeğlerim. Bence şiir hissedilen bir şey ve eğer siz şiiri hissetmiyorsanız, eğer güzellik hissiniz yoksa, eğer bir öykü sizde daha sonra ne olacağını bilme arzusu uyandırmıyorsa, yazar onu sizin için yazmamıştır. Onu bir kenara bırakın, edebiyat dikkatinize layık olan ya da olmayan, yarın okuyacağınız başka bir yazarı size sunacak kadar zengindir.” Süleyman Doğru çevirisi
Edebiyat
Yedi GeceJorge Luis Borges · Can Yayınları · 2022361 okunma
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 65. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2023 11:09
Jorge Luis Borges'dan okuduğum ilk kitap. Kitap deneme olarak geçiyor, Borges'ın konferanslarının metne dökülmüş hali. ‘İlahi Komedya', 'Kabus', 'Binbir Gece Masalları', 'Budizm', 'Şiir', 'Kabala' ve 'Körlük’ başlıklarını taşıyan yedi konferansının derlendiği bir kitap. Kitabı okurken kendimi Borgesla sohbet ediyormuş gibi hissetim. "İlahi Komedya" kısmı bende inanılmaz bir merak uyandırdı ve sürekli ertelediğim o okumayı yapmam gerektiğini hatırlattı. "Körlük" kısmı ise oldukça etkileyiciydi. Ailesinden gelen hastalık nedeniyle görme yetisini yitirmesi üzerine yaşadıklarını anlatıyor ama bu durum hiçbir zaman onun için bir yıkım olmamıştır. Bu dönemde bir kütüphanede çalışıyor. Ve biraz araştırma yaptığımda şu bilgiye ulaştım: Umberto Eco 'Gülün Adı' romanındaki kör kütüphaneciyi Borges'tan esinlenerek oluşturmuş. Borges'ı tanımak istiyorsanız ve diğer kitaplarını okumak gibi bir planınız varsa bu kitapla başlangıç yapmanızı öneririm. "Zoraki okuma kadar saçma bir eylem olamaz, onun yerine zoraki mutluluktan bahsetmeyi yeğlerim. Bence şiir hissedilen bir şey ve eğer siz şiiri hissetmiyorsanız, eğer güzellik hissiniz yoksa, eğer bir öykü sizde daha sonra ne olacağını bilme arzusu uyandırmıyorsa, yazar onu sizin için yazmamıştır. Onu bir kenara bırakın, edebiyat dikkatinize layık olan ya da olmayan, yarın okuyacağınız başka bir yazarı size sunacak kadar zengindir. " "Bir kitabın kapağını açmadığımız sürece, bu kitap kelimenin tam anlamıyla, geometrik boyutlara sahip bir cilttir, diğer nesneler gibi herhangi bir nesnedir. Biz onun kapağını açınca, kitap okuruyla buluşunca, estetik olgu gerçekleşir. Hatta şunu da eklemekte fayda var ki, aynı kitap aynı okur için bile değişir, zira biz değişiriz, zira biz dünkü insanın bugünkü insan olmadığını ve bugünkü insanın
Deneme
Yedi GeceJorge Luis Borges · Can Yayınları · 2022361 okunma
7 Gece’de
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2024 15:51
Borges’in konferanslarından derlenen kitap “İlahi Komedya”, “Kabus”, “Binbir Gece Masalları”, “Budizm”, “Şiir”, “Kabala” ve “Körlük” olarak 7 bölümden oluşuyor. Her bir başlıkta işlenen konular, oldukça anlaşılır bir şekilde sunulmuş okuyucuya. Samimi bir dille yazılmış olan kitapta, mitolojiden ezoterik öğretilere, edebiyattan etimolojik açıklamalara ve hatta kendi körlüğüne uzanan bir derleme görüyoruz. Daha önce Borges okumayanların bu kitap ile yazarla tanışması güzel bir başlangıç olabilir. Ben de 8 yıl önce ilk kez bu kitabı ile tanışmıştım Borges’le ve yazım tarzı, hayata bakışı beni çok etkilemişti. İlahi Komedya gibi bir başyapıtı anlaşılır ve ayrıntılı incelemeye alıp onun gizli kalmış sırlarını önümüze sunuyor. Rüyalardan kabuslara bilinçdışı anlamlar edinerek, kelimeleri sonuna kadar bükerek yolculuk yapıyoruz. Doğu’ya bakışı, doğu dilleri ve destanlarına olan ilgisine şahit oluyoruz. Budizm bölümünde ise bir çerçeve sunuyor bize yazar. Tüm dinlerden nasıl ayrılır Budizm niçin en çok takipçisi olan dindir sorularına yanıt arıyoruz. Körlük bölümünde son yıllarında gözlerinin görme yetisini yavaş yavaş kaybettiğini anlatırken onun yüzleştiği karanlık olmayan bir körlükten bahsediyor. Ulusal Kütüphanenin müdürlüğünü yapmak onun için hayattaki en güzel görevlerden biridir ancak ironiye bakınız ki Borges kütüphane müdürlüğü yaparken kördür. Yazar bu konuda şöyle diyor: Ben cenneti her zaman bir tür kütüphane olarak hayal etmiştim. Hatta Umberto Eco’nun Gülün Adı adlı romanında kütüphanecinin Borges’ten esinlenerek oluşturulduğu söylenir. Jorge Luis Borges
Edebiyat
Yedi GeceJorge Luis Borges · Can Yayınları · 2022361 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2022 82. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2022 00:00
Yedi Gece, Borges’in konferanslarının metne dökülmüş hali. Edebiyattan, mitolojiye, ezoterik öğretilere ve körlüğüne uzanan denemeler. Daha önce Borges okumadıysanız, bu kitap başlangıç için bir seçenek. Keyifli, ufuk açıcı bir kitap. İçindekileri ekledim görsellere. Süleyman Doğru çevirisi @sdogru69 Emrah İmre editi @emrahimre . Bu kitapla öğrendiğim Borges hakkında bir bilgi: Borges’in düş ile gerçeği birlikte kurguladığı öyküleri bir labirenttir ve ayna imgesi sık karşımıza çıkar. Ayna ve labirent Borges’in birbirine karışan iki kabusuymuş. Neyse ki öyküleri biz okurlar için düşsel güzellikte:) .
Yedi GeceJorge Luis Borges · Can Yayınları · 2022361 okunma
Montaigne tadında...
Puan vermedi
Borges’i bir çok edebiyat sohbetinde, övüldüğü sözlerle duymuş; fakat bir türlü okuma şansım olmamıştı. Arjantinli yazarın, “büyülü gerçekçilik” denilen edebi akımın kurucusu olduğu dillendirilir hep. Bu sebeple, ilgimi çeken bir yazardı; ve nihayet okuma şansım oldu… Borges’in “Yedi Gece” kitabı karşıma çıkınca, hemen alıp okudum. Borges okurken daha ilk satırlarda, yazara karşı saygım uyanmaya başladı. Karşımda entelektüel, samimi ve derim bir yazar olduğunu anladım. Yazarla ilgili araştırmalar yaparken (Youtube’da bir videosuna rastladım) bir modern derviş duruyor karşımda diye düşündüm. Yedi Gece, yedi denemeden oluşan bir kitap. Aslında, çok deneme okuyan birisi değilim. Bu tarz eserlere pek edebi metin gözüyle bakamıyorum. Sanırım benim için edebi metin kriteri: Kurgudur. Edebi metin olarak sayabileceğim deneme türü bir kitap varsa, o da: Montaigne’nin “Denemeler” kitabıdır. Ondan sonra var olmuş tüm denemecilerin ondan etkilenmemesi, üslup ve tarz anlamında ona öykünmemesi mümkün olmamıştır bence. <p>Yedi Gece, Borges’in konuşmalarının kayıt altına alınmasıyla kitaplaştırılmış bir eser. Kitapta işlenen yedi konu denemeler olarak okuyucuya sunuluyor. Yedi sayısı, Batı medeniyetindeki yedi günahı anımsattı bana nedense. Kitaptaki başlıklar şöyle: İlahi Komedya, Karabasanlar, Bin Bir Gece Masalları, Budacılık, Şiir, Kabala, Körlük. Her bir başlık, Montaigne’yi hatırlatan samimi bir sohbet havasında ele alınmış, Yoğun birikim, yerinde ve kıvamında ortaya çıkıyor, karmaşık konular oldukça anlaşılır bir şekilde sunuluyor okuyucuya. Hem semavi din literatüründen, hem Doğu ve Batı edebiyatından, hem Antik Yunan ve inancından, hem semavi olmayan dinlerden, hem tarihten, hem şiirden ve daha bir çok konudan bahsederek kendi düşüncelerini paylaşıyor yazar. Özellikle
1000Kitap
Yedi GeceJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2014361 okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2020 87. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2020 22:14
Jorge Luis Borges'in İlahi Komedya, Karabasanlar, Bin bir Gece Masalları,Budacılık, Şiir, Kabala ve Körlük adında 7 bölümden oluşan deneme kitabı. Jorge Luis Borges ile tanışma kitabım oldu. Oldukça samimi bir dil, okuyucunun okuma yelpazesine yeni bir tat olacak türde yetkin bir kitaptan söz edebiliriz. Düşüncelerini o kadar net ifade etmiş, dili o kadar başarılı kullanmış ki. Ben özellikle Ilahi Komedya bölümüne bayıldım. Yazarın bu unutulmaz eserle ilgili görüşleri Dante'nin bu ölümsüz eserini neden hala okumadım diye hayıflanmama neden oldu. Bunun yanı sıra yine klasiklerden oluşan Bin bir Gece Masalları bölümü de oldukça ilgimi çekti. Neden 1001 olduğuna dair bile yazardan enteresan bilgilerle dolu,güzel yaklaşımı ile bu bölüm de zihnimde yer edindi. Ve Karabasanlar da diğerlerine nazaran yine ilgimi çeken bölümlerden biriydi. Genel itibariyle özellikle deneme türüne ilgi duyan ve yazarı tanımak isteyenlere önerebileceğim başarılı bir kitap. Keyifli okumalar.
Yedi GeceJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2014361 okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 86. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2024 21:19
Sevgili Borges, ne güzel, ne güzel, ne güzel yazmışsın. Mest oldum. Bu kitaba İlahi Komedya’nın hatırına başladım. Kendisini okumaya güç yetiremesem de, üzerine yazılıp çizilen her şeyi devşirmek gibi rafine zevklerim var. Tabi eser sadece bununla sınırlı değil. Kitap, Borges’in yedi farklı tema üzerine anlatılarını içeriyor. İlahi Komedya, Kabuslar, Binbir gece masalları, Budizm, Şiir, Kabala ve Körlük. Bunlar üzerine kısa bir özet mi desem, hatırlatma mı desem ortaya karışık bir şeyler işte. Yazar içsel derinliğini, bilgeliğini öyle güzel akıtmış ki metinlere, “Sahi! Öyle de olabilir değil mi?” dedirtiyor. Bir İlahi Komedya’ya nasıl bakmam gerektiğini zaten bilmiyorum o ayrı da, Binbir gece masallarını hiç öyle anlamamıştım. Sandalla ay ışığında usul usul yüzmek gibi bir şeydi Borges’in dilinden bu yedi temayı okumak. Bambaşka bir bakış açısı kazandım, yeni şeyler öğrendim, öğrendiklerimi tekrarladım, unuttuklarımı hatırladım. Kısacası Borges ile muhteşem bir tanışma oldu. Hayallerimin kıyısında köşesinde bile yer almazdı Borges. İncelemeleri okurken fark ettim ki aslında zor bir yazarmış ve en hafif metni Yedi Gece imiş. Yani Borges’a burdan başlanmalıymış. Bingo! Yanlışlıkla doğru bişey yaptım kendimi alkışlıyorum. Neyse, kurmaca okuma serüvenime harika bir mola oldu. Bir silkelendim, kendime geldim. Teşekkürler Borges.
Yedi GeceJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2014361 okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
Tavsiyeyle listeme alıp piyasada bulamayıp kütüphaneden temin ettiğim kitaplardan biri. #jorgeluisborges (1899-1986) Arjantinli Latin ve dünya edebiyatının önde gelen ismi. , Ingiliz edebiyatı profesörü, iskandinav ve ispanyolca edebiyat uzmanı, şiir, deneme, öykü ve incelemeleri bulunan , pekçok yazarı etkilemiş kişilik. Kitapta neredeyse kör kaldığı ve işinden olduğu bir zamanda ülkesinde edebiyatçı bakış açısıyla önemli konularda yaptığı 7 konuşma #yedigece adıyla listelenmiş. Konuşmalarında; edebiyatın doruğu saydığı #dante 'nin #ilahikomedya 'sını, estetik birer yapıt olan düşlerin türü olan karabasanlardan, ismiyle sonsuzluğu çağrıştıran ve ilk kez 18yy başlarında yayınlanınca Batı'nın Doğu'yu anlamasını hatta Romantizm akımını başlatarak, dallanıp başaklanarak belleklerimizin parçası haline gelen #binbirgecemasalları 'nı, mistik Doğu'nun yıldızı, Batı'yı hâlâ cezbeden #budafelsefesi 'ni, düzyazıdan farklı olarak şiirin kendi sesini, #kabala öğretisini, kendi hayatına yavaş yavaş giren körlüğün edebiyat düzleminde eskilerden örneklerle getirdiklerini anlatmıştır.
Edebiyat
Yedi GeceJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2014361 okunma

Yazar Hakkında

Jorge Luis BorgesYazar · 40 kitap
Jorge Francisco Isidoro Luis Borges Acevedo veya bilinen adıyla Jorge Luis Borges (d. 24 Ağustos 1899 - ö. 14 Haziran 1986), Arjantinli öykü ve deneme yazarı, şair ve çevirmen. Büyülü gerçekçilik akımının önde gelen isimlerindendir ve gerçeküstücülük konusunda yazdığı denemeleri ile ünlüdür. Borges, 24 Ağustos 1899 tarihinde Buenos Aires'te doğdu. Babasının annesi İngiliz olduğu ve evde iki lisan birden konuşulduğu için daha çocukken her iki lisanı da çok güzel konuşabiliyordu. Oğluna satranç tahtasında Zeno'nun paradoksunu öğreten Jorge Guillermo Borges avukat ve psikoloji öğretmeniydi. Evlerinde Borges'in muhayyilesini sürekli olarak işgal edecek bir bahçe ve kütüphane vardı. Babasının görme yetisinin azalması üzerine, aile tedavi için I. Dünya Savaşı'ndan önce (1914) Cenevre'ye taşındı. Burada kaldıkları süre boyunca Borges Calvin Koleji'ne devam ederek, Lâtince, Fransızca ve Almanca öğrendi. Sembolizm akımının örneklerinden Verlaine, Rimbaud ve Mallarmé'in eserleriyle bu sırada tanıştı. Schopenhauer'a olan sevgisi ve Walt Whitman'ı keşfetmesi de Cenevre'deyken başladı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ailesiyle birlikte İspanya'ya taşındı. Borges artık yazar olmaya karar vermişti, babasına 1870'lerde geçen bir roman yazmaya yardım ediyordu. Birkaç edebi gruba girme çalışmasından sonra, kendine akıl hocası buldu: Endülüslü şair Rafael Cansinos-Asséns. Onun etkisiyle kendisini "ultraistler" grubundan saymaya başladı ama kısa zamanda aidiyet hissinden sıkılarak kimseye bağlı olmadan birşeyler yapmaya çalıştı. Denemelerle ve şiirle pasifizm, anarşi, Rus devrimi gibi bâzı şeyleri övdüğü, genel düşüncelerini dile getirdiği iki kitap yazdı. Ama sonra yazdıklarından utanarak, her iki kitabı da İspanya'dan ayrılmadan önce imha etti. 1921'de ailesiyle Buenos Aires'e geri dönmesinden sonra, babasının arkadaşı Macedonio Fernandéz'in düşüncelerinden etkilenmesi, düşüncenin yeni yollarına yönelmesine neden oldu. Fernandez'in düşünceleri Schopenhauer, Berkeley ve Hume'ün bir yansıması idi. Edebi stili ekzantrik ve düşünce tarzı karmaşıktı. Borges'e en büyük etkisi her şeye kuşkuculukla bakmasını sağlamasıdır. 1923'te ilk kitabı olan Buenos Aires Tutkusu (Ferver de Buenos Aires)'i çıkardı. 1924-1933 arası Borges için oldukça heyecan verici bir zamandı. Bu dönemde pek çok yazısı ve şiiri basıldı. Luna de Enfrente 1925'te, San Martin Defteri (Cuaderno San Martin) 1929'da basıldı. 1933-1934 yıllarında Critica'da Alçaklığın Evrensel Tarihi (Historia universal de la infamia) yayımlandı. Bu öykü dizisi, önceden basılmış bâzı hikâyelerden alınan karakterler ve fikirler üzerine yeniden hikâye yazmakla oluşmuştu. Gerçeği ve hikâyeyi harmanladığı bu hikâyeler gerçeküstü bir otantizm taşıyorlardı. Daha sonraları bu tarz "büyülü gerçekçilik"in ilk örneklerinden sayılacaktı. Ama onun asıl kariyeri 1935'te yazdığı "Borges stili"nin ilk örneği denilen, hayâli bir romanı eleştirdiği Al-Motasim'e Bir Bakış isimli öyküsüdür. 1936'da denemelerini topladığı "Sonsuzluğun Tarihi Historia de la Eternidad" basıldı. Bu sırada maddi sıkıntılar çekiyordu, bu nedenle 1937'de Belediye Kütüphânesi'nde çalışmaya başladı. Kütüphânedeki işi hafif olan yazar, iş günlerinin kalanını klâsikleri okuyarak ve modern edebiyatın uluslar arası örneklerini İspanyolca'ya çevirerek geçirmiştir. Virginia Woolf'un ve William Faulkner'ın kitapları İspanyolcaya ilk kez bu dönemde Borges tarafından kazandırılmıştır. Yaratıcılığını kaybetmekten korkan Borges, eşşiz bir eser yazmak istedi ve Pierre Menard, Don Quixote'un Yazarı'nı kaleme aldı. Ardından da Tlön, Uqbar, Orbis Tertius geldi. Her iki hikâye Victoria Ocampo'nun Sur edebiyat dergisinde yayınlandı. Bunların başarısının verdiği motivasyonla Babil Kütüphanesi'nin çalışmalarına başladı. 1941'de bu öykülerin toplandığı Yolları Çatallanan Bahçe basıldı. Aynı hikâyeler toparlanarak Artifices'e eklendi ve ve 1944'de Ficciones adıyla yeniden basıldı. 1942'de "Bustos Domecq" takma adı altında Adolfo Bioy Casares ile birlikte polisiye hikâyeler dizisi olan Don İsidro İçin Altı Problem'i yazdılar. Felsefe, gerçekler, fantazi ve gizemleri harmanladığı bu yeni öykülerin yanında, El Hogar'da anti-semitizmi, faşizmi ve nazizmi eşeltiren politik makaleler de yazıyordu. Bu makalelerle oldukça tanındı. 1946'da Juan Peron'un iktidara gelişiyle, kütüphânedeki işinden atıldı. Bu işten atılma onun için bir tür kurtuluş olmuştu, çünkü hem Arjantin'den Uruguay'a kadar pek çok yeri gezip, Budizm'den Blake'e kadar pek çok konuda seminerler veriyor, hem de iyi para kazanıyordu. Ama ailesi Peron'un baskıcı rejiminde zor günler geçirdi, annesi ve kız kardeşi hapse girdi. 1949'da ikinci önemli kısa hikâyeler kitabı Alef (El Alef)basıldı. 1955'de Peron devrilince Borges hayâlindeki meslek olan Arjantin Ulusal Kütüphânesi Müdürlüğü'ne getirildi. Ailesinden gelen hastalık nedeniyle görme bozukluğu çeken Borges bu dönemde görme yetisini tamamen kaybetti. "Bana aynı anda hem 800,000 kitabı hem de karanlığı veren Tanrı'nın muhteşem ironisi" diyerek bu gerçeği kabullenmiştir. (Umberto Eco unutulmaz romanı Gülün Adı'nda yer alan ana karakterlerden kör kütüphaneciyi Borges'ten esinlenerek oluşturmuştur.) 1956'da Buenos Aires Üniversitesi'nde İngiliz ve Amerikan edebiyatı profesörlüğüne atandı ve 12 yıl bu görevi yürüttü. 1961'de Samuel Beckett'le birlikte Uluslararası Yayımcılar Ödülü'nü (Formentor Ödülü) kazandı. Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı. Gözlerinin görmeyişini şiire yönelerek telâfi etmeye çalıştı. 1970'li yıllarda ABD'de çeşitli üniversitelerde dersler verdi. 1973'te Peron geri dönünce, görevinden istifa etti. Ders vererek ve yolculuk yaparak geçirdiği zamanın meyvesi 1975'te basılan toplama hikâyelerin olduğu Kum Kitabı (El libro de arena) oldu. Dünya gezilerinin sonucu ona eşlik eden Maria Kodama'nın resimlerini çektiği yazılarını ise kendi yazdığı Atlas(1984)'la sonuçlandı. Zannedilenin aksine, Nobel ödülünü alamadan 87 yaşında, 14 Haziran 1986'da Cenevre'de karaciğer kanserinden hayatını kaybetti.