Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
89
Basım Tarihi:
Aralık 2016
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 2002
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Orijinal Adı:
La Rosa Profunda
ISBN:
9789750516566
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Sonsuz Gül
Puan vermedi·89 syf.·
2025 221. kitabı
Körlük bir çeşit hapistir, ama aynı zamanda da bir özgürlüğe kavuşma, yaratmaya elverişli bir yalnızlık, bir anahtar ve bir cebirdir. Jorge Luis Borges Borges binlerce kitap ve karanlığın aynı anda verilmesi dediği körlüğe bakışı, dış dünyadan kopuş gibi görünse de onu içe doğru açılan bir kapıya dönüştürüyor. Gözlerinin karardığı yerde bellek, sözcükler ve dizeler çalışmaya başlıyor. Borges’in geç dönem şiirlerinin en temsili eserlerinden biri olan Sonsuz Gül Bu içe dönüşle birlikte şiirlerinde metafizik, zaman, sonsuzluk, bellek, ayna, düş ve Tanrı temaları yoğunlaşıyor. Göremediği dünyada düşüncenin ve hayalin alanına taşınıyor. Böylece körlüğü bir hapis olmaktan ziyade Borges yazdıklarıyla, dizeleriyle başkalarına ilham veren bir özgürlüğe dönüştürüyor. Borges’in Sonsuz Gül ‘ü tek bir anın değil, onu gören gözler değişse de özü aynıdır diyor, kitaplarla yaşayan, düşünen ve onları bir yazgı haline getiren Borges’in Sonsuz Gül’ünü sıradan bir çiçekten ziyade dizeleriyle böyle dile getiriyor. Ama ben seni bir düşün katmanları arasında ya da bu bahçede bir sabah görmüş olan o çocuktan çok daha uzun bir zamandan beri tanıyorum. “Bahçede duran gül, her bakışta başka bir anıyı çağırıyor, Nişapurlu Ferîdüddin Attâr ’ın baktığı gülle, şairin unutulmuş bir bahçede zamanın bükülüşünü duyduğu gül aynı çizgide birleşiyor, şiirin sonunda bu gül, şairin körlüğünün içinden Tanrı’nın göstereceği bir ufka bağlanıyor. Nişapurlu Attar da bir güle baktı sessiz sözcükler söyleyerek dua eden biri değil de, düşünen biri gibi: Zaman bu noktada çözülüyor, Borges’in dizelerinde gül, zamanla birlikte eğilip bükülüyor. Ve zaman büküyor ikimizi de, biz farkında olmadan, Bu yüzden sonsuz gül, Borges’te Tanrı’ya yaklaşan ama asla bütünüyle
Düşünce
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayıncılık · 20161,292 okunma
Puan vermedi·89 syf.··
2023 66. kitabı
Güney Amerika edebiyatının seçkin kalem pirlerinden biri olan Borges, orta yaşlardayken görme yetisini kaybetmiș, buna rağmen eser üretmeye devam etmiştir. Tecrübelerini ve bilgi birikimini, duygularıyla harmanlayarak şiire aksettirir. Şiirleri, okurken sürekli sizi başka konuları ve kavramları araştırmaya yönlendirecek ifadelerle doludur. İspanyolca öğrenip kitaptaki şiirleri orijinalinden okusak eminim daha fazla keyif alırız. Keyifli okumalar.
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayıncılık · 20161,292 okunma
Puan vermedi·55 syf.·
2017 20. kitabı
Son zamanlarda farklı milletlerden şairleri ve yazarları okumaya çalışıyorum. Özellikle şiir dalında farklı coğrafyalardan insanların duyguları daha kolay anlaşılıyor. Bazen çeviri yapılırken değişime uğrayabiliyor ama o zamanda ayrı bir edebi metin ortaya çıkıyor. Bana çok yakın gelen ya da çok uzak olan düşünceleri hissetmek inanılmaz bir duygu. Jorge Luis Borges ile bu sayede tanıştım. Önce bu şiir kitabını okudum daha sonra hayatı ilgimi çekti ve biraz araştırdım. Genetik bir görme bozukluğu nedeniyle görme yetisini kaybeden yazar "Bana aynı anda hem 800,000 kitabı hem de karanlığı veren Tanrı'nın muhteşem ironisi" diyerek bu gerçeği kabullenmiş, çok güçlü bir kişilik. Bu şiir kitabında çok anlaşılır dizeler insanın içine işliyor. Tabi anlamadığım şiirler olmadı değil. Ama genele bakarsak güzeldi. Farklı, ilgi çekici bir şiir kitabıydı. Keyifli okumalar diliyorum.
Şiir
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayıncılık · 20161,292 okunma
9/10
·89 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2022 02:08
Şair tanık olduğu şiddet ortamını soyutladığı kitabında; kılıçlar, tılsımlar, kitaplar, aynalar, maskeler gibi tanıdık izleklerden yararlanıyor. Sonsuz Gül’de yer alan şiirler, aynı zamanda yazarın özel yaşamını ve dünya görüşünü yansıtan otobiyografik ayrıntılar da taşıyor. Şiirler yoğun imgesellik taşıyan dizelerden oluşuyor. Şair şiddeti salt görmüşüyle değil kaynağıyla birlikte tartışıyor. Hatta yer yer ruhsal göndermelerde yapıyor. Kitap bir solukta okunabilecek gibi görünse de üzerinde düşünmeyi gerektirdiği için zaman alabilir. Şair görme engelli olduğu için kendi gerçekliğini de görmezden gelmemiş ve dizelerinde bu duruma da yer açmıştır. Ancak betimlemelerinden görme yetisinden yoksun olduğunu anlamak çok zor. Belli ki el yordamıyla ya da duyumlarından hareketle yapıyor bunu. Her nasıl yapıyorsa yapsın bu konuda da oldukça başarılı. Kitabı biraz da bu gözle okuyabilirsiniz.
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayıncılık · 20161,292 okunma
9/10
·89 syf.·
Beğendi
·
2018 9. kitabı
Jorge luis borges'in okudugum ikinci kitabı bu eser şiirllerin toplamı şiirlerinde evren,ölüm don kişot,arjantinde yaşadıgı yılları ve nicelerini dair bulabileceginiz zengin bir edebi,tarihi ve felsefi şiirlerin toplamı olarak tarif edebilirim.Tabi birde kitaplar.
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayıncılık · 20161,292 okunma
Mitolojık hava
Puan vermedi·89 syf.·
2023 46. kitabı
Yazar bir şiir kitabı olarak yazmış ama çoğu mısralara Borges'in olgunluk dönemi şiirlerini bir araya getiren ve sık sık mitolojiden yararlandığı bir nevi ilham kaynağı olarak mitolojik isimler ve olaylara değinilmiş bir şiir kitabıdır ve çok kısa zamanda okunabilir. Bu kitabı okurken okudumuz bütün şiirlerini temeli olduğu hissi bize yansıyabilir.
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayıncılık · 20161,292 okunma
Puan vermedi·89 syf.··
2023 11. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2023 06:46
“Büyülü gerçekçilik ustası” olarak bilinen ve hiç roman yazmayan Borges, düzyazılarından çok şiir yayımlamış... Daha önce Kum Kitabı'nı okumuş ve üslubunun hayranı olmuştum. Şiir okumanın tutkunu olmayan biri olarak, bazı şiirlerini defalarca okudum. Sahiden, bu okuduğum en iyi şiirlerden biri olsa gerek: “Kırılgan küren elimde. Ve zaman Büküyor ikimizi de, biz farkında olmadan, Bu akşam saatinde, unutulmuş bir bahçede. Senin tüy gibi gövden havada nem içinde. Kokunun yoğun ve sürekli yayılışı Yaşlı ve yıpranan yüzüme yükseliyor. Ama ben seni bir düşün katmanları arasında Ya da bu bahçede bir sabah görmüş olan o çocuktan Çok daha uzun bir zamandan beri tanıyorum. Güneşin beyazlığı senin olabilir, Ayın yaldızı ya da zafer kazanmış kılıçtaki Kurumuş kırmızı kan lekesi de. Ben körüm, bir şey de bilmiyorum. Ama Gidilecek daha çok yol olduğunu ve her şeyin Eşyanın sonsuzluğu olduğunu görüyorum. Sen Müziksin, ırmaklar, gökler, saraylar, meleklersin, Ey sınırsız, gizdeş sonsuz gül, sonunda Tanrının benim ölü gözlerime göstereceği.”
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayıncılık · 20161,292 okunma
10/10
·89 syf.··
Beğendi
·
2016 74. kitabı
Sonsuz Gül, sizi içinizdeki sizle buluşturucak güzellikte ve incelikte şiirler var. Jorge Luis Borges'i öykülerine aşık olanlar size ondan en güzel şiirlerini oluştuğu bir kitabı. Borges edebiyata şiir yazarak başlamıştır.
Şiir
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayıncılık · 20161,292 okunma
8/10
·89 syf.·
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Borges okuduğunuzda bunu anlatacak kelime bulamazsınız. Kelime bulsanız da kelimeler yetersiz kalır. Başka bir dil icat etmeniz gerekir. Bizim düş dünyamız Newton fiziğidir, Borges Kuantum fiziğidir. Borges şair değildir, öykücü değildir, o bütün bu tanımlamaların üstündedir.
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayıncılık · 20161,292 okunma
10/10
·89 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
Bugünün deyişiyle, sırası gelince ben de ölümsüz sözler söyleyeceğim; daha değersiz olmamaya çalışacağım Byron'un yüce yankısından. Sonsuz Gül Jorge Luis Borges @Tam35G
Edebiyat
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayıncılık · 20161,292 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Jorge Luis BorgesYazar · 40 kitap
Jorge Francisco Isidoro Luis Borges Acevedo veya bilinen adıyla Jorge Luis Borges (d. 24 Ağustos 1899 - ö. 14 Haziran 1986), Arjantinli öykü ve deneme yazarı, şair ve çevirmen. Büyülü gerçekçilik akımının önde gelen isimlerindendir ve gerçeküstücülük konusunda yazdığı denemeleri ile ünlüdür. Borges, 24 Ağustos 1899 tarihinde Buenos Aires'te doğdu. Babasının annesi İngiliz olduğu ve evde iki lisan birden konuşulduğu için daha çocukken her iki lisanı da çok güzel konuşabiliyordu. Oğluna satranç tahtasında Zeno'nun paradoksunu öğreten Jorge Guillermo Borges avukat ve psikoloji öğretmeniydi. Evlerinde Borges'in muhayyilesini sürekli olarak işgal edecek bir bahçe ve kütüphane vardı. Babasının görme yetisinin azalması üzerine, aile tedavi için I. Dünya Savaşı'ndan önce (1914) Cenevre'ye taşındı. Burada kaldıkları süre boyunca Borges Calvin Koleji'ne devam ederek, Lâtince, Fransızca ve Almanca öğrendi. Sembolizm akımının örneklerinden Verlaine, Rimbaud ve Mallarmé'in eserleriyle bu sırada tanıştı. Schopenhauer'a olan sevgisi ve Walt Whitman'ı keşfetmesi de Cenevre'deyken başladı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ailesiyle birlikte İspanya'ya taşındı. Borges artık yazar olmaya karar vermişti, babasına 1870'lerde geçen bir roman yazmaya yardım ediyordu. Birkaç edebi gruba girme çalışmasından sonra, kendine akıl hocası buldu: Endülüslü şair Rafael Cansinos-Asséns. Onun etkisiyle kendisini "ultraistler" grubundan saymaya başladı ama kısa zamanda aidiyet hissinden sıkılarak kimseye bağlı olmadan birşeyler yapmaya çalıştı. Denemelerle ve şiirle pasifizm, anarşi, Rus devrimi gibi bâzı şeyleri övdüğü, genel düşüncelerini dile getirdiği iki kitap yazdı. Ama sonra yazdıklarından utanarak, her iki kitabı da İspanya'dan ayrılmadan önce imha etti. 1921'de ailesiyle Buenos Aires'e geri dönmesinden sonra, babasının arkadaşı Macedonio Fernandéz'in düşüncelerinden etkilenmesi, düşüncenin yeni yollarına yönelmesine neden oldu. Fernandez'in düşünceleri Schopenhauer, Berkeley ve Hume'ün bir yansıması idi. Edebi stili ekzantrik ve düşünce tarzı karmaşıktı. Borges'e en büyük etkisi her şeye kuşkuculukla bakmasını sağlamasıdır. 1923'te ilk kitabı olan Buenos Aires Tutkusu (Ferver de Buenos Aires)'i çıkardı. 1924-1933 arası Borges için oldukça heyecan verici bir zamandı. Bu dönemde pek çok yazısı ve şiiri basıldı. Luna de Enfrente 1925'te, San Martin Defteri (Cuaderno San Martin) 1929'da basıldı. 1933-1934 yıllarında Critica'da Alçaklığın Evrensel Tarihi (Historia universal de la infamia) yayımlandı. Bu öykü dizisi, önceden basılmış bâzı hikâyelerden alınan karakterler ve fikirler üzerine yeniden hikâye yazmakla oluşmuştu. Gerçeği ve hikâyeyi harmanladığı bu hikâyeler gerçeküstü bir otantizm taşıyorlardı. Daha sonraları bu tarz "büyülü gerçekçilik"in ilk örneklerinden sayılacaktı. Ama onun asıl kariyeri 1935'te yazdığı "Borges stili"nin ilk örneği denilen, hayâli bir romanı eleştirdiği Al-Motasim'e Bir Bakış isimli öyküsüdür. 1936'da denemelerini topladığı "Sonsuzluğun Tarihi Historia de la Eternidad" basıldı. Bu sırada maddi sıkıntılar çekiyordu, bu nedenle 1937'de Belediye Kütüphânesi'nde çalışmaya başladı. Kütüphânedeki işi hafif olan yazar, iş günlerinin kalanını klâsikleri okuyarak ve modern edebiyatın uluslar arası örneklerini İspanyolca'ya çevirerek geçirmiştir. Virginia Woolf'un ve William Faulkner'ın kitapları İspanyolcaya ilk kez bu dönemde Borges tarafından kazandırılmıştır. Yaratıcılığını kaybetmekten korkan Borges, eşşiz bir eser yazmak istedi ve Pierre Menard, Don Quixote'un Yazarı'nı kaleme aldı. Ardından da Tlön, Uqbar, Orbis Tertius geldi. Her iki hikâye Victoria Ocampo'nun Sur edebiyat dergisinde yayınlandı. Bunların başarısının verdiği motivasyonla Babil Kütüphanesi'nin çalışmalarına başladı. 1941'de bu öykülerin toplandığı Yolları Çatallanan Bahçe basıldı. Aynı hikâyeler toparlanarak Artifices'e eklendi ve ve 1944'de Ficciones adıyla yeniden basıldı. 1942'de "Bustos Domecq" takma adı altında Adolfo Bioy Casares ile birlikte polisiye hikâyeler dizisi olan Don İsidro İçin Altı Problem'i yazdılar. Felsefe, gerçekler, fantazi ve gizemleri harmanladığı bu yeni öykülerin yanında, El Hogar'da anti-semitizmi, faşizmi ve nazizmi eşeltiren politik makaleler de yazıyordu. Bu makalelerle oldukça tanındı. 1946'da Juan Peron'un iktidara gelişiyle, kütüphânedeki işinden atıldı. Bu işten atılma onun için bir tür kurtuluş olmuştu, çünkü hem Arjantin'den Uruguay'a kadar pek çok yeri gezip, Budizm'den Blake'e kadar pek çok konuda seminerler veriyor, hem de iyi para kazanıyordu. Ama ailesi Peron'un baskıcı rejiminde zor günler geçirdi, annesi ve kız kardeşi hapse girdi. 1949'da ikinci önemli kısa hikâyeler kitabı Alef (El Alef)basıldı. 1955'de Peron devrilince Borges hayâlindeki meslek olan Arjantin Ulusal Kütüphânesi Müdürlüğü'ne getirildi. Ailesinden gelen hastalık nedeniyle görme bozukluğu çeken Borges bu dönemde görme yetisini tamamen kaybetti. "Bana aynı anda hem 800,000 kitabı hem de karanlığı veren Tanrı'nın muhteşem ironisi" diyerek bu gerçeği kabullenmiştir. (Umberto Eco unutulmaz romanı Gülün Adı'nda yer alan ana karakterlerden kör kütüphaneciyi Borges'ten esinlenerek oluşturmuştur.) 1956'da Buenos Aires Üniversitesi'nde İngiliz ve Amerikan edebiyatı profesörlüğüne atandı ve 12 yıl bu görevi yürüttü. 1961'de Samuel Beckett'le birlikte Uluslararası Yayımcılar Ödülü'nü (Formentor Ödülü) kazandı. Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı. Gözlerinin görmeyişini şiire yönelerek telâfi etmeye çalıştı. 1970'li yıllarda ABD'de çeşitli üniversitelerde dersler verdi. 1973'te Peron geri dönünce, görevinden istifa etti. Ders vererek ve yolculuk yaparak geçirdiği zamanın meyvesi 1975'te basılan toplama hikâyelerin olduğu Kum Kitabı (El libro de arena) oldu. Dünya gezilerinin sonucu ona eşlik eden Maria Kodama'nın resimlerini çektiği yazılarını ise kendi yazdığı Atlas(1984)'la sonuçlandı. Zannedilenin aksine, Nobel ödülünü alamadan 87 yaşında, 14 Haziran 1986'da Cenevre'de karaciğer kanserinden hayatını kaybetti.