Sonsuz Gül Toplu Eserleri 8

7,7/10  (10 Oy) · 
25 okunma  · 
5 beğeni  · 
743 gösterim
Borges uzun süre yazmaya ara verdikten sonra 1974'te kaleme aldığı şiirlerini, 1975'te ilk kez yayımlanan Sonsuz Gül'de bir araya getirdi. 1974'te Arjantin'de iki ölüm Borges'i çok etkilemişti; 1 Temmuz'da Perón'un ölümüyle Perónist düzen nihayet çökmüş, yerine geçen Isabella'nın yönetiminde antikomünist gerillaların cinayetleri eskiye göre birkaç kat artmış, desaparecidos (kayıplar) dönemi başlamıştı. Borges bu dönemde bile ülkesini 'yürekli' diye ansa da, sonradan yaptığı açıklamalarda, sözünü ettiğinin eski Arjantin olduğunu söylemiştir. Kasım 1974'te yeğen çocuğu Angélica boğularak öldü. Borges Angélica'nın Anısına adlı şiirde bu erken ölüme ağıt yakar:

Kimbilir ne çeşit yaşamlar gelip gitmiş olmalı
Bu acınası ve ufacık ölümle birlikte

Kitaptaki diğer şiirlerde, pars, bizon, tılsımlar, kitaplar, aynalar, Nordik mitler gibi Borges'ten aşina olduğumuz izlekler yer alıyor. Sonsuz Gül, Borges'in son öykü kitabı olan Kum Kitabı'yla aynı yıl yayımlandı. Usta şairin olgunluk dönemi şiirlerini, iki değerli çevirmenin yorumlarıyla sunuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    55
  • ISBN:
    9789754709582
  • Orijinal Adı:
    La Rosa Profunda
  • Çeviri:
    Ayşe Nihal Akbulut
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Kübra 
 21 Nis 15:10 · Kitabı okudu · 5 günde · 7/10 puan

Borges, 1974'te kaleme aldığı şiirlerinden oluşan ve 1975'te yayımlanan Sonsuz Gül'le görkemli bir tebessüm daha bırakıyor şiir dünyasına. Yine bir diğer çok sevilen eseri Kum Kitabı'nın da aynı yıl yayımlanmasıyla 1975'i çok daha güzel ve anlamlı kılıyor. Yazarın olgunluk döneminde yazmış olduğu bu şiirler Borges'in zihnini, edebi hünerini, müthiş bilgi birikimi ve derinliğini tamamıyla yansıtırken dönemin Arjantin'ine de farklı bakışlar sunuyor. Arjantin'in çalkantılı gündemini kelimelerinin ardına gizleyen imgelerin yanında Borges'in yaşantısından da izler taşıyan şiirlerde zamanın akışkanlığı ve anıların insan üzerinde bıraktığı izler kanatlanıp omzunuza konuyor. Tarihten ve edebiyattan pek çok tanıdık isme selam yollayan şiirler mitoloji ve gerçeküstü anlatılarla zenginleşirken bazen umut ve çoğunlukla da kedere bürünerek okurunu farklı hallere sürüklüyor.
İçerik, dönem ve coğrafya itibariyle biraz yabancı ve kapalı/yoğun anlatım bu hissi biraz daha perçinliyor. O yüzden de aynı zamanlarda okuduğum bir diğer şiir kitabım Belki Yine Gelirim'deki tanıdıklık beni daha çok içine çekti.

Aleyna 
 23 Nis 11:24 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Son zamanlarda farklı milletlerden şairleri ve yazarları okumaya çalışıyorum. Özellikle şiir dalında farklı coğrafyalardan insanların duyguları daha kolay anlaşılıyor. Bazen çeviri yapılırken değişime uğrayabiliyor ama o zamanda ayrı bir edebi metin ortaya çıkıyor. Bana çok yakın gelen ya da çok uzak olan düşünceleri hissetmek inanılmaz bir duygu.

Jorge Luis Borges ile bu sayede tanıştım. Önce bu şiir kitabını okudum daha sonra hayatı ilgimi çekti ve biraz araştırdım. Genetik bir görme bozukluğu nedeniyle görme yetisini kaybeden yazar "Bana aynı anda hem 800,000 kitabı hem de karanlığı veren Tanrı'nın muhteşem ironisi" diyerek bu gerçeği kabullenmiş, çok güçlü bir kişilik.

Bu şiir kitabında çok anlaşılır dizeler insanın içine işliyor. Tabi anlamadığım şiirler olmadı değil. Ama genele bakarsak güzeldi.
Farklı, ilgi çekici bir şiir kitabıydı. Keyifli okumalar diliyorum.

NeverMore 
22 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sonsuz Gül, sizi içinizdeki sizle buluşturucak güzellikte ve incelikte şiirler var. Jorge Luis Borges'i öykülerine aşık olanlar size ondan en güzel şiirlerini oluştuğu bir kitabı. Borges edebiyata şiir yazarak başlamıştır.

Penbegül Yılmaz 
05 Haz 15:24 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 9/10 puan

Anlamlı şiirleri olan güzel bir kitap.
Anlaşılır kelime oyunları vardı birazda.
Kolay okunabilir bir kitap.
Yaşantısından kesitlerde vardı sanki kitapta.

Kitaptan 32 Alıntı

Onur Erol 
24 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Zaman taşları olmayan bir satranç
Oynamakta avluda. Bir dal hışırtısı
Geceyi yırtmakta. Dışarıda, bozkır
Fersah fersah savurmakta tozları ve düşleri.

(Onbeş sikke)

Sonsuz Gül, Jorge Luis BorgesSonsuz Gül, Jorge Luis Borges

"Kapısını yitirmiş bir adet anahtar.
Ne arar insan tavanarasında
Dağınıklığı artıracak bir şeyden başka?
Unutuşa, unutulmuş her şeye dikiyorum ben bu anıtı.
Kuşku yok, daha dayanıksız tunçtan ve kaynayıp gidecek
ötekiler arasında..."

Sonsuz Gül, Jorge Luis BorgesSonsuz Gül, Jorge Luis Borges

"İnsan belleğinin ulaşamadığı
Düşler ülkesine.
Aklımın almayacağı parçalar kaldı bende..."

Sonsuz Gül, Jorge Luis BorgesSonsuz Gül, Jorge Luis Borges
NeverMore 
24 May 19:34 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Döküm
“Ne arar insan tavan arasında Dağınıklığı artıracak bir şeyden başka?
Unutuşa, unutulmuş her şeye dikiyorum ben bu anıtı.
Kuşku yok, daha dayanıksız tunçtan ve kaynayıp gidecek ötekiler arasında.”

Sonsuz Gül, Jorge Luis Borges (İletişim)Sonsuz Gül, Jorge Luis Borges (İletişim)
sui generis 
08 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Zaman taşları olmayan bir satranç
Oynamakta avluda. Bir dal hışırtısı
Geceyi yırtmakta. Dışarıda, bozkır
Fersah fersah savurmakta tozları ve düşleri.
Her ikimiz de birer gölgeyiz, buyurduklarını
Kopyalayan öteki gölgelerin: Heraklitus ile Gautama.

Sonsuz Gül, Jorge Luis BorgesSonsuz Gül, Jorge Luis Borges
4 /