Tarihi bir konuya, talihsiz bir bakış!
1/10
·160 syf.··
2024 80. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2024 17:41
Takvimler 27 Mayıs 1960'ı gösterirken sabahın erken saatlerinde radyolardan bir ses yükselir. Bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını ifade eden, ülkenin son on yılına çizgi çeken bir ses, Alparslan Türkeş'in sesi: "Sevgili Vatandaşlar, Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır!" youtu.be/MAfbQwVqsxo?si=... "... hayatımız belirsizlik üzerine kurulu." (s. 35) Her gecenin bir sabahı olmuyor, Bir sabah uyandığında dışarıdan kuş sesleri değil tank sesleri geliyor, Her gün ulaştığın biri artık ulaşılmaz, Her gün gittiğin okul artık gidilmez oluyor. 1960 darbesi yalnız Demokrat Parti'ye değil Sevda ve Yusuf'un hayatına da bir darbe! - Tek taraflı aşka, aşk denmez ki. +Ne denir? - Zaman kaybı. Eğer çok uzadıysa da çile. Sevda, Demokrat Parti'de milletvekili olup görüşleri Demokrat Parti ile uyuşmadığı için istifa sürecinde olan Sedat'ın eşi. (Ellili yaşlarda) Yusuf, İstanbul'a okumak için gelen, muhalif görüşlü bir Alevi genci. (Yirmi bir yaşında) Ve bu ikilinin yolu, bir yürüyüş sonucu yara alan Yusuf'un Sevda tarafından asansörde bulunup eve taşınması ile kesişiyor. Tek bir mekânda geçiyor eser, Sevda'nın evi... 1950-60'lı yılların Türkiye'si Tarımda makineleşme ve bunun Anadolu halkına etkisi, Köyden kente göç, Dönemin Ankara ve İstanbul'u, Üniversite öğrencileri, eylemler, Bir döneme dair ne varsa... Ve Alevilik! Eseri elime alınca o kadar heyecan yapmıştım ki, "Bu konulardan ne eser çıkar ama!" dedim, "Ne güzel işlemiştir Ayşe Kulin şimdi bu konuyu!" "Beni de Karamazov Kardeşler bekliyor... Odamda." Sizin de hoşunuza gidiyor mu bir eseri okurken daha önce okuduğunuz eserlere denk gelmek? "Bu yaşa geldin hiç değişmedin, aferin sana olgunlaşamayan Dorian Gray!" Ve tanıdık bir tını çalınır kulağınıza, Müzeyyen Senar'dan "Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime, Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime." Ve yer yer Zeki Müren, 60'lı yıllara dair ne varsa... "Balıklar ve misafirler üç gün sonra kokar!" Ne güzel işlemiştir demiştim değil mi? Bir eserde yaşadığım en büyük hayal kırıklığı oldu. Alevilikten dem vurdu Yusuf, değerlerinden bahsetti. Kendi değerlerinden bahsetti Sevda. Öyle derin konulara girecekler ve muazzam bir eserde bulacağım kendimi derken sürekli "oğlum yaşında" dediği kadınla yatarken okudum Sevda'yı. Etrafta kıyamet kopuyordu ve onlar evin bütün köşelerinde sevişiyorlardı. Kocasıyla olan yataklarını kullanmıyordu Sevda! Ne büyük erdem! Herkese oğlum yaşındaki çocuk diyordu Sevda, abla diyordu Sevda'ya Yusuf ve durup dinlenmeden sürüyordu sevişmeleri. "Sabah Yusuf'un yerde başını koyup uyuduğu minderi yattığı odaya götürürken göğsüne bastırdı, bu defa sanki bir anne şefkatiyle." Yeter ama! dedim o an. Derin bir eser beklerken yavan bir eser bile bulamadım. Kimse bana aşk güzellemeleri yapmasın, ona da kanmadım. Bu aşk değildi. Bu aşksa bütün liseli aşkları bu aşka aşk dersi verirdi! Hele hayatını kurallar üzerine kurmuş bir kadının özgürlük çırpınışları hiç değildi. Özgürleşmenin, sevmenin gerçekten güzel olduğu binlerce an vardı hiçbiri bu kitaptakine benzemeyen. Çok Ayşe Kulin kitabı okudum. #242203181 Çoğundan bana bir şeyler kaldı. Ama üzgünüm, bu tam bir zaman kaybıydı! Sanki yazılmak için yazılmış, satılmak için basılmış gibiydi. Verdiği duygu bana geçmedi. O bilgi birikiminden bu konuda bambaşka bir eser meydana gelebilirdi. Kimi yazarlara bazen bir süre ara vermek gerekir. Şimdi de öyle olsun. O zamana kadar Ayşe Kulin'in tabiriyle: Geh mit Gott!
Tarih
4 Gün 3 GeceAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20242,749 okunma
··
5,7bin Gösterim
9 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Bitirdikten sonra çok düşündüm, acaba eserde benim göremediğim bir şeyler mi var diye. Ne kadar zorlasam olmuyor. Sevemedim. Sevmesem de anlardım, bir emek ürünü sonuçta. Ama üzerinde o emeği de göremedim. Düpedüz "basit" diyebileceğimiz bir eserdi. Kısa zamanda 45. baskıya ulaşmış. Varsın "kör" ben olayım.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Gününüz aydın olsun...
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Ne düşünüyorsunuz?
Ayşe Kulin’in de maalesef popüler kültürün mağduru olduğunu düşünüyorum. Bir Köprü veya Nefes Nefese kitapları ile boy ölçüşebilecek bir kitap değil. Belki biraz fazla acımasız olacak ama azıcık bilgili ve tecrübeli biri tarafından yazılmış wattpad kitabı gibi bir tat kaldı bende 😔
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
@Camkenarikitapligi hemfikirim...
Okuduğunu gördüğüm herkese “zaman kaybı” demek istiyorum ama olmuyor maalesef 😊
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Bazen demek gerek...
Reklam
Sayın Mikail Balcı , ben de sizin düşüncelerinizin diziliminden gitmişim bu kitap için. Söylemek istediğim ne varsa söylediğiniz için teşekkür ederim size. Neden böyle yazmış ki düşüncesinden kurtulamadım bir türlü.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Diğer kitapları daha anlamlıydı.