“Bütün derin düşünce unsurları, yaşamdan dışarı sürüldüğünde, yaşam ölümcül bir hiperaktiflikte son bulur. İnsan, kendi yapıp ettikleri içinde boğulur.”
Sayfa 121 - Metis Yayınları, 6. Basım: Mayıs 2023·Kitabı okudu
Ne kadar insan derin düşünceye sahip? Derin düşünce unsurları yaşamın ne kadarında var? Bütün derin düşünce unsurlarından kasıt en ufak bir zerreyse eğer o zaman derin olmayan düşünce unsurlarının da yaşamdan sürülmesi ölümcül bir son getirmez mi? Belki tüm fark bunun hiperaktif olup olmayacağıyla ilgilidir. Öyle ya da böyle eğer derin düşünce unsurlarındaysa marifet etraf hiperaktif ölümden geçilmezdi.
Edinburgh Yazar burada ‘bütün’ derken, tamamen yozlaşmış, haz odaklı, sadece çalışan ve tüketen robottan bahsediyor, animal laborant. Yani gün içinde hepimiz bazı anlarda derin düşünceye dalıyoruz, kendimize bir alan açıyoruz ama gitgide insanlar düşünmekten kaçıp, endüstri toplumunun yarattığı animal laboranta dönüşüyorlar. ‘Çok fazla düşünme’ ‘Çok kafaya takma’ ‘Fazla kafa patlatıyorsun’ bu düşüncelerin arkasında yatan şey düşünmenin zararlı olduğu, yazarın dediği gibi bu çığ haline gelirse artık biz düşünen insan bulamadığımız vakit bu insanlığın sonu olacak. Birileri ölmüş, boş ver ölsün, ormanlar yok olmuş, boşver sana mı kaldı dünyayı kurtarmak? Aslında bu kalıpların dilimize yerleşmesi de bir nevi duyarsızlaştığımızın kanıtı evet sorunuza gelecek olursak bu kaçınılmaz bir felakettir.