Havada BulutSait Faik Abasıyanık'ın kalemini deneyimlediğim ilk eser oldu. Yazarın bir akıma uymadan kendi isteğine göre bir dil/tarz belirlemiş olması oldukça hoşuma gitti. Aynı zamanda eski bir eser(1951) olmasına rağmen dili günümüz Türkçe'si ile okunduğunda gayet anlaşılır ve akıcı. Örnek vermek gerekirse 1978 tarihli Kuşlar da Gitti adlı eserde aşina olmadığım kelime sayısı Havada Bulut'a oranla çok daha fazlaydı. Yazarımızın dili ve üslubu ile ilgili görüşlerimden sonra sizlere biraz da bu eser özelinde fikirlerimi sunmak isterim: Sait Faik Abasıyanık ile ilgili, kitaplarının hep öykü derlemeleri olduklarını duymuştum. Burada da aynı şey geçerli ve içerisinde birkaç farklı hikaye bulunuyor. Ama eseri benim gibi ilk kez okuyacak olanların kapılabilecekleri bir yanılsama var: Bu hikayelerin birbirlerinden bağımsız olduğunu düşünmek. Aslında "neredeyse" bağımsızlar, ama her hikayenin sonunda olan bir/birkaç cümle, o hikaye ile ondan sonraki arasında bir bağlantı oluşturuyor. Eserin bu yönü bana derlemelerden ziyade sabit, tek bir konunun akışında giden kitapları tercih ettiğim için hoş gelmişti. Ama okumam sonrasında yazarın kendine has dili ile bahsettiğim bu bağlantı oluşumlarının iyi bir âhenk içerisinde olmadıklarını düşündüm. Bu sebepten benim fikrim; "hikayeler birbirlerinden bağımsız olsalardı bu eser daha çok hoşuma giderdi." yönünde. Yani, başta benim açımdan artı olduğunu düşündüğüm durum, sonlara doğru yaklaştıkça ne yazık ki bir eksiye dönüştü. Ama Havada Bulut'un bu yönüne rağmen(ki sizin için bu eksi bir yön olmayabilir), Sait Faik'in kalemini deneyimlemek için hoş bir giriş niteliğinde olduğunu düşünüyorum. Belki yazarın bana daha akıcı ve hoş gelecek eserleri vardır. Bunu, ileride diğer derlemelerini de deneyimleyerek göreceğim. İyi okumalar...