"Hiciv, daima hürriyetsizlikten doğmuştur"
Puan vermedi·271 syf.··
2024 44. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2024 22:51
Ben hicvedebilen insanların cesaretine, tok sözlülüğüne ve hazır cevaplı olmasına hep hayran kalmışımdır. çok büyük yetenek, kendisine toplumda önemli bir yer addedilen şahısların toplumun içindeki sıradan insanlar tarafından fiziksel bir şiddete başvurulmadan eleştirilebilmesi takdire şayan gerçekten. Falih Rıfkı Atay'ın da dediği gibi "yerinde bir nüktenin, bin yumruktan daha terbiyeci olduğunu kavrayabilseydik!" Edebiyatımızda oldukça geniş bir yer tutan hiciv ve hezl (şaka- mizah) meşrutiyetten sonra genişlemeye başlamıştır. Başlıktan da anladığınız üzere, hiciv için; bastırılmış duygu ve düşüncelerin rahatsız edici bir nitelik taşıyacak şekilde dışa vurulmasıdır diyebiliriz. Kitapta hicvin rahatsız ediciliğini şu şekilde dile getirilmiştir. "Hiciv, zalimin hayasız suratında, istibdatın namert alnında açılmış, derin kırbaç yarasıdır. Seyrinden iğrenme ve iç sıkıntısı hissedersiniz..." Tarihte Heccavların ellerine kelepçe vurulsa da dillerine vurulamamıştır, bu yüzden bazıları sivri dilinin bedelini canı ile ödemiştir maalesef. sultan 4. Murat'ı hicvetmesi ile zalimce öldürülen nefi'nin ölüme giderken bile hicvetmeye devam etmiş, celladına gülümsemiştir. Şair Eşref ' e gelmek istiyorum. Çok sevdiğim bir heccav olduğu için kitapta ona oldukça geniş bir yer verilmesi çok hoşuma gitti. Hicviyeler kitabında özellikle vakit ayırdığım yaman ve realist şairimizin ise en sevdiğim mısraları ise şunlardır; "Bir soğan soyuluyor, yaşarıyor gözler. Bir devlet soyuluyor, aldırmıyor öküzler." Hürriyete aşık olan şair Eşref kendisine şöyle seslenmiştir. "Eşrefâ! Hürriyyet uğrunda fedâ olsak nola?" Yine şair Eşref'i doğruyu söylemekten hiç bir şeyin alı koyamayacağını, karşısındaki kim olursa olsun hicvedeceğini Hicviyeler kitabında geçen şu sözleri ile dile getirmiştir; "Eylemem ölsem de kizbi ihtiyar. Doğruyu söyler gezer bir şâirim; Bir güzel mazmun bulunca, Eşrefâ! Kendimi hicv eylemezsem kâfirim." kitapta hoşuma giden bir diğer bölüm ise Besim Atalay ve İbrahim Aleaddin arasında geçen atışma oldu. Gerçekten çok keyifle okudum. Besim Atalay Öz Türkçe'yi savunurken İbrahim Aleaddin osmanlı Türkçesini savunuyor. Hicivleri eski Türkçe - yeni Türkçe çatışması üzerine, şu iletimde bir kaç örneğini bıraktım. #252605693 En sevdiğim yazar Kaptan, yani Attilâ İlhan'ın bir şiirine de yer vermeyi unutmamış derleyen, kitap boyunca gözüm kendisini aradı kitabın sonlarına doğru karşılaştım. ufak tefek bir şeydi ama sevinçle doldu içim nedense. Attila İlhan'ın hem şairlere hem de okuyuculara gönderme yaptığı, yeni şairlerin gazel yazmaya ne kadar uzak kaldığını, okuyucuların ise eski büyük şairleri unutulmaya yüz tutmuş halde bırakmasını sitem eden çok güzel bir şiiri, son olarak onu da eklemek istiyorum buraya. "kıvılcımlar kaymalı insanlarım dedikçe şair kaleminden zaten ömrümüz rüzgarlı sular gibi dalgalı kimseler başalamaz medar-ı maişet derdinden kim okur kim dinler siham-ı kazayı? yalnız alıp verilir bir selam kalmıştır nabi efendi'den"
Edebiyat
Hiciv Edebiyati AntolojisiHilmi Yücebaş · Aka Yayınevi · 196118 okunma
··
2 +1'leme
·
585 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
bala. •itc
Gönderi Sahibi
Gelelim Sansürün alâsının yaşandığı, istibdat devrine. Abdülhamit sansür koyarak durdurabileceğini sandığını hiciv ve hezl içinde boğulduğu kadar hiç bir şeyde boğulmamıştır. Hamid o kadar sansür aşığı biri ki, döneminde hicivler ve mizah köşelerinde kullanılıyor diye "Burun" ve " Yıldız" kelimesini yasaklamış birisidir kendisi. Hatta bu yüzden Hüseyin Cahit Yalçın, yaptığı bir çeviride coğrafi bir terim olarak geçen burun yerine, “karaların denizlere uzandığı kara parçası” olarak yazdığını belirtir. Her okuduğumda kahkaha atsam da çok içler acısı bir durum. Sansür kadar özgürlüğe kelepçe vuran başka bir şey yok şu dünyada. Neyse ki Hamid bu istibdatvâri eylemleri ile kendini hürriyetçilerin dilinin kıskacında bulmuştur. Mahmut Şevket'in "Yıldız burcunda ikamet eden baykuş" sözleri ile başlayan nutuğu günümüzde bile dinledikçe iç ferahlatan bir etkiye sahiptir. Kitapta geçen Hamid ile ilgili olan kısımları da şöyle bırakıyorum. #252619774 #252550978 #252588849