"Sanki bu dünyada ne olduysa siz yokken oldu bayım!"
Sıra bana geldiğinde her şey çok anlamsız görünüyordu. En başta da rolüm! Sahnenin solundan girip bankta tek başına oturan adamın karşısında duruyordum, onu tanıyormuş gibi dizine vuruyordum ve "Sanki bu dünyada ne olduysa siz yokken oldu bayım!" diyordum. Adam da bana şaşkın şaşkın bakıyordu. Önce yüzüme sonra da sırtıma. Çünkü söyleyeceğimi söyledikten sonra girdiğim yerden sahneyi terk ediyordum. Bana kalırsa ters taraftan çıkardım, böylesi daha inandırıcı olurdu. Yönetmen ilk üç provada bu sahnenin ne kadar önemli olduğunu anlatmıştı: "Bütün oyunun gerilimi en yüksek sahnesi. Oyunun kırılma noktası. "Kırılma noktası... Doğrusu pek anlamıyordum. Bir çocuk parkta oturan tanımadığı bir adama neden böyle bir şey söylesin ki? "Saçmanın gerçeği ele geçirmesi var bu sahnede," diyordu yönetmen.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Edebiyat
·1 alıntı·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.