Gerçek bilgi, birinin cehaletinin derecesini bilmektir.
9/10
·535 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2024 21:22
3. yüzyılda yaşadığı tahmin edilen ve hakkında çok az şey bilinen Laertios'un "Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri" adlı eseri, Pre-Sokrat ve Sokrates sonrası yaşamış toplam 84 filozofun yaşamlarını ve felsefesini anlatıyor. Kitabın en büyük özelliği günümüze kadar ulaşamamış -kaybolmuş- birçok filozofun eserleri hakkında bilgi içeriyor olması. Yunan felsefe tarihçisi ve biyografi yazarı Laertios, tahminime göre bir kütüphane görevlisi ya da istediği her kitaba kolayca ulaşabilen aristokrat birisiydi. Çünkü 500 küsur sayfalık kitabın neredeyse her sayfasında anlatmış olduğu filozoflar hakkında şu kitapta böyle geçer, bu kitapta ondan bu şekilde bahsedilir gibi tabirler gözden kaçmıyor. Belki de bu kitabı birden fazla kişiye yazdırarak hepsini bir araya toplamış, kendisi bu kitabın aynı Umberto Eco'nun felsefe kitaplarında yaptığı gibi sadece editörlüğünü de yapmış olabilir. Bu kanıya da şöyle vardım; Laertios neredeyse tüm filozofların yaşamını ve öğretilerini anlattıktan sonra onun hakkında yazıyı "Onun hakkında şöyle bir epigram yazdık", ya da "bu epigramı da kendisine yazmayı uygun gördük" gibi çoğul ifadelere yer vermesiydi. Hakkında detaylı bir bilgi olmadığı için bu soruya bir cevap aramak abesle iştigal olacağı için biz kitabın içeriğine bir göz atalım derim. * Kitabı okurken sürekli kendime sorduğum soru şuydu: Bizden iki bin küsur yıl önce yaşayıp göçmüş insanların günümüz insanlarından çok daha zeki olduğu sorusu kafamı allak bullak edip durdu. Hiçbir teknolojik alet olmadan çıplak gözle yerkürenin ve gökkürenin çok az hata payıyla bir düzlem konumunda oluşturulmuş taslakları, dünyayı oluşturan katmanların; atmosfer (hava küre), biyosfer (canlı küre), hidrosfer (su küre) ve litosfer (kayaç küre)'in kütle ve ivmesini hesaplayabilmek nasıl bir aklın ürünü olabilir sorarım sizlere. Hatta biraz detaya inip almış olduğum notlardan bizzat birkaç filozofun görüşlerini açıklamakta fayda görüyorum; * Thales'e göre başlangıçta herşey sudan ibaretti. Güneş tutulmasını ve gün dönümlerini önceden hesaplayabildiği için Ksenophanes ve Herodotos ona karşı sık sık hayranlığını dile getirir. Yıl içindeki mevsimleri de o bulmuş ve yılı 365'e bölmüştür * M.Ö. 540 dolaylarında yaşayan Anaksimander de aynı gelenektendi. Dünyanın uzayda serbestçe asılı durduğunu savundu. Bütün canlıların sudan geldiğini ve insanın balıktan türediğini söyledi. Milet'li kâşif-tacirler için dünyanın ilk haritasını yapan da Anaksimander'di. * Parmenides'ten temel elementer parçacıklar fikrini aldılar. * Sayıların evrende oynadığı rolün ne kadar önemli olduğunu keşfeden Pisagor Herşey sayılardan ibarettir demişti. * M.Ö. 500 dolaylarında yaşayan Herakleitos her şeyin akış halinde olduğunu söylüyordu. Herkesin aradığı temel öğe konusunda Herakleitos'un seçimi ATEŞti. Ona göre evrenin merkezinde hiçbir zaman sönmeyen bir ateş vardı... * Parmenides ateş ve toprak olmak üzere iki öğe olduğunu savunur. * Empedokles, Her şeyin dört öğeden oluştuğunu savundu (ateş, su, hava, toprak) Dünyanın top gibi yuvarlak olduğunu keşfetti. * DEMOKRİTUS, ÖRNEĞİN ELMANIN KESİLMESİNİN, ATOMLAR ARASINDA BOŞLUK BULUNMASI SAYESİNDE MÜMKÜN OLDUĞUNU SÖYLÜYORDU. KURAMI BÖYLE PRATİK FİKİRLERİN VE TEMEL ÖĞELER KONUSUNDAKİ SOYUT DÜŞÜNCE GELENEĞİNİN BİR KARIŞIMIYDI. İyonya biliminin gelişimi Demokritus'un atomculuğuyla doruğa çıkmıştı. * Ksenophanes, Tanrının baştan aşağı kulak ve gözden oluşan küre biçiminde ama insana benzemeyen, soluk almayan bir varlık olduğunu söylemiştir. Var olan herşeyin elbet yok olacağını ve ruhun soluk olduğunu ilk o söylemiştir. * Platon tanrıların insan işlerini gözlediklerine inanmıştır. * Aristarkus, ayın çapını yalnızca yüzde sekizlik bir hata payıyla hesapladı ve dünyanın güneşin çevresinde döndüğünü ileri sürdü. Aristarkus “Ay ve Güneş'in Büyüklükleri ve Uzaklıkları” isimli çalışmasında o dönemlerde daha hiçbir gök cisminin boyutu bilinmediğinden uzaklık ve yarıçapları, yer yarıçapı cinsinden vermiştir. Ay’ın evrelerini takip etmiş buradaki gözlemlerinden Ay ve Güneş uzaklıkları oranını bulmuştur. * Eratostenes - dünyanın çevresini yüzde dört hatayla hesapladı. Günümüz teknolojisinin bütün prototipi Antik çağ zamanında düşünülüp yazıya geçirilmiş, bir nevi Antik Mısır, Çin ve Hindistan'ın kulaktan kulağa aktarılan pratikliğini yazıya geçirip bu vesileyle gelişimin önünü açmışlardır. Ben kitabı en çok üç büyük Antik Yunan filozofu olan Sokrates , Platon (Eflatun) ve Aristoteles in kişisel hayatı hakkında bilgi almak için okurum diye düşünürken kitabı bitirdikten sonra 84 Filozof arasında aklımda en çok kalan Filozof Diogenes oldu. Duymuşsunuzdur, hani şu fıçının içerisinde yaşayan. Adamın bütün günü sokakta diğer insanlara çatmakla geçmiş resmen. Platon hakkında yaptığı eleştirilere aşırı güldüm, resmen tüm dünyanın benimsemiş olduğu Platon'un İdealarını yerden yere vurup durmuş. İdealarını -soyut kavramlarını- eleştirirken hep marjinal olmak için uydurduğu kelimeleri kullanıyor gibi laflar söylüyor Platon'a. Ben hatta Diogenes'i aynı sokakta her gördüğü insanla sohbet etmeye çalışan Sokrates'in deli versiyonu diye düşünürken Platon'a Diogenes hakkında ne düşünüyorsun diye sorulunca "Sokrates'in deli hali" cevabını vermesine kahkaha atmıştım. Benim açımdan oldukça keyifli bir okuma serüveni oldu. Yalnızca 1 puanı kırma sebebim, filozofların öğretileri oldukça yüzeysel ve karışık verilmiş olmasıydı. Çoğu filozofun ne yazmaya çalıştığını, kitabında hangi konulara değindiğini anlayamadım. O zamanlar metafizik, etik, estetik, astronomi, diyalektik, pragmatik öğeler henüz kavram olarak literatüre geçmediğinden oldukça fazla konudan konuya atlanması çoğu filozofun görüşlerini puslu bir sis gibi zihinde bulanık bir tat bırakıyor.
Felsefe-Düşünce
Ünlü Filozofların Yaşamları ve ÖğretileriDiogenes Laertios · Yapı Kredi Yayınları · 2025378 okunma
·
314 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.