"Sadece güzelliği için sevilmekten korkacak kadar akıllıdır."
“ Honore de BalzacModeste Mignon Ölsem, mezarda kemiklerim seni sever.”
Fransız bir yazarın elinden çıktığı çok belli olan bu kitapta açıkçası ilk başta çok sıkıldım. Detaylar, incelikler, fazla karakterler, düşünceler… Hepsi birbirine girdi. Neredeyse kitabı yarıda bırakacaktım. Sonra öğrendim ki Sabahattin Ali’nin ölmeden önce çantasından çıkan iki kitaptan biriymiş. Sabahattin Ali’yi çok severim. Bu olayı çok manidar bulup devam ettim. Sanki ben kitabı okuyup bitirirsem Sabahattin Ali de okuyup bitirmiş olacak gibi hissettim.
19.yüzyılda geçen, soylu bir ailenin kitap okumayı seven, alçakgönüllü, zeki ve güzel bir kızın; bir şaire duyduğu aşkı ve ona gönderdiği mektupları okuyoruz. Peki bu şair Modeste Mignon’un beklediği gibi bir insan mı? Değilse sonrasında neler oluyor? Öyleyse hayatı nasıl devam ediyor? Hayatta sadece bir kere mi aşık oluruz? Aşık olduğumuzu zannettiğimiz noktada neler yaşarız? Bu soruları barındırıyor kitap.
Uzun ve heybetli bir kitap olduğunu söylemeşiyim. Fazlaca tasvirler dediğim gibi boğuyor. Yazardan okuduğum ilk kitaptı. İlk kitabın günahı olmaz diyerekten yazara şans vereceğim tabii ki. Bir de Balzac in bu kitabı ithaf ettiği hanımefendi meselesi var. Açıkçası bu durum hoşuma gitmedi çünkü Modeste Mignon zihnimde kusursuz bir kadın ama ithaf ettiği hanımefendi değil. Yine de şans vermeli ve Balzac in ithaf ettiği hanımefendiyle Balzac arasındaki ilişkiyi araştırmalısınız.