Tehlikeli Oyunlar'ın ardındaki sarhoşluk.
10/10
·479 syf.··
2024 71. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2024 16:39
Tehlikeli Oyunlar Etkisinden çıkamadığım eserlerden oldu diyebilirim. Kitabı Tutunamayanlar kadar çok sevdim. Oğuz Atay 'ın en karanlık döneminde yazmıştır #k:550. Neden mi karanlık diyorum? Sebebi aslında açıktır. -Sevinden ayrıldığı dönemde yazması. - Tutunamayanlar eseri TRT yarışmasında çok ilgi çektiği için, tehlikeli oyunlarında bi o kadar ilgi çekmesini istemiştir. Hayalindeki gibi olamamıştır maalesef. - Oğuz Atayı terk etmeyen kalmamıştır adeta, kafasının daha fazla dağıldığı dönemlerdir aslında. ( karamsar, anksiyeteli dönemleri, yüksek korkulu zamanları, hayata karşı tutunamadığı zamanlar ) vb. - Oğuz Atay'ın kızı Özge'nin nafakasını ödemesi ve bir o kadar da yazarın maddi sıkıntılar içinde kalması da diyebiliriz arkadaşlar. Finansal durumlar Oğuz Atayı baya meşgul etmiştir esasında. Oğuz Atayın En karanlık, en zifiri, en depresif halindeylen yazmıştır Tehlikeli Oyunları. Tutunamayanlar aslında üst romanlar olarak da gösterilse de arkadaşlar, aslında roman tamamlanmamış karmakarışık bir eserdir. Oğuz Atay da itiraf eder bu durumu. Tehlikeli Oyunları "tamamlamış bulunmaktayım" diyordur. Tutunamayanları Oğuz Atay "Aklına geleni yazdı, misalinde" bir eser diyebiliriz. Anlaşılmamasındaki asıl sebep Oğuz Atay'ın kafasının sürekli bir karmaşa halinde olmasıdır. Temiz düşünmek Oğuz Atay için elzem bir konudur. Oğuz Atay'ın Asıl hedeflediği amaç ise şudur: Daha tertipli, daha düzgün bir şekilde olaylar zincirini yakalamak istemesidir. Bana kalırsa Tutunamayanlar eserine nazaran daha ince olması birşey ifade etmiyor. Tehlikeli Oyunlar daha ağır bir eserdir. Tutunamayanlar ile Tehlikeli Oyunlar itiraf metinleridir. #k:130lardaki "Selim" karakteri hikmetin yanında hiçbir şey kalıyor diyebilirim o derece karamsar, o derece komediye vuran bir karakterdir. Hikmetten bir sürü vardır kitapta. Doktor Hikmet, avukat Hikmet, mimar hikmet, Hikmette, Hikmet. Sonu yok Hikmet karakterinin. Benliğini kaybeden Hikmet, bu hayatına anlam katabilmek için Sevgi adında bir kadınla nişanlanır. Fakat sevdiği için evlendiği yoktur. İnce bir çizgi vardır. Hikmet çok ama çok yalnızdır. Kendisi gibi bir kadın istiyordur Hikmet. Hikmet der ki; "Ben bir belaya bulaştım, ağzım yandı evlilikten, ne yapacağım?" misali cümleler vardı kitapta. Bütün sorunları hallettim, evliliği de hallederim sanmıştım... Açken gidersen markete bir ton alışveriş yaparsın Hikmet. Oyununu bitirmeden başka oyunlara daldın hep. Sonucunu fazlasıyla yalnızlık satın alarak ödedin. Hikmet, tıpkı Oğuz Atay gibi her daim ölmektedir. Ölmediği bir gün yoktur. Fazla gerçekçiliğin sonu yalnızlıktır. Yalandan bile olsa takılan maskeler Hikmet'i kendinden uzaklaştırmıştır. (Mış) gibi yaşam Hikmet'i, Hikmetlikten çıkarmıştır adeta. Her bir parçamız oyun, her bir oyunumuz bir cam parçasıdır. Her bir parçasında hakikat yatar Hikmet'in. Kafamda bir sürü cam parçası. Her hareket ettirişimde canımın yanması olağan bir durumdur tabi. Fazla oyunun sonu sarhoşluktur. Tehlikeli oyunlar tehlikeli olduğu için değildir aslında, sarhoş edici olduğu için tehlikelidir. Oyuna gelmemize gerek yoktur. Biz zaten oyunun içindeyiz. İnsanlar bizi sevsin diye yaptığımız bütün hareketler birer oyundur. Fazlası #k:550dır. Konuşmanın zorluğu bu hayatta fazlaydı. Verilecek hesaplar vardır. Ama anlayışlı insan yoktur bu hayatta. Ülkemizde oynanan oyunların fazla olmasıyla beraber, izleyicilerin sadece izlemekle yetinmesi bazı karakterlerimiz için hayırlı bir olay değildir. Herkes kendi oyununun ana kahramanıdır. Hikmet kendi oyununun ana kahramanı bile olamamıştır arkadaşlar. Hikmet bir Tutunamayan bile olamamıştır. Hkmet kendini bir hiç görüyordur bu hayatta. Hiçi canlandırmak zor olmuyor mu Hikmet? Oğuz Atayı oynamak kolay bir iş değildir. İntihar bile edebilirsin. :) :( Tehlikeli Oyunlar eseri arkadaşlar Oğuz Atay'ın aşk hayatındaki çalkantıları lanse ettirmiştir. Aşk üçgeni vardır kitaplarda. Sevine olan âşkı çok büyük olan Oğuz Atay da bir nevi sevine bir sürü gönderme yapar eserinde. Hayat bir oyundur. Oyun oynamak bir hayat meselesidir. Oyunun içindeyim, tehlikeli oyunların içinde. (Mış) gibi yapmak çok zor Hikmet anlıyorum seni. Hayatın zorlu oyunları, karakteri sunma biçimimiz hepsi dahildir buna. Dünya bir sahnedir. İnsanlar bizi kabul etsin diye binlerce parçalara ayırırız kendimizi. Oğuz Atay da bu durumun kurbanıdır maalesef. Oğuz Atayın, Tutunamayanlar kitabında ki eleştirimde dediğim gibi maalesef insanların düşüncelerini fazlaca kafaya takan, içini balon gibi şişiren bir karakterdir. Yoğun anksiyete durumları, arada bir depresif halleri, insanlarla olan iletişim zayıflığı, hayatını altüst etmektedir. Dört kitabını bitirmiş bulunmaktayım o yüzden genel itibariyle dört kitabın ortak noktası şudur; -Geçmişe duyulan özlem ( Pembe panter sendromu ) -Dostları tarafından ötekileştirilen ânlar. -Öz benliğine verdiği az değer. -İnsanları çokça memnun etme çabaları. (İnsan kaybetme korkusu, yalnız kalma korkusu, sevilmeme korkusu.) vb. -İfade edilmeyen duygular. -Ebeveynleri tarafından onaylanma ihtiyacı. Kabul görmek için verdiği çabalar. -Koşullu sevgi. Bunları yazıyorum arkadaşlar çünkü Oğuz Atay a psikolojik yorumlar yapmak zorundayız. Ben psikolojiye biraz hâkim olduğum için ister istemez ruhsal anlamda eleştiri yapabilmekteyim. Oğuz Atay'ın duygularını rahatça ifade edebilen bir adam olduğunu düşünmüyorum. Yazdığı kitaplar resmen bir feryat esintisidir. Yardım bekleyen bir kedi gibidir benim gözümde. Yardıma muhtaç, sadece onu dinleyen bir arkadaş lazımdır Oğuz Atay'a. Seni seviyoruz Oğuz Atay . Bizimle hep yaşayacaksın. Ben burdayım yazarım sen nerdesin?.......
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
·
71 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.