Kitabı anlatmaya nerden başlayacağım bilmiyorum ama şunu söylemem gerekiyor ki ilk kez Adalet Ağaoğlu okuyorum ve çok beğendim dilini, anlatımını. Aysel'in bir otel odasında ölmeye yatmasıyla başlıyor hikaye. Çocukluk anılarını bize anlatmaya başlıyor. Aysel ilkokula başladığında cumhuriyetin ilk yıllarıydı. Kitap karma okullarda kızların okumasının normal karşılanmadığı dönemlerden modern Türkiye'nin yaratılmaya başlanması ve günümüzden oluşuyor. Geçmiş ve günümüz örgüsü o kadar güzel işlenmiş ki yazarın kurgusuna hayran kalıyorsunuz. Romanda tek karakter Aysel değil elbet. Abisi İlhan, ilkokul arkadaşları Ali, Aydın, Sevil var. Aralarda kısa mektuplarla başkalarının hikayesini de öğreniyoruz. Romanda çok fazla karakter olması kafa karışıklığı yaratacak gibi dursada, okurken o kadar içinde oluyorsunuz ki kitabın, içimizden birilerinin hikayelerine tanıklık ediyorsunuz sanki. Yazar Türkiye gerçeklerini her ne kadar tarafsız bölgede anlatmaya çalışsada, resmin bütününü, her iki tarafı da anladığımızda görebiliyoruzu gösteriyor bize. Bunları yaşarken salt haklı ya da haksız yok. Böyle bir arayışa girmeden, kimseyi rahatsız etmeden veriyor mesajını yazar. Hikayeyi, dilini, anlatımını sevdiğim kitaplara bir yenisini daha ekledim.
Ölmeye YatmakAdalet Ağaoğlu