“Marquis adamı süzüyordu, sordu:
- Siz hangi taraftansınız? Cumhuriyetçi misiniz? Kıral taraflısı mısınız?
- Ben bir fakirim!“
(Sayfa 107)
Doksan Üç İhtilali Victor Hugo'nun son romanı olup, ilk baskısını 1874 yılında yapmıştır.
Roman, Fransız İhtilalini izleyen o çalkantılı dönemde -1793 yılında-, karşı devrimci tepkiler ve isyanlar nedeniyle kralcı ve cumhuriyetçi iki grubun iç savaş boyutuna ulaşmış mücadelelerini konu ediyor. Bu anlamda eser için bir tarihi roman ifadesini kullanabiliriz.
Romanın merkezinde bu tarihsel olaylar işlenirken dönemin toplumunun bundan etkilenişi de hikayede yerini alıyor. Zaten Victor Hugo'nun bütün hayatında asıl derdinin toplumun ve onun en alt birimlerinin yaşadığı sıkıntılar, sorunlar olduğunu biliyoruz. En önemli eseri olan Sefiller ve Claude Gueux'da bunu açıkça görmüştük. Doksan Üç İhtilali'ni okurken de yer yer Sefiller esintisini de hissediyoruz. Buradan yani dert ettiği konu ve verdiği mücadele nedeniyle olsa gerek Victor Hugo'nun cenazesine neden 2 milyonu aşkın insanın katıldığını da anlayabiliyoruz. Çünkü Victor Hugo sorunlarını kendine dert ettiği için halkına kendini sevdirmiş bir yazar, düşünür ve aksiyon insanıdır. Aksiyonu sadece kalemi ile de sınırlı kalmamış ve siyasi mecrada da elinden gelen mücadeleyi göstermiş. Bu anlamda da hem yönetenler hem de yönetilenler tarafından saygı gören nadir insanlardan biri olmayı başarmıştır.
Bana göre dünya edebiyatının bir numarası olan Victor Hugo'nun şu ana kadar okuduğum tüm eserleri oldukça etkileyiciydi. Doksan Üç İhtilali'de yine aynı şekilde çok akıcı ve etkileyici bir eser. Roman da enfes diyaloglar yer alıyor. Bu eseri de dahil olmak üzere Victor Hugo'nun tüm eserlerini mutlaka tavsiye ediyorum. Victor Hugo'nun diğer okuduğum eserleri ile ilgili incelemelerimi de paylaşıyorum:
Sefiller, #188555941
Claude Gueux, #182711240
Bir İdam Mahkumunun Son Günü, #183401532
Deniz Emekçileri, #149921206
Notre-Dame de Paris, #131162055
Herkese faydalı okumalar dilerim.
Gülen adam kitabını da tavsiye ederim, ama tercüme iyi değil malesef. Kitabın denizde geçen bölümü var, o hisseyi okuduğumda kopamıyordum. Hugonun zekası, kalemi tekrarsız, muazzam.