Gönderi

10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2017 207. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2017 16:08
"Müslüman çağın gözüyle İslam'a bakmaz . İslam' in gözüyle çağa bakar. " Kitapta gördüğüm ana fikir bu. Özdenören' in düşünce yapimizdaki hataları gözler önüne serdigi ve Müslümanın nasıl dusunecegini ornekledigi bu denemeden yaptığım çikarimlar şu sekilde: İnsan yaşadığı toplumdan ve zaman diliminden etkilenir. Bir yerde kültür ve alışkanlıklar dinin önüne geçebilir. Burada kişi kendisinin hayatını şekillendirecek duruşunu belirlemeli ve o pencereden dünyaya bakmalı. Yazarın harika bir ifadesi var: Ebu Talip kompleksi. Yani iman ettiğini söyleme ancak mesele imanın gereklerini yerine getirmeye geldiğinde " bana dokunmayın" deme, alışkanlıklarindan, rahatından vazgeçememe... Halbuki iman bir bütündür.Ya iman edersiniz ya etmezsiniz. Iman ettiyseniz de bu imanın gereklerini yerine getirmeniz gerekir. Aksi takdirde tutarlı olamazsınız. Dikkatimi çeken bir nokta da, Özdenören'in İslam'ın hayatın yalnızca bir noktasına çekilmeye çalışmasına duyduğu kızgınlık. 'Din adamı ' diyerek sanki din 'bazı adamların' görevi ve sorumluluğuyumuş gibi davranıyoruz. Halbuki bizde ruhban sınıfı yok. 'Dini ibadet' derken sanki dini olmayan ibadet varmış gibi soyluyoruz. Dini, hayatın içinden tecrit ediyoruz. Oysa bizde ibadet Hristiyanlıktaki haftanın bir günü Kiliseye gidip dönmek gibi bir anlayıştan uzaktır. Otururken, kalkarken, uyurken, konuşurken hep dinin içindeyiz. Annem sabah yatağından kalkarken "Allah'ım senin rızan için" der, yemeği yaparken, yemeğini yerken de... Önceleri garipserdim bunu; kendi ihtiyaçlarını sağlarken bile Allah'ın rızası iddiasını.Meger yemek yemeyi bile Allah'a kulluk için güç verici bir iş olarak görüyormuş. Sonra bir de nihai hedef meselesi var. İslam'ın yaşanması bizim için aynı zamanda İktisadi ve sosyal fayda da sağlıyor. Burada şöyle bir soru soruyor yazar: Biz bu getirileri için mi Müslümanız, yoksa bunların hiçbiri olmadan da Müslüman olmaya devam eder miyiz? Yani materyalistik beklentilerimiz mi var yoksa hedefimiz sadece Allah'ın rızası mı? Allah'ı ilah olarak tanımadığımızda ister istemez kendimize yeni ilahlar ediniyoruz: eşya gibi, şöhret gibi, makam gibi... Kime kul olacağımıza karar vermemiz lazım. Son olarak İslam'ı tam anlamı ile yaşamanın ancak Müslüman bir toplumla mümkün olacağını hatırlatıyor bize yazar. Kendini ve yaşadığı dünyayı bilen bireylerden oluşan bir toplumla... Kisacik bir deneme olmasına rağmen dönüp dönüp okunacak iyi bir baş ucu kitabı. İyi okumalar
Müslümanca Düşünme Üzerine DenemelerRasim Özdenören · İz Yayınları · 202110,4bin okunma
··1 alıntı·
1 +1'leme
·
10,2bin Gösterim
10 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
"Özdenören'in İslam'ın hayatın yalnızca bir noktasına çekilmeye çalışılmasına duyduğu kızgınlık" sözünüz aklıma Erbakan Hocam'ın şu sözünü hatırlattı bana. "Bana Dünyayı sen mi kurtaracaksın otur Kur'ân'ını oku... Sana karışan mı var? diyorlar. İyide Kur'ân-ı Kerim okuyunca O da bana; "Kalk zalimlerle mücadele et, bilim üret, dünyayı imar et diyor". Necmettin Erbakan
Zeynep Demir Kahraman
Gönderi Sahibi
Çok anlamlı...
Güzel bir incelemeydi Zeynep Hanım, kaleminize sağlık. Elimde Müslümanca Yaşamak var, alalı yıllar oluyor. İnşallah bu dönem içinde okurum. Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı'yı okumuştum birkaç sene önce ama sadece beğendiğimi hatırlıyorum ve okuduğum dönem herkese tavsiye etmiştim, İslam inancına sahip olmayanlar için de ilginç bir eserdi.
Zeynep Demir Kahraman
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Ben aynı kitabı yıllar önce okumuştum. Bir vesileyle tekrar oldu. Yazarın diğer denemeleri de okumaya deger
Çok güzel ifade etmişsiniz. Kaleminize sağlık
Zeynep hanım kaleminize sağlık çok güzel izah etmişsiniz. O kadar ki Düşüncenizi alintıladım 🤭
Malesef ecnebilerin hayatlarinda dine yer verdikleri kadar bizler de Islam'a hayatimizda yer veriyoruz. :(Acı ama gerçek... Bu arada elinize sağlık incelemenizi zevkle okudum:)
Reklam
İncelemenizi kullanabilir miyim
Zeynep Demir Kahraman
Gönderi Sahibi
Kullanabilirsiniz hocam