Gönderi

ÇOCUK DEDİĞİN, SADECE ÇOCUKTUR...
6/10
·360 syf.··
2024 121. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2024 18:15
Bir Hakan Günday klasiği ile karşınızdayım arkadaşlar. Kitabı güç bela bitirdiğimi öncelikle belirtmek isterim. Bunun nedenine de birazdan değineceğim inşAllah. Bildiğiniz üzere daha çok yeraltı edebiyatı ile ön plana çıkan yazarın ben daha öncesinde, Kinyas ve Kayra kitabını okumuştum. Çok da severek okumuş olduğum bir kitaptı. Olay örgüsünü, kendine has dili ile harmanlayarak bizlere çok güzel sunmuştu diyebilirim. Bu kitapta da farklı bir hikaye daha doğrusu toplumumuzun kanayan bir yarasını gündeme getirmiş sevgili yazar, Hakan Günday. Fakat derinlemesine kaleme aldığı eserinde içerik fazlasıyla açık bir üslup ile kaleme alınmış. Rahatsız edici birçok kısım mevcut kitabın içeriğinde. Bizatihi şahsım olarak, küfür, argo sözcüklerden ziyadesiyle midem bulandığı ve kullanımından da aşırı rahatsız olduğum için kitabı bitirirken bundan mütevellit biraz zorlandım diyebilirim. Uzatmadan kitabın konusuna geleyim. Henüz on bir yaşında olan Derda`nın korkunç denilebilecek düzeyde geçen yaşam öyküsüne tanık olacağız. Herkesçe lanetlenen bir köyün, o köyün içinde yaşayan vicdandan uzak bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Derda`nın öyküsü... Olmayan bir baba, ancak kendi yaşamını idame ettirebilecek, güçsüz ve korkak, zihin yoksunu bir anne... Sanıyorum ki bu hayattaki en büyük lütuf, güzel bir aileye, aile denilen o olguyu oluşturan doğru ve vicdanlı ebeveyinlere sahip olmak... Çünkü bunlar olmadığı zaman kişi kendini bilinmezlere doğru savuruyor. Ya da hayat o kişiyi hep bilinmezlere mecbur bırakıyor. Tıpkı Derda`yı bıraktığı gibi... Kendi ve evladına daha fazla bakamayan anne, Derda`yı kendisinden oldukça büyük bir adama veriyor. Para karşılığında... Düşünün ki henüz on bir yaşında küçücük bir kız çocuğu... Çocuk ve evlilik bile yan yana iğrenç dururken Derda bu evliliğe mecbur bırakılıyor. Bu iğrençliğin içine hapsediliyor... Bu süreçte olmayan baba faktörü de devreye giriyor. Yasadışı bir şekilde izinleri sağlanıyor. Babasını satıldığı gün tanıyan Derda ondan kendini kurtarması için yardım dilenirken ne yazık ki babasının pek umrunda olmuyor en azından o süreçte. Derda Londra`ya götürülüyor... Derda dünya üzerindeki cehennemine götürülüyor... Gittiği evdeki insan müsveddesi, korkunç kocası tarafından tecavüze uğruyor. On bir yaşındaki kız çocuğunu yer yüzünde bu şekilde öldürüp, hayır bu ölüm değil bu yaşamın kendisi diyerek de ayıltıyorlar. Derda günlerini dayak, küfür, gün yüzü görmeden geçiriyor. Ölmeden yaşamaya çalışıyor anlayacağınız. Tabi buna yaşamak denirse... Zaman ve yıllar etkisini yitirdiği vakit Derda bir şekilde o adamın ellerinden kurtuluyor. Ve kurtuldum sandığı, özgürlüğüne koştuğunu hissettiği o dönemde bir başka cehenneme gittiğini henüz bilmeden kaçıyor... Bu kısım ve bundan sonra geçecek kısımlar insanın yaşamı üzerinde aklının ve hafsalasının almadığı iğrençlikleri konu edinecek. Bazı kısımları okurken ciddi anlamda bir mide bulantısı geçirdim. Bir şeyin var olduğunu bilirsiniz. Tecavüz, insan alıkoyma, cinayet. Bunları bilmek ile bunları görüp, detaylıca okumak arasında ne yazık ki farklar var. Ki toplumda belki de yüzlercesi, binlercesi daha beterine maruz kalıyor. Ve Derda bunlara maruz kalıyor. Ta ki karşısına Anne çıkana dek... Belki de kitabın iyi tarafı bundan sonra başlıyor diyebilirim. Derda başka bir yaşama dahil olurken bir başka yaşamda aynı adı taşıyan farklı cinsiyetteki Derda`nın yaşam öyküsünü konu ediniyor kitap ve iki farklı kişinin ortak bir yaşama evrilecek hikayeleri... Başta kendini okutmaktan sıksa da kitap, sonrasını sevdim. En azından bu kitaba bir inceleme yazmak istedim. Sizler de bu satırlara kadar sıkılmadan gelmişseniz ne mutlu. kitap dışında kendi düşüncem, sizi sıkmadan birkaç satır eklemek istiyorum. ANNE değilim belki ama hayat üzerinde ne olursa olsun kendi yaşamı pahasında dahi olsa bir annenin çocuğunu koruması gerektiğini, onu hayatın zorluklarına hazırlaması gerektiğine inanıyorum böyle olması gerektiğine inanıyorum en azından bir kadın olarak. Çünkü bu yaşama doğmak onların elinde olan bir şey değil... Teşekkürler ve keyifli okumalar.
Edebiyat
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
·
764 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.