Bu yıl sevgili Babamı kaybedeli 6 yıl olacak ve bu ayın 28’inde babam kadar sevdiğim iki insandan birinin aramızdan ayrılışının yıl dönümü. Dilerim babam kadar sevdiğim bir diğer kıymetli insan, ustam Zülfü Livaneli uzun ve güzel ömürlü olsun inşallah.
28 Şubat, lisaniyata hakimliği sadece ‘o da belki’ Faulkner’le yarışan, Elia Kazan’a göreyse bu çağın Homeros’unun aramızdan ayrılışının 10. yıl dönümü…
28 Şubat, insanların sırf menfaat uğruna oncu buncu olduğu bir dönemde, her dem içtenliği ve insanlığıyla her kesimin herkesi olmayı başarabilmiş, eserleriyle büyük kapıdan giren ve adı belki de Nobel’den çok daha büyük olan, milyonlarca okur için erbab-ı kalem, 44 yıllık kadim dostu Livaneli’nin tabiriyle “bir Edebiyat mucizesi”, gözüyle kartal avlayan yazar büyük usta Yaşar Kemal’i özlemle anacağımız gündür. Daha erken paylaşıyorum çünkü istiyorum ki daha uzun süreler analım büyük ustayı, eserlerinden bahsedelim, yad edelim.
Livaneli’nin “Gözüyle kartal avlayan yazar Yaşar Kemal” kitabındaki aktarımına göre;
Eski Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand’ın “Ben hep okyanus kıyısında yaşamak istedim ama politikacı olduğum için büyük kentlerde, dar sokaklarda oturmak zorunda kaldım. Sadece Yaşar Kemal`in kitaplarını okuduğum zaman kendimi okyanus kıyısındaymış gibi hissedebiliyorum” sözleri gibi sayfalar dolusu anlam ihtiva eden çok söz söylenebilir, söylenmelidir ve söylenecektir de zaten, lakin ben şu an için sadece “bazı isimler var ki, onları öldürmeye ölümün bile gücü yetmez” demekle yetinmek, bu vesileyle büyük ustayı ölmemiş ve hiç ölmeyecek olarak addetmek arzusundayım.
Yaşar Kemal Adana’dan İstanbul’a geldiği o gün heybesinde ne olduğu bilinmez ama gönlünde haksızlığa uğramışların sancısı ile umudunu taşıdığı ve bu anlam dolu yükü son nefesine kadar insanlıktan umudunu hiç kesmeyerek tüm Dünya halkları için taşımaya, insanın ve insanlığın uğradığı tüm haksızlıkları yazdığı muhakkaktır. Büyük ustaya sevgi, saygı ve hürmetle.
Yaşar KemalZülfü LivaneliSerhat Kaya