Sinema, edebiyatın hareket eden halidir Mateo. Nasıl ki iyi bir kitabın tek bir cümlesi dahi, hızla akıp giden hayatı durdurur, iyi bir film de aynı işi görür, koca bir hayatı tek bir yöne bakışla anlatır.
“Öğren Mateo, artık tú değil, vos diyeceksin, diğer çocuklara seslenirken che (hey, arkadaş) demeye alışmalısın. Dilimiz değişir belki, ama bu sayede uyum sağlar, hayatta kalırız” dedi. Raúl’ün sözleri bana çok garip gelmişti: “dilimiz değişir belki ama hayatta kalırsın.” Babam öldü, biz yuvamızı, ülkemizi terk ettik hayatta kaldık, bir sürü çaresiz insanla birlikte berbat yemekler yedik, hayatta kaldık. Bundan sonra etrafımızda konuşulan dil de değişecek, ama biz hayatta kalacağız. Tüm bunlar ne demekti? Anlayamıyordum. Birileri istiyor diye, hayatımızdaki güzel olan, bize ait her şey bizden alınacak, ama biz bunların karşılığında sırf ‘nefes alıyor’ oluşumuza ‘hayattayız’ adını vereceğiz? O günlerdeki küçük Mateo, yani benim için olduğu gibi, ortak bir kaderin ağır yükü altında ezilen tüm insanlar için, bu kocaman bir saçmalıktı.