Gönderi

9/10
·102 syf.··
2025 11. kitabı
"Derler ya, insan asla doymak bilmez diye, yüzünü verseniz ille de astarını ister diye. Bu sözler insanı kınama amacıyla söylenir, oysa insan soyunun en büyük yeteneklerinden biri, onu elindekiyle yetinen hayvanlardan üstün kılan bir yetenektir bu." Kitapta kısaca Kızılderili Kino ve ailesinin denizde buldukları bir inciyle nasıl hayatlarının değiştiğini okuyoruz. Kızılderililer yıllar boyu sömürülen ve dışlanan bir millet olmuştur. Bu yüzden Kino'nun kararlarını kendi yaşam çerçevemiz ışığında analiz etmemiz hiç doğru olmaz. Hayatlarının dönüm noktası olarak hayal ettiği, bir çıkış kapısı olarak gördüğü incinin, "kötülüğün türküsüyle" kuşanacağına inanmak istemedi. "O inci artık benim canım" satırlarını okuduğum anda aklıma gollum ve yüzük geldi, incelemeleri okurken birinin daha böyle düşünmesi beni çok mutlu etti ki muhtemelen çoğu kişinin aklına gelmiştir. İnci ve yüzüğün anlamı iki hikayede de benzer aslında; insan onlarca kötü ihtimalin içinde bir tane bile iyi ihtimal görürse o ihtimale sımsıkı bağlanıyor, hayallerle donatıyor zihnini, fakat kötü ihtimaller de kurcalıyor onu. Bu iğrenç düzen bazı insanları da hayatları pahasına seçim yapmaya zorluyor işte. Sefil hayatına devam etmektense ya ölmeyi ya da "normal insan gibi" yaşamayı baz alan bir ihtimal cambazlığına sürükleniyor insan. John Steinbeck 'in okuduğum ilk kitabıydı, ve okur okumaz Yukarı Mahalle ile Fareler ve İnsanlar 'ı da sipariş ettim. Çünkü realist ve akıcı kalemine hayran kaldım. Tek nefeste okudum diyebilirim. Bu zamana kadar okumayı ertelediğim içinde kızgınım kendime. Ve eklemezsem asla olmaz, kitaba başlamadan Tomris Uyar'ın sunuşunu okuduğumda kitap için daha çok heyecanlandım. Muhtemelen o bu kadar mükemmel çevirmese, okuması bu kadar keyif vermezdi. Umarım çeviriye ihtiyaç duymadan kendi dilinde steinbeck'i okuyabilirim.
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
·
17 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.