·98 syf.····Okunma: 20 Mart 2025 04:47 Şeylerin nasıl tasnif edilebileceğine dair gelişen şahsi merakım beni bu esere sürükledi. Bu alanda Aristo ve diğer filozoflar çeşitli yaklaşımlar sergileyip bir taslak sunmuşlar. Aslında bu tip sınıflandırmaların varlığın özünden ziyade insan zihnindeki yansımaları düzenlemeye yaradığını söylemek gerekiyor, sonuç olarak tüm bu çaba bizlerin hayatını düzene sokmak ve kolaylaştırmak için sarf ediliyor ve pratik olarak faydalı da. Fakat bunu bir hakikât şekli olarak kabul etmek pek mümkün değil, en azından bundan emin olabileceğimiz bir kıstas yok. Bu yüzden her ne kadar hakikât gibi gelse de yeri geldiğinde önce geleni kalıplaştırmadan aşabilme refleksini gösterebilmelidir insan. Nitekim sonra gelen birtakım filozof bunu yapabilmiştir, bunun son bulacağını da sanmıyorum.
Kitaba gelecek olursak okurken düşünsel efor sarf edilmesi gerektiği aşikâr, genelde aynı kısımları ağır ağır defalarca okumak gerekiyor, ayrıca not almadan bir süre okunduktan sonra kavramların iyice soyutlaşıp zihinde kalıcılıklarını kaybettiğini söylemem gerekiyor. Bu açıdan bir ders kitabı gözüyle bakmak lazım. Kitapta biçimsel bir sınıflandırmanın olmaması ve bazı kısımlarda bağlamdan kopacak kadar ek açıklama yapılması, tekrarların bulunması anlama sürecini güçleştirebiliyor. Bu anlamda bir diğer etken de alabildiğine sistematik bir çevirinin yapılmış olmaması, bazı kavramlarla neyin kastedildiğini anlamak güç hale gelebiliyor, bu anlamda belki bütün Yunanca metinden ziyade bazı terimlerin Yunanca karşılıkları parantez içinde verilebilirdi.
Kitabı okurken aldığım notlar:
[Hiyerarşi girintiyle sağlanmıştır.]
Bir bağlantı içinde söylenmeyenler, kendileri tek başına önerme olmaz; önerme bunların birbirine bağlanmasıyla oluşur:
Öz
- Taşıyıcı içinde olmaz.
- Karşıtı yoktur.
- Daha çokluk veya daha azlığı kabul etmez.
- Karşıtları bünyesinde kabul edebilir.
- Nesneler ondan eş anlamlı olarak adlandırılabilir.
Birincil Öz: Ne bir taşıyıcı için söylenen, ne de bir taşıyıcı olan. Belli bir şeyin kendi.
- Örnek: Belli bir insan, belli bir at...
İkincil Öz: Birincil ve ikincil özleri içine alan.
- Yüklenenler içinde ilk özü ortaya koyarlar.
Tür: Öze daha yakın olan.
- Öze yüklenebilir.
- Örnek: İnsan...
Cins: Öze daha uzak olan.
- Türe ve öze yüklenebilir.
- Örnek: Canlı...
Nicelik: Ölçülebilen veya sayılabilen.
- Eşitlik veya eşitsizlik yüklenebilir. (Ayırt edici özellik)
- Karşıtı yoktur.
- Daha çokluk veya daha azlığı kabul etmez.
Süreksiz: Kendi arasında ortak bir sınırda birleşmeyenler.
- Örnek: Sayı, söz...
Sürekli: Kendi arasında ortak bir sınırda birleşenler.
- Örnek: Çizgi, düzlem, cisim, zaman, yer...
Birbirlerine Göre Bir Durumu Olan: Birbirlerinden ayrı bulunabilen, birbirlerine göre saptanabilen.
- Örnek: Çizgi, düzlem, yüzey...
Birbirlerine Göre Bir Durumu Olmayan: Birbirlerinden ayrı bulunamayan, birbirlerine göre saptanamayan.
- Örnek: Sayı, zaman, söz...
Nitelik: Nesnelerin nasıl olduklarının ona göre söylendiği terim.
- Benzerlik kabul eder. (Ayırt edici özellik.)
- Daha çokluk veya daha azlığı kabul eder.
- Karşıtlık kabul eder.
Huy ve Yatkınlığa Göre:
Huy: Sahip olunan niteliğin daha kalıcı, uzun süreli olanlarına denir.
- Örnek: Bilgelik, erdemlilik...
Yatkınlık: Sahip olunan niteliğin daha kısa süreli olanlarına yatkınlık denir.
- Örnek: Hasta, sağlıklı...
Olanak ve Olanaksızlığa Göre
Olanaklılık: Bir şeyi daha kolay yapmak açısından doğal bir olanağı olmak.
- Örnek: Güçlülük, katılık...
Olanaksızlık: Bir şeye dayanmamak açısından doğal bir olanaksızlığı olmak.
- Örnek: Zayıflık, yumuşaklık...
Duyulara Göre: Duyularla algılanabilen.
Asıl Nitelik: Duyulara göre, bir duygunun niteliği olan.
- Örnek: Tatlılık, acılık, sıcaklık, soğukluk, aklık, karalık...
Duygulanım: Değişmeye uğrayan, kendileri bir duyudan meydana gelen.
- Örnek: Utanıldığı için kızarmak, korkulduğu için sararmak...
Şekil veya Biçime Göre: Geometrik şekle, doğruluk eğriliğe göre belirlenen.
- Örnek: Üç köşeli olmak, düz olmak, eğri olmak...
Nasıllık: Nitelikten türetilen veya bir başka biçimde onlardan çıkan.
- Örnek: Aklıktan ak, doğruluktan doğru...
Not: Nitelikten bahsedilirken bazı görelilerin de telaffuz edildiği söylenebilir. Aslında bunlar cins olarak alındığında göreliktir, tek tek alındıklarında nitelik oldukları anlaşılıyor. Yine de bir şeyin aynı anda iki farklı kategoride bulunamayacağı söylenemez.
Görelik: Nelikleri başka cisimlerin olmasıyla ya da başka biçimde bir başka nesneye göre söylenen.
- Karşıtlık kabul eder.
- Her biri evriği için söylenir.
- Daha çokluk veya daha azlığı kabul eder.
- Genellikle zamandaş ve birbirlerini yok ederler. Aksi örnek: Duyulabilir olanın duyudan önce var olması ve duyunun yok oluşuyla duyulabilir olanın yok olmaması.
- Daha geniş bir tanımda görelik, ikincil özleri kapsayabilir. Bu, kendileri herhangi bir nesneyle belli bir ilişkide olmalarıyla var oldukları belirlenen nesneye görelik denir, tanımıdır.
- Örnek: Küçük, büyük, huy, yatkınlık, duyum, bilim, durum, iki misli...
Uzam
- Örnek: Lykeion'da, çarşıda...
Zaman
- Örnek: Dün, bıldır...
Durum
- Örnek: Uzanmış, oturuyor...
İyelik
Nitelik
- Örnek: Bilgiye iye olmak, erdeme iye olmak...
Nicelik
- Örnek: Üç dirsek uzunluğa iye olmak...
Bedene Giyilenler
- Örnek: Mantoya iye olmak, pelerine iye olmak...
Bedenin Bir Parçasındakiler
- Örnek: Elde parmağa iye olmak, bedende bir parça olarak ayağa iye olmak.
Bir Kap İçinde Bulunanlar
- Örnek: Çuvalda buğdayın olması, testide şarabın olması...
Mal
- Örnek: Bir eve iye olmak, bir tarlaya iye olmak...
Eş
- Örnek: Adamın bir karısı olması, kadının bir kocası olması...
Etkinlik
- Karşıtlığı kabul eder.
- Çokluk ve azlığı kabul eder.
- Örnek: Isıtmak, soğutmak, acı duymak, haz duymak...
Edilginlik
- Karşıtlığı kabul eder.
- Çokluk ve azlığı kabul eder.
- Örnek: Isınmak, soğumak
Kitapta Bahsedilen Diğer Kavramlar:
Eş adlı: Yalnızca adları ortak, ada göre özünün tanımı başka olan.
- Örnek: Gerçek insan-resmedilmiş insan...
Eş anlamlı: Adları ve ada göre özlerinin tanımı ortak olan.
- Örnek: Kendilerine canlı denmeleri bakımından insan ve öküz...
Türemiş: Hal bakımından değişik olmalarına karşın ada göre adlandırılan.
- Örnek: Dil bilimden dilbilimci, yiğitlikten yiğit...
Bağlantılı
- Örnek: İnsan koşuyor...
Bağlantısız
- Örnek: İnsan, koşuyor...
Taşıyıcı: Niteliklerin veya durumların kendisine ait olduğu şey.
- Bir nesne bir taşıyıcı içinde olabilir veya olmayabilir, aynı nesne aynı anda bir taşıyıcı için söylenebilir veya söylenmeyebilir.
- Yüklenen için söylenen her şey taşıyıcı için de söylenir.
Ayırıcı Özellik: Bir türü kendi cinsi içinde bulunan diğer türlerden ayıran temel özellik.
- Ayrı cinsten olanlarda ve türce birbiri altına dizilmeyenlerde farklı olur, birbiri altında olan cinslerde aynı olabilir.
- Nesneler ondan eş anlamlı olarak adlandırılabilir.
Evrik: Doğası gereği bir karşılığı olmadan var olamayan ve anlam kazanamayan şey.
İlinek: Bir özün varlığına bağlı olarak bulunan, ancak onun özünden kaynaklanmayan ve zorunlu olmayan nitelik.
Devriklik
Görelilik: Kendi başlarına tam devrikleri için söylenir ya da bir başka biçimde onlarla ilgilidir.
- Örnek: Misil-yarım; bilgi, bilinebilir olanın bilgisi-bilinebilir olan, bilgiyle bilinebilir olan
Karşıtlık: Akla ilk gelen manada karşıt, zıt olan.
- Türce veya cinsçe aynı şey konusundadır.
- Ya aynı cins içinde ya karşıt cinslerdedirler ya da kendileri birer cinstirler.
Orta Terimsiz: Kendilerinde bulunması doğal olan ya da onlardan birinin zorunlu olarak bulunması kendilerine yüklenecek biçimde karşıt olanlar.
- Örnek: Sağlık-hastalık, tek-çift...
Orta Terimli: Karşıtlardan birinin bulunması zorunlu olmayanlar.
- Orta terimin halihazırda bir adı yoksa iki karşıtın değillemesiyle elde edilir.
- Örnek: Ak-gri-kara, erdemsiz-ne erdemli ne erdemsiz-erdemli
Not: İyiyle kötünün karşıt olması zorunlu, kötülüğe iyilik de kötülük de karşıt olabilir.
- Örnek: Aşırılık-eksiklik&orta olma...
Yoksunluk ya da İyelik
- Bulunması doğal olan şey hakkında söylenir. Onda olamayacak olan hakkında yoksun veya iye denmez.
İyelik: O nesnede bulunan.
- Örnek: Görme, dişli...
Yoksunluk: O nesnede bulunmayan.
- Örnek: Körlük, dişsiz...
Evetleme ya da Değilleme
- Her zaman birinin doğru, diğerinin yanlış olması zorunludur.
Evetleme: Devrik çiftten biçimce olumlu olan.
- Örnek: Oturuyor, Sokrates'in hasta olması...
Değilleme: Devrik çiftten biçimce olumsuz olan.
- Örnek: Oturmuyor, Sokrates'in hasta olmaması...
Öncelik
Zaman açısından daha çok olan. Kronolojik.
- Örnek: Yaşlı, eski...
Var olması, bir başkasının var olması sonucunu getiren ama evirmeyi kabul etmeyen.
- Örnek: Birin ikiden önce gelmesi...
Bilimler ve konuşmalardaki gibi belli bir sırayı takip eden.
- Örnek: Öğenin geometrik şekilden önce gelmesi, giriş kısmının açıklama kısmından önce gelmesi...
Değeli sayılanın öncelenmesiyle belirlenen.
- Örnek: Ailenin diğer insanlara göre önce gelmesi.
Var olma sıralanışına göre evrik olan nesnelerde varlığının nedeni herhangi bir biçimde ötekinin varlığının nedeni olan.
- Örnek: "İnsanın var olması"ndaki nesnenin, "İnsanın var olması" önermesinden önce gelmesi...
Zamandaş: Oluşları aynı zamanda olanlar.
Var olma sıralanışına göre evrik olanlar.
- Örnek: Misil-yarım...
Aynı cinsten karşılıklı ayrılmış olanlar.
- Örnek: Hayvan: kanatlı-yürüyen-suda yaşayan...
Devinim
- Karşıtı durgunluktur.
Oluş
Yok Oluş
Artma
Azalma
Başkalaşma
Yer Değiştirme